Domuz gribi korkutmasın

‘Çocuklar stres içeren olaylara sizin rehberliğinizde ve sizden öğrendiği davranışlarla tepki verir. Sakin kalın!’

Domuz gribi korkutmasın

Bu hastalık nedeniyle küçücük yaşta panik ayak yaşayan çocuklar var… Domuz gribi sağlığımızı tehdit etmekle kalmıyor, psikolojilerimizi özellikle de çocuklarımızın psikolojilerini bozuyor. Bunu engelleyebilirsiniz; önerilerimizle!

Hemen her gazetede, televizyonda domuz gribinin nasıl yayıldığı, nasıl tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dair sayısız haber görüyor, izliyoruz. H1N1 virüsünün yarattığı tehlike, tüm aileleri ve çocukları kaygılandırıyor. Tehlikelerle ilgili bilinçlenmek ve önlem alma konusunda bilgilendirilmek birçok kişinin hastalanmasını önleyebilir. Belli düzeyde yaşanan ya da yaratılan endişe, bir bakıma daha etkin önlem almamızı sağlayacaktır. Ama tabii bazı bilgilendirmelerin hedefini aştığı, bireyleri ve aileleri paniğe sürükleyerek, başka sorunların yaşandığına da bugünlerde sıklıkla şahitlik eder olduk.

Çocukların domuz gribi kaygısıyla başa çıkmalarını sağlayabilmek için doğru bilgilendirmenin yapılması çok önemli. Çocuğunuza domuz gribini nasıl anlatacağınızı Pedagog Tolga Erdoğan’a eni konu sorduk.

Hem virüsten korunmalarını sağlayacak hem de kaygı düzeylerini belli bir seviyede tutabilecek bilgilendirmenin nasıl yapılabileceğini de sizler için Psikoloji İstanbul Danışmanlık merkezinden Uzman Psikolog Filiz Kaya’dan öğrendik.

Önlem şart ama panik olmadan
Haklı bir bilgilendirme yapıldığı kesin. Ama yaşanan endişe işlevselliğinin yanında çok sayıda tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Ekim ayının son haftasından itibaren merkezimize gelen başvuruların önemli bir bölümü kaygı sorunlarından oluşuyordu. Rutin olarak yaptığımız ekip toplantısında gördük ki, yaşanan yoğun kaygının en önemli tetikleyicisi, domuz gribi endişesi. Bu endişe çocuklar söz konusu olduğunda daha da yoğun yaşanıyor. Kış ayları malum, çocuklar bu ara çok sık nezle, grip olur. Bu aralar yayınlanan haberlere ve anne-babaların endişe düzeyine bağlı olarak çocuklar yoğun kaygı tepkileri verebiliyor. İlk hapşırmada hemen domuz gribi mi oldum paniğini yaşıyorlar. Geçtiğimiz hafta başvuran çocuklardan biri 12 yaşındaydı ve panik atak nedeniyle hastaneden gönderilmişti. Bir hafta önce çocuğun ateşi yükselmiş ve ailesi onu hastaneye kontrol için götürürken yolda panik atak geçirmişti. ‘Domuz gribi oldum ve öleceğim!’ kaygısı tüm testleri yapıldıktan, ateşi düştükten hatta geçirdiği gribi atlattıktan sonra bile devam ediyordu.

Her çocuğun bu düzeyde panik yaşayabileceğini söylemek yanlış olur. Yaşanan paniğin düzeyini belirleyen birçok faktör var. Sizin anne-baba olarak nasıl bir tepki verdiğiniz en önemli belirleyicilerden biri. Çocuklar stres içeren olaylara sizin rehberliğinizde ve sizden öğrendiği davranışlarla tepki verir. Anlayacağınız siz çok üst düzeyde bir endişe gösteriyor ya da göstermeseniz bile, yoğun bir kaygı taşıyorsanız, çocuğunuzun da ilk tepkisi panik olur.

Gerekli dengeyi sağlayın
Öncelikle çocuklarınızı rahatlatmanız gerekiyor. Gereken önlemlerin alındığını söyleyin. Haberlerin de önlem alınmasını sağlamak için bu kadar yoğunlaştırıldığını belirtin. Hastalığın ciddiyeti ve riskleri konusundaki açıklamaları çocuğunuzun yaşına uygun olarak yapın. Korunmak için alınması gereken önlemleri yine yaşına uygun örneklerle anlatın. Bu bilgilendirmenin dikkatle, çocukların ebeveyni olarak sizin tarafınızdan yapılması, onun yaşayacağı kaygıyı azaltacaktır. Çocukların kendi aralarında yapacakları konuşmalara da dikkat edin. Çünkü sıklıkla en kara senaryolardan birbirlerine bahsederler. Özellikle de küçük yaştaki çocuklar gerçeküstü anlatımları da birbirlerine anlatacakları hikayelere ve sohbete de serpiştireceklerinden, kaygının çok yoğun olarak yaşanmasına neden olabilirler.

Ailelere özel öneriler
Ebeveynlerin çocuklarına anlatırken özel olarak dikkat etmeleri gereken ayrıntıları, deneyimli çocuk psikologu Tolga Erdoğan’a sorduk ve yanıtlarını sizler için bir araya getirdik.

Sakin kalın ve çocuğunuzun güvende hissetmesini sağlayın.
Çocuğunuz sizin tepkilerinize göre tepki verecektir. Hem sözel hem de bedensel mesajlarınızı izleyecek ve sizin tepkilerinize göre davranacaktır. Grip konusunda sizin verdiğiniz tepkiler ve yaptıklarınız onların duyduğu kaygıyı azaltacak ya da yoğunlaştıracaktır. Ona sizin, çocuğunuzun ve ailenizin sağlığının iyi olduğunu söyleyin. Sizin ve okulundaki diğer büyüklerin de çocukların sağlığını korumak için gereken önlemleri aldığınızı ona sıklıkla hatırlatın. Çocuğunuzun duyduğu haberler konusunda nasıl hissettiğini konuşmasını sağlayın. Böylelikle gerçek dışı ve yoğun kaygıların oluşmasını önleyebilirsiniz.

Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın.
Endişelerini sizinle paylaşabilmesi ve aklında beliren tüm soruları sorabilmesi çok önemli. Özellikle okula giden çocukların sürekli olarak kendi aralarında domuz gribinden bahsettiğini iyi biliyoruz. Diğer çocuklardan neler duyduğunu öğrenmeye ve böylelikle yanlış bilgileri düzeltmeye çalışın. Onları çok sevdiğinizi ve korumak için hep yanında olduğunuzu bilmelerini sağlayın.

Gündelik hayat düzeni oluşturun.
Rutin, hem çocuklar hem de yetişkinler için rahatlatıcı ve güven vericidir. Günlük bir rutin oluşturun ve oluşturduğunuz takvime sadık kalın. Böylelikle çocuğunuzun daha fazla güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz. Okulların sıklıkla tatil edilebildiği bu dönemde, çocuklarda hızla okul fobisi oluşmaya başladı. Okula düzenli gitmeleri ve üstlerine düşen tüm görevleri yapmalarını sağlayacak bir takvimlerinin olması ve sizin de bu takvime sadık kaldığınızı görmeleri son derece önemli. Kaygı düzeyi yüksek olan ebeveynler sıklıkla çocuklarını haftada bir-iki gün okula göndermemeyi tercih ediyor. Bu durum da çocukların tehlike algısını güçlendiriyor ve yoğun kaygı yaşamalarına neden olabiliyor.

Okulla görüşün.
Çocuğunuzun okulu ve öğretmenleriyle görüşerek hem kendiniz daha rahat hissedebilir, hem de eğitmenlerin çocuğunuzu güvende hissettirmelerini sağlayabilirsiniz. Kaygı düzeyi yüksek olan eğitmenler, gereken önlemlerin abartılı alınmasına ya da gözden kaçırılmasına neden olabilir. Okul içinde bu konunun bir yetişkin gözetiminde konuşulması da çocukların kendi aralarında yanlış olabilecek bilgileri paylaşmasını önemli düzeyde azaltabilir. Dürüst olun ve güven verin. Doğru bilgilendirmenin yapılmadığı durumlarda, çocuklar boşlukları doldurmak için yaşlarına göre hayal güçlerini devreye sokar ve boşluklara verdikleri yanıtlar sıklıkla gerçeklikten çok uzaktadır.


Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    23 Ocak 2016 Cumartesi 19:07

    Offffffffff ya korkmaya başladım

    Cevapla

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24182

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1893

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1676

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9740

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 971

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön