Mentorum erkekler!

Mentorum erkekler!

Nasıl güzel bir yağmur var dışarıda. Güzelliği, bu sıcakta serinletiyor olmasının yanında ip gibi incecik yağmasında. Papatya çayı demledim kendime, biraz kuruyemiş yanına. Biraz sakinleşirim belki diye düşündüm. Bir haftadır dertliyim; derdim kendimle. Hayatım boyunca hiç bu kadar içime dönmemiştim. Bu kadar çok kendimi yargılayınca kantarın topuzu da kaçmadı değil. En çok kızdığım şeylerin başında zamana yaptığım haksızlık geldi. Listenin en tepesinde bu var.

 

Bebek sahibi olmadan önce o kadar çok kişiyi ve şeyi kafama takmışım ki. Hayat tabi şimdi bunu ödetiyor. Başımı kaşıyacak, bir kişiyle ilgili düşünecek vaktim kalmıyor. Düşünüyorum elbet de on saniye falan sürüyor. Oydu buydu derken Uras’ın çığlığıyla, gülüşüyle artık neyse olayı onunla ana dönüyorum. Ne yazık etmişim ya onca zamana. O bana bunu neden dedi; bu neden arkamdan konuşuyor; ben şimdi neden suçluyum diye diye kıymetli vaktimi harcamışım.

 

Bir arada olsun herkes diye, ayrı ayrı arkadaş ya da akraba gruplarını toplayıp durdum. Yok, kahvaltılar yok yemekler… Güldük, eğlendik bitti; karşı taraftan hiç benzer bir çaba gelmedi. Ben de pes edeli çok oldu tabi. Anladım ki ilişki denen şey tek başına bir çabayla ilerlemiyor hiçbir türlüsü. Geç anladım sanırım ya da anlamıştım da birleştiriciliği seçmiştim. Ben sevmenin de ötesinde bir arada olsun insanlar diye uğraşırken arkamdan nasıl konuşulduğunu duydukça ahh vahh ediyorum. Tabi yine harcanan zamana… Şimdilerde nasıl güzel dönüştüm, evrildim. Hiç umursamıyorum bu tür şeyleri artık. Anladım ki olacaksa kendiliğinden oluyor zaten; benim çabama bağlı değil.

 

Sonra her kusuru kendimde buldum bu ara. Bir tartışma mesela; ben izin verdim diyorum. Bir söz duyunca ortamı ben sağladım ona… Ama dedim bir dakika! Kendimle konuştum; abarttın ama bu hesaplaşmada. Gel şöyle bi’ sakinleş dedim. Onun ardından geldi işte papatya çayı. İçtikçe karar aldım; karar aldıkça içtim. Baktım fincanın dibine geldim. Hatırlattım kendime geçmiş zamanlarda yaptığım haksızlıkları. Konforlu oturmak varken başıma iş aradığım günleri. Sonra gel bu güne dedim. Bu ne hal? Oturup çay içmek, kuaföre gitmek neden dert?

 

Utana sıkıla baktım aynada gözlerime, lavaboya kalkınca. Hep arkaya attığım için kendimi. Önce o; önce bu; önce şu… Hayır! İyi ya da kötü; olumlu veya değil; birilerinin hoşuna gider ya da gitmez bundan sonra önce ben…

 

Bu konuda hayatıma girmiş, kıyısından kenarından bulaşmış hiçbir kadını örnek almayacağım. Kadınlarla bu konuda arama mesafe koyuyorum. Bu konuda mentorum erkekler...

 

Benim gördüğüm kadarıyla gayet kendileri en ön sırada ve çok da iyi aslında. Bakıyorum Serkan’a mesela hiç berberi aksamıyor. Uzun uzun duşlar alabiliyor, akşamları arkadaşlarıyla çıkıyor. Telefonda rahat konuşabiliyor. Çocuk ikimizin; ben bu kadar rahat neden değilim?

 

Sorunun cevabı yine bende; sebep benim. Böyle durumlarda bana göre plan yapılmasını sağlayamadım. Hep Serkan’ın planlarına göre esnettim kendimi. Sonuç; hiç de hoş değil. Uras’la en çok vakit geçiren kişi olarak bundan böyle önce ben geleceğim. Bu benim ruhsal sağlığım için gerekli dolayısıyla Uras için de.

 

Aldığım kararların başında bu var. Plan benden sorulacak, benim spor saatim; kahve keyfim; alışverişim; yarım saat uzanışım vs. olacak.

 

Dört duvar içinde uygulayacağım karar bu. Bir de kalemizin yani evimizin dışındakiler var. Onlar için de çok eleyici olma vakti artık. Kimsenin yakınlık derecesi ile ilgilenmeden olumlu enerji kesintisi olduğunda geride bırakmak en iyi yol.

 

Hayır illa sonunda mı anlasaydım, teneşirde yatarken mesela. Tüm yönleriyle sahip çıkıyorum artık hayatıma. Bir de kendine ne yüklendin tüm hafta Bengü ya! Bırak artık herkese gösterdiğin şefkatten kendine de göster de bayram kıyağı olsun bu da. Şimdi aynada gözlerimin taa içine bakabilirim mesela. Dünya için küçük bir birey olabilir ama kendi çekirdek ailem için kocaman bir işim var burada. Birey yetiştirmenin büyük sorumluluğu omuzlarımda... Önce ben; ki o yavru da iyi olsun. Beni iyi yapacak tüm iyi şeyler başıma gelsin, kişiler toplansın gelsin o zaman. Boşa harcanan zaman için pişmanlığı da serbest bıraktım. Belli ki öğrenemezmişim şu andaki şeyleri onlar olmasa.

 

Tüm hafta kabuslar gördüm bu yüklenme yüzünden galiba. Şimdi rahat uyuyabilirim galiba…

 

 

Bengü Kantekin Günal

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 111

  • Hadım yönetmeliği nedir?
    Hadım yönetmeliği nedir?

    Süresi : 48:55 İzlenme : 55

  • Bedene göre kot pantolon nasıl seçilir?
    Bedene göre kot pantolon nasıl seçilir?

    Süresi : 01:11 İzlenme : 221

  • Hangi kan grubu hangi kan grubuna kan verebilir?
    Hangi kan grubu hangi kan grubuna kan...

    Süresi : 01:58 İzlenme : 394

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 244

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön