Yaratıcılığı ile fark yaratan bir fotoğrafçı; Efe Babacan…

Farklı deneyimlerini yaratıcılığıyla birleştiren Efe Babacan'ın kadrajından çıkan birbirinden güzel düğün fotoğrafları...

Yaratıcılığı ile fark yaratan bir fotoğrafçı; Efe Babacan…

“Düğünler ve düşler… Geriye kalansa; muhteşem kareler!”


Birçoğumuz düğün koşuşturmasında gelinlik, damatlık, şeker, davetiye, mekân derken aslında düğünümüzün en önemli detayına; “fotoğraf çekimine”  gereken özeni göstermiyoruz… O caanım düğün gecenizden geriye; tüm canlılığı, neşesi, enerjisi ve mutluluğu ile ne kalacak dersiniz; tabii ki “muhteşem düğün fotoğraflarınız…”

 

Ben böyle espirili, içten, yaratıcı, işine tutkuyla bağlı, enerjik bir fotoğraf sanatçısı ile daha önce tanışmadım dersem abartmamış olurum… Hayatınızın en özel gecesinde kendinizi rahatlıkla teslim edebileceğiniz bir yetenek Efe Babacan…

 

“İyi fotoğrafçı bir olaya her yönüyle, farklı açılardan bakabilendir”

 

Efe, dünyanın dört bir yanında düğün fotoğrafçılığı yapmış ve sektörde birçok ilklere imza atmış. Nedir diye sorunca aldığım yanıtlar hayli şaşırtıcı çıktı; Başından geçen ilginç düğün hikayelerinden stand up show yapmış, bu show'un ilgi görmesi üzerine TV kanallarında canlı yayınlara çıkmış. Bu programlarda yapımcılar tarafından dikkat çekmiş, oyunculuğa da başlamış. Issız adam filminde küçük bir rol kapmış ama küçük roller onu kesmemiş, çok kısa bir süre sonra Recep İvedik'in kuzenini oynayarak çıtayı yükseltmiş, sayısız reklam filminde oynamış ama asla fotoğraftan kopmamış. Dayanamamış, “Colorfool Bride” adında gelin dergisini çıkarmış. Dergi o kadar eğlenceli olmuş ki, 3 kupona damat veriyoruz gibi şaşırtıcı sürprizler yapmış…

 

Fotoğraf hizmeti dışında, video hizmetlerine de el atmış. Uzun düğün videolarından sıkılmış, sinema sektöründen arkadaşlarını toplayarak, onların sinema gözüyle düğün videolarını kısa film, videoclip tadında kurgulamış, çok güzel tepkiler almış. En güzeli, meslektaşlarına her zaman saygılı olmuş, onları rakip görmek yerine, onlarla tanışmış, yazdığı fotoğraf dergilerinde onları tanıtan röportajlar yapmış. Genç yetenekleri yolcu gemilerine fotoğrafçı olarak yollamış. Gene yerinde duramamış, İngilizce, Almanca ve Fransızca öğrenmiş, Almanya ve Amerika'da amatör kümede futbol oynamış, Paris'te tur rehberliği yapmış, daha ne diyeyim, hayatını doya doya yaşamış, renklendirmiş, geliştirmiş…

 

İşte Efe Babacan’ın profesyonel fotoğrafçılığa giden öyküsü…


Fotoğrafa olan ilgin nasıl başladı? Neden düğün fotoğrafçılığını tercih ettin?

Düğünlere her zaman ilgim vardı, davetli veya davetsiz düğünlere gider ve insanları gözlemlerdim. Ankara’dan ayrılıp, dünyayı keşfetmek, macera peşinden koşmak ve hoşlandığım bir işi yapmak istiyordum. Tüm bu kriterler birleşince, yolcu gemilerinde dünyayı dolaşıp, fotoğraf çekmeye karar verdim. Dünyayı gezdikten sonra Las Vegas’a yerleşince bu işin büyük bir sektör olduğunu fark ettim ve kurumsal davet, portre, ürün fotoğrafçılığını ikinci planda tutarak düğünler üzerinde yoğunlaştım. İnsanların en mutlu gününü paylaşmak, düğünlere olan ilgimi arttırdı. Fotoğrafçılık yapmadan önce garsonluk, inşaat işçiliğinden tutun da bebek bakıcılığına kadar 24 farklı işte çalıştım. Farklı yerlerde bulunup, farklı işler yapmak iletişim ve gözlem gücümü arttırdı. Bu artılarımla iyi bir düğün fotoğrafçısı olabileceğimi düşündüm ve sanıyorum oldum.

 

Düğün çekimlerinde hangi detaylar önemli?

İnsan psikolojisinden tutun da hava durumuna kadar her şeye dikkat ediyorum.  İyi bir düğün fotoğrafı için doğru ışık, doğru kadraj, iyi zamanlama, güzel kompozisyon, ön fon arka fon uyumu, ilginç veya yaratıcı kurgu, duyguların güzel bir şekilde aktarımı ve ayrıntılara dikkat gerekir. Bunların hepsinin olduğu bir kare düşünün ama fermuarını açık unutmuş veya papyonu yana kaymış bir damat, saçı ve makyajı bozulmuş, dişlerinin üstünde ufacık da olsa maydanoz olan bir gelinle fotoğrafın güzelliği kaybolur. Bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir savaş kaybedilebilir. Konfüçyüs de "Şeytan detayda gizlidir" demiş. Felsefe ve ayrıntı yoksa başarı da yoktur. Benim bir gözüm vizörden kadraja bakarken, diğer gözüm kadrajın dışındakilere bakar. İyi fotoğrafçının 2 gözü de açık olmalıdır, her şeyi görmeli, hatta görünmeyeni görmelidir. Genelde fotoğrafçılar fotoğraf çekerken, bir göz vizörden kadraja bakar diğer göz ise kapalıdır.

 

Çiftlerin hemen hepsinin olmazsa olmaz talebi nedir?

Bana gelen damat ve gelin adayları genelde her konuda bana teslim oluyorlar, güveniyorlar. Genel istekler klasik pozlama yapılmaması ve değişik mekânlara gidilmesi yönünde…

 

Çekim başlamadan önce çiftleri nasıl havaya sokuyorsun?

Ben doğaçlama taraftarıyım. Fazla konuşmaya ve bilgilendirmeye gerek görmüyorum. Fotoğraf çekimi aslında çok kolay ve eğlenceli bir iş! Fotoğraf çektiren çiftlerin özgüvene ihtiyacı vardır, eğer özgüven duyguları eksikse, ben onları motive ederek, doğru zamanlamalarla doğru kurguları vererek çekimi çok verimli hale getirebilirim. Bence oyuncunun performansı yönetmene bağlıdır. Gelin ve damat  aktör ve aktris ise, biz de yönetmeniz yani… Ortaya çıkan çekim de aşk filmidir, tabi şunu da belirtmeliyim ki; vasat bir fotoğrafçıdan korku filmi de çıkabilir…

 

Peki stüdyo çekimleri tamamen kalktı mı? Yoksa halen tercih ediliyor mu?

Doğru, stüdyo çekimleri neredeyse tarihe karıştı. Tarihi dokuların olduğu yerleri, tren garları, deniz kenarları, parkları, ara sokakları, lüks otelleri tercih ediyoruz. Benim tercihim tabi ki doğal alanlar… Bembeyaz kumsallar, masmavi gökyüzü, ayçiçeği tarlaları, tarihi köprüler, rengârenk çiçekler…

 

Bu kadar düğün çekiminden aklında kalan, unutamadığın anılar…?

Alaska’da buzullarda donma tehlikesi yaşayarak bir düğün çekimi gerçekleştirdim. Düğünden kaçan gelin gördüm. Bir latin çetesinin düğününü, oyuncak ayıya gerçek bir canlı gibi davranan insanların oyuncak ayısının fotoğraflarını, fırtınada batan ve gemi  mürettabatı tarafından kurtarılan 4 balıkçının fotoğraflarını çektim. En son başıma gelen ilginç bir olay ise şöyle gerçekleşti; 3 ay önce kuaföre gittiğimde gelin yoktu, teli cevap vermiyordu, damadı aradım ve bana düğünün iptal olduğunu söyledi. 3 ay sonra aynı damat beni aradı ve sonbaharda düğünün olacağını ama başkasıyla evleneceğini ve fotoğrafları benim çekmemi istediğini söyledi… Hayat diyorum!

 

Efe’nin gözünden mesleğinin artıları;

 

1- Öğlene kadar uyuyabilirsiniz, çekim yoksa istediğiniz zaman çalışırsınız. Sabah 9, akşam 5 hayatınız olmaz. Arkadaşlarınız ofiste sevmediği işi yapar ve patronundan azar yerken, siz Bebek’de yürüyüş yapabilirsiniz. 

2- Arada seyahat etme şansı var, yazın Çeşme'de, eylül ayında da bodrumda düğünler olur, şansınız varsa arada yurtdışına da gidebilirsiniz. 

3- Çalışırken herkes sizi dinler, saygı gösterir ve size gülümser. 

4- Müşterileriniz evlenmek üzere olan çiftler olduğu için, hep pozitif ve sempatik olurlar. İyi ki boşanma avukatı değilim.

 

Mesleğin eksileri;


1- “Wedding photographer” denilince bir karizması vardır ama düğün fotoğrafçısı denilince karizma bir anda sarsılabilir.

2- Şimdi hayat çok güzel ama 40 yaşından sonra düğün mü çekeceksiniz? Ayrıca emekli maaşınız da olmayacak!

3- Gecenin ilerleyen saatlerinde alkol sınırlarını aşmış yüzlerce davetli arasında, sıcacık ve konforlu evinizden uzakta tanımadığınız kişiler arasında, onların arada size çarparak ve tüm bu çarpışmalar arasında kan ter içinde fotoğraf çekmeye çalışmak gerçekten eğlenceli mi? Mekândaki tek ayık kişi sizsiniz, ayrıca 14 saattir fotoğraf çekiyorsunuz ve insanlar üstünüze içki döküyor… Benden söylemesi; eğer “Hayır ben bunları kaldıramam” diyorsanız, bu işe başlamayın derim.

4- Son olarak tanımadığınız insanlar bile size Canon mu daha iyi Nikon mu daha iyi gibi garip sorular sorar. Bu soru benim favorilerimdendir.

 

Seni en çok yoran düğün çekimin desem?

En zor düğün fotoğraflarını New Mexico'da bir Navaho Kızılderili ailesinin düğün fotoğraflarını çekerken yaşadım çünkü çektiğim ilk büyük prodüksiyon düğündü. Bir nevi ilk defa milli olmanın heyecanını yaşıyordum. O ilk heyecanı atlattıktan sonrakilerin gerisi hepsi kolaydı. Bir profesyonel olarak düğünden kaçan gelin, bayılan damadın dedesi, papazla kavga edip, kilisedeki merasimden atılmam, unutulan yüzükler, Hint düğününde başlık parası yüzünden çıkan kavga, Karadeniz düğününde havaya ateş edenler, havuza düşen alkollü davetliler beni heyecanlandırmadı bile, çünkü her şeye hazırlıklısınız...

 

Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24182

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1893

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1676

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9740

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 971

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön