Alt ıslatma sorunu nasıl çözülür?

Çocuklarda alt ıslatmanın birçok hastalığın habercisi olabildiğini biliyor muydunuz?

Her 100 çocuktan 20’sinin ortak sorunu

Alt ıslatma (enürezis) nedir?

İdrar kaçırma, alt ıslatma olarak bilinen enürezis, çocukların gece ya da gündüz, istemsiz olarak idrarını kaçırması, elbiselerini ve yatağını ıslatması olarak tanımlanıyor. Beş yaşından büyük bir çocuğun, doğumsal ya da kazanılmış merkezi sinir sistemine ait bir sorun olmaksızın üç aydan uzun süre, haftada en az iki kez uykuda idrar kaçırması durumunda enürezisin varlığından söz edilebiliyor.

 

Uzmanlar hastalığın “monosemptomatik ve polisemptomatik” olarak ikiye ayrıldığını ifade ederek; çocukta sadece uykuda idrar kaçırma oluyorsa bunun monosemptomatik idrar kaçırma, idrar kaçırmanın yanı sıra, sıkışma, damlatma, sık ya da seyrek idrar yapma ya da idrar tutma manevraları ile kesik kesik işemenin hastalığa eşlik etmesi durumlarında hastalığın polisemtomatik idrar kaçırma olarak tanımlandığını belirtiyor.

 

Alt ıslatma neden olur?

Uzmanlar genetik nedenlerden psikolojik sorunlara, alt ıslatmanın pek çok sebebi bulunabileceği ve bu sebeplerin mutlaka araştırılması gerektiği konusunda uyarıyor:

 

  • Genetik nedenler

Genetik nedenler önemli bir role sahiptir. Eğer ailede enüresis yoksa çocukta enüresis olma ihtimali %15 iken, bir ebeveynde enüresis olması bu ihtimali %44’e her iki ebeveynde olması ise %77’ye çıkarır.

 

  • Mesane ve ilgili sebepler

Mesane idrar yollarının son duraklarından biridir. Mesanede depolanan idrar gerilen mesanenin sinyal göndermesi ile kişiyi tuvalet arayışına sevk eder. Mesane duvarında normalde gevşek olan kas kasılarak idrar boşalımını gerçekleştirir. Özelikle tedaviye dirençli enüresisi olan çocuklarda mesane hacmi küçük olduğu için çabuk dolar. Mesane kası başına buyruk kasılabilir ve mesane tam dolmadan idrar yapma isteği uyandırarak gece birkaç kez idrarını kaçırmasına neden olabilir.

 

  • Uyku ile ilişki

Bu çocukların ailelerinden alınan genel bilgi aslında uykularının çok derin olduğu ve uyandırılmakta zorlandıkları yönünde. Bunu destekleyen araştırma bulguları olmakla birlikte direk bir nedensel ilişki kurulamamış. Yapılan araştırmalar enürezisin daha çok uykunun ilk üçte birlik kısmında daha sık olduğunu gösteriyor olsa da özelikle mesane kapasitesi düşük olduğu için sık idrar giden çocukların gece boyunca altlarına kaçırabildikleri görülmüş.

 

  • Merkezi sinir sisteminin gelişiminde gecikme

Enürezis tanısı alan çocuklarda yapılan araştırmalar sonucunda bu çocuklarda yaşıtlarına göre motor gelişim ya da dil gelişiminin daha geriden geldiği, boy kısalığı ya da kemik yaşının geri olması gibi bulgulara rastlanmıştır. Diğer destekleyen sebeplerden biri ve önemli olanı, bu hastalıkla birlikte yine beynin gelişimsel hastalıklarından biri olan dikkat eksikliği hiperaktivitenin daha sık görülmesi…

 

  • Hormonal etkenler

AVP (Arginin vasopressin antidiüretik hormon) vücudumuzda gece salgılanan ve idrar üretimini azaltan bir hormondur. Bu hormonun çalışmasında bir sorun olduğunda gece idrar üretimi artarak enürezise neden olabilir.

 

  • İlaçlar ve hastalıklar

Çocuğun kullandığı bazı ilaçların yan etkisi olarak, diyabet ya da üriner sistemi etkileyen hastalıkların alt ıslatma sebebi olabileceği akılda tutulmalı; idrar tahlili ve gerekirse ilgili tetkikler mutlaka istenmelidir.

 

 

 

 

“Kardeşi olunca altına yapmaya başladı…”

Enürezis, yeni doğan kardeşe karşı gelişen kimi zaman saldırgan duyguların kimi zaman sevgiyi paylaşmaktan gelen hayal kırıklığının ifadesi olabilir. Bebek olan kardeşine gösterilen sevgiyi o da tıpkı bebek gibi altına kaçırarak elde edebilir. Tabii ki bunu çocuk bilerek ve istemli olarak yapmaz ancak kendince sevilme ihtiyacını ve mutsuzluğunu gösterme yoludur. Çocuk psikiyatrisinde bu bebekleşme davranışlarına “regresyon” yani bebekliğe gerileme adı verilir. Çocuktan gelen bu sinyaller asla görmezden gelinmemelidir.

 

Ailede ölüm, boşanma, taşınma, okulda yaşanan travmalar, hastanede yatma, çocuğun ihmali ya da istismarı çocuğun yaşamında onu sıkıntıya ve korkuya sokabilecek her türlü olay enürezisi ortaya çıkarabilir. Bu durumlarda alt ıslatma aslında yaşanan mutsuzluğun ve kaygının ifade şeklidir.

 

Eğer anne çeşitli nedenlerle (çoğunlukla annenin mutsuzluğu ya da korkuları) çocuğun üstüne aşırı düşüyorsa çocuğun yapması gereken her şeyi anne onun yerine yaparak (gece onunla uyuyor, yemeğini kendi yediriyorsa) çocuğun büyümesine izin vermiyorsa çocuğun bebek olarak kalmaktan başka çaresi olmayacaktır. Bu durumda tüm bebekler gibi o da altını ıslatacaktır. Bu noktada alt ıslatma aslında çocuğun büyümesine engel olan anne çocuk ilişkisinin bir göstergesidir. Çoğunlukla bu anneler tuvalet eğitimi vermekte gecikir ve çocuk uzun süre bezli olarak kalır.

 

Diğer taraftan bazı anneler aşırı titiz, düzenli ve kurallı olabilir. Bu ailelerde olması gerekenler çocuğun ihtiyaçlarına ve gelişimsel düzeyine değil; annenin kafasındaki kurallara ve düzene tabidir. Çocuk annesinin kurallarına uymak zorundadır ve bu ailelerde alt ıslatan çocuk aslında bu düzene direkt olarak değil; belki pasif olarak tepki gösteriyor olabilir.

 

 

 

 

Alt ıslatma tedavisi nasıl olur?

Tedavinin etkin olmasında başta anne olmak üzere, ailenin çocuklarıyla ve tedaviyi yürüten ekiple kurduğu işbirliği önem taşıyor. Ancak tedaviyi tam özümsemeyen ve işbirliğine yatkın olmayan ailelerde bu tedavi başarısız olabiliyor. Anne ve babaların her zaman çocuklarına karşı besledikleri sevgilerini sergilemeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra öncelikle bu sorunu aşmak için almış oldukları tıbbi ve psikolojik desteklerden yararlanmaları önemli. Bunu geçici bir durum olarak görüp bir girişimde bulunmamaları, en olumsuz davranışların başında geliyor.

 

Tedavi başlamadan önce olası organik nedenlerin ayırt edilmesi gerekiyor. Ayrıca tedavi süreci içine çocuğun da etkili bir biçimde katılması, başarısının somutlaştırılması ve başarısını paylaşmasına olanak sağlanması için çocuklardan bir takvim hazırlamaları ve o gün nasıl kalktıklarını “ıslak - kuru” biçiminde yazmaları isteniyor. Okuma yazma bilmeyen çocuklara ise “güneş - şemsiye” gibi resimler çizdiriliyor. Ayrıca çocuğun sıvı alımının düzenlenmesi ve çocuğa gazlı ya da kafeinli içecekler verilmemesi ya da kısıtlanması öneriliyor.

 

Çocuğun yatmadan önce tuvalete çıkmasını sağlamak, gece uyandırmak ve altına yapmadığı zaman ödüllendirmek de enürezis hastalığının önüne geçilmesinde faydalı oluyor. Bazı olgularda bu tedaviye alarm tedavisi de eklenebiliyor. En etkin tedaviyi anne başta olmak üzere, ailenin çocuklarıyla birlikte bu tedavi planını yürüten ekiple kurduğu işbirliği oluşturuyor. Ancak tedaviyi tam özümsemeyen ve işbirliğine yatkın olmayan ailelerde bu tedavi başarısız olabiliyor. Davranış ve alarm tedavilerinde başarı oranı %90’ların üzerine çıkıyor ve yineleme riski azalıyor. Alarm tedavisinin başarısızlığı ya da kullanılamaması halinde Desmopressin tedavisi gibi değişik ilaçların kullanılması gündeme gelebiliyor.

 

 

Çocuklarda tuvalet eğitimi sorunu

 

 

Tuvalet eğitimi nasıl verilmeli?

Tuvalet eğitimine 3 yaştan sonra başlanması enürezis için zemin hazırlayabilir. Çocuk gelişimsel olarak idrar kontrolünü denetleyebilecekken uygun tuvalet alışkanlığının öğretilememesi aslında tuvaletini bezine yapmasının doğru olduğuna dair yanlış bir tutumu destekler. Buna alışan çocuğun daha sonra tuvalet alışkanlığı öğretilirken yerleşmiş bir tutumu değiştirmesi daha güç olacaktır. Diğer taraftan tuvalet eğitimi verilirken korkutmalar ya da ufak kaçakların cezalandırılması, çocuğun bu konuda çok daha duyarlı ve kırılgan olmasına sebep olur. Bu da daha sonradan enürezis aynı zamanda kaka kaçırma (enkompresiz) gelişimine zemin hazırlar.

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön