Hadi biraz ye, sıfır beden! Vitrinlerdeki cansız manken görüntüsüne son

Cansız bir vitrin mankeni düşünün; vücut ayrıntıları, kıvrımları göz önünde değildir, bu durumda dikkatimiz nereye kayar? Tabii ki giysiye!

Hadi biraz ye, sıfır beden! Vitrinlerdeki cansız manken görüntüsüne son

Önde gelen tasarımcılar ve moda dergisi editörleri, uzun bir sürecin ardından modanın da yeni bir döneme girdiğini düşünüyorlar. Sıfır beden olmak için çekilen onca eziyetten sonra kadınsı, yuvarlak hatlar muhteşem bir dönüş yaşıyor. 

 

J Paul Gaultier’nin Paris defilesinde The Gossip grubunun solisti Beth Ditto’yu podyuma çıkarmasının iki önemli nedeni vardı; daha önce Madonna ile yaptığı gibi ünlü bir isim aracılığıyla medyanın ilgisini çekmek ve yuvarlak hatlara dönüşün altını çizmek! Paris, Milano ve New York moda haftalarıyla birlikte, bir tasarımcı için podyum büyük önem kazanır. Tüm uluslararası moda basını oradadır ve koleksiyonlarla ilgili yazdıkları da satışları etkiler. Milyon dolarlık moda endüstrisinde yanlış tek bir adıma dahi yer yoktur, haliyle bu durum tasarımcı ve markaya çok büyük bir baskı yapar. Podyumda yürüyen modellerin çoğu 32 beden…

 

32 beden kabaca, bizim sıklıkla telaffuz ettiğimiz sıfır bedene denk geliyor. Bu da demek oluyor ki, bir modelin boyu 1.77 ve 1. 80 metre arasında, göğüs, bel ve kalça çevresi ise 84-61-86 cm olursa idealdir! Bel çevresi 68 cm’den darsa, bu kilonun da az olması gerektiğine işaret eder. Bu cümleyi bir kez daha okuyun! Kısaca; zayıflık sınırı ve catwalk’da talep edilen ideal beden ölçüsü arasında 7 cm’lik bir fark var. Yedi! Peki, tasarımcılar kıyafetlerini neden bu denli zayıf modellere giydirmek istiyorlar? Bu doğru bir karar mı?

 

Evet, modaya biraz önce özetlediğimiz perspektiften bakarsak son derece doğru! Neyin güzel durup durmadığı doğal olarak sosyal normlara endeksleniyor çünkü. Eh ultra zayıf modellerde de giysiler çok daha güzel duruyor… 

 

Cansız bir vitrin mankeni düşünün; vücut ayrıntıları, kıvrımları göz önünde değildir, bu durumda dikkatimiz nereye kayar? Tabii ki üzerine geçirilen giysiye! Tasarımcılar da işte bunu yakalamak istiyor, dergiler de estetik mükemmellik görmek istiyor. 

 

Defilesinin açılış ve kapanışını Beth Ditto’ya yaptıran Jean Paul Gaultier yuvarlak hatlara kucak açan tek tasarımcı değildi! Zac Posen de şovunda standart model kilosunun üzerindeki Chrystal Renn ve farklı kilolarda birçok modele yer verdi. Balenciaga hamile model Miranda Kerr’i kullandı, Tom Ford yuvarlak hatlı stil ikonları Beyoncé ve Julianne Moore’u tercih etti. Hafif kilolu fakat formda olan kadınsı hatlarıyla Doutzen Kroes, ultra zayıf olup da sıfır bedene dâhil olmayacak kadar iri göğüslere sahip model Lara Stone da Prada defilesinde boy gösterdi.

 

Bunun yanı sıra önde gelen moda dergileri de bir anda kadınsı yuvarlak ve dolgun hatları alkışlar oldu. İçlerinde bu amaçla özel sayılar hazırlayanlar dahi vardı. Yuvarlak hatlı kadınların fotoğraflarının yer aldığı W Dergisi’nin ‘beden ölçüsü sayısı’ ise uzun süre konuşuldu. Bu gidişle yuvarlak hatlar ve kıvrımlar büyük bir sektöre dönüşecek gibi gözüküyor.

 

 

Ulaşılamaz ideal

 

Peki, bu değişim model endüstrisini nasıl etkileyecek? Doutzen Kroes’in de kayıtlı olduğu Paparazzi Model Ajansı’nın sahibi Sarah Keller; ‘pratikte hiçbir şeyin değişmediğini’ iddia ediyor ve ekliyor; ‘Ne zaman uluslararası bir moda şovuna 94 cm. kalça genişliğine sahip bir model sunsam, hemen bir e-mail ya da cep telefonu mesajıyla, modelin bir iki kilo daha vermesi için beklememiz gerektiği yönünde cevap alıyorum.” Geçmişte podyum modelliği için standart beden ölçüsü 36’yken, şimdilerde 32 beden, maksimum olarak da 34 beden aranıyor. Bu durumda doğal bir soru ile karşı karşıya kalıyoruz; model sıfır beden mi değil mi?

 

Eğer değilse işi alamıyor! Model Management’in sahibi Wilma Wakker; ‘90’lı yıllardan farklı olarak, modellerde iki ayrı beden ölçüsü mü aranmalı?’ sorusunu dile getiriyor ve devam ediyor; “Bu cevaplaması zor bir soru! Çok sayıda Doğu Avrupalı genç model var. Onların ince bedenleri ister istemez standartları da etkiliyor. Bu genç kızlar 13, 14 yaşlarında çalışmak üzere ülkelerinden koparılıp, moda başkentlerine gönderiliyorlar. Vücutları daha tam olarak gelişmediği ve ülkelerindeki zorlu yaşam standartları eşliğinde yetiştikleri için Batılı modellerden çok daha zayıflar.

 

Modelliği ise büyük bir şans olarak görüyorlar.” Bu şu anlama da geliyor; 18 yaşına geldiğinde kadınsı vücut hatları oturmaya başlayan modeller doğal gelişimini henüz tamamlamamış incecik modellerle rekabet etmek zorundalar! 18 yaşındaki ister istemez; 14 yaşındaki meslektaşıyla kıyaslanıyor. 14 yaşındaki için durum daha da vahim… Vücudu oturmaya yüz tuttuğunda, geleceğe müthiş bir güvensizlikle, hatta korkuyla bakıyor. Zira vücudunun alacağı şekle göre şekillenecek olan üç, en fazla dört yıllık kariyeri standartlara uymamaya başladığında eve geri postalanma riski çok büyük. 

 

Peki, 90’lı yıllardaki ideal vücut ölçüleri nasıl oldu da değişti? O zamanlar hiç kimse Naomi Campbell ya da Christy Turlington (İkisi de 36 bedendi) şişman diye şikâyet etmiyordu. Sarah Keller; “Modeller her daim zayıftı fakat 90’lı yıllarla bugün arasında fark var. Ben de 1994 yılına kadar modellik yaptım, tek dikkat etmeniz gereken formda kalmaktı. O zamanın Naomi Campbel ve Claudia Schiffer gibi topmodelleri bugünkü modeller kadar zayıf değildi. Dikkat çekiyorlar ve rol yapıyorlardı. Bakar bakmaz insanı büyüleyen bir güzellikleri vardı ve farklı kişilikleriyle adeta rock yıldızı statüsüne ulaştılar. Bu duruş taşıdıkları tasarımlara da yansıyor ve satışı pompalıyordu.” Bu farka Wilma Wakker da dikkati çekiyor ve ilginç bir yorumda bulunuyor; “90’lı yılların topmodellerini bugünkülerin yanına koysanız, yarısının ağır bir diyet uygulaması gerekir.” “90’lı yılların topmodellerini bugünkilerin yanına koysanız, yarısının ağır bir diyet uygulaması gerekir.”

 

Sutyendeki ağırlıklar

 

32 beden ne yazık ki işin püf noktasına dönüşmüş durumda! Dolayısıyla ajansların yapması gereken; modellerini olabildiğince iyi yönlendirmek… Evet; ajanslar modellerine kilo verirken diyetisyen ya da özel spor eğitmeni temin ediyorlar belki ama bir pitbull gibi tetikte sundukları sağlıklı yaşam tarzını sürdürmelerini izliyorlar. Bu onlar için de avantaj çünkü iyi yönlendirilen bir model uzun süre çalışabiliyor. Sarah Keller, başlangıçta hiçbir modelini tek başına bir defileye ya da çekime göndermiyor, hatta modellerini annelerinden daha iyi tanıdığının altını çiziyordu.

 

Keller bize bulimia yaşadığından şüphelendiği bir model örneği veriyor; ‘Önce reddetti, ben de ailesini bilgilendirdim. Ardından da doktordan yeme bozukluğu yaşayıp yaşamadığına dair bir belge getirmesini istedim. Ancak o zaman bizimle çalışmaya devam edebileceğini söyledim. Doktor raporu gelmedi ve kendi isteğiyle ajanstan ayrıldı. Bu gibi durumlarda iyi yönlendirme de yeterli değil, kesin kurallar koymak da gerekiyor.” 

 

De Pasarela Cibeles, Madrid Moda Haftası kapsamında 18 yaşından büyük modellerle çalışıyor ve vücut yağ oranı aşırı düşük olanları reddediyor. (Hemen belirtelim ki, vücut yağ oranında 18.5, sağlıklı olmak için minimum değer) Madrid Moda Haftası Direktörü Cuca Solana bu kuralın işe yaradığını vurguluyor. Her moda haftası sürecinde, en az iki model çok zayıf oldukları gerekçesiylegönderiliyor. “Madrid’de gittikçe daha da sağlıksız ve aşırı zayıf genç kızlar görüyorum. Üç sezon önce bir modeli geri çevirdik. Daha iyi beslenmeye ve düzenli spor yapmaya karar verdi. İki hafta önce de yeniden doğmuş gibi tekrar podyuma çıktı.

 

Hemen 12 tasarımcı tarafından kendisine iş verildi. Bu uygulamanın diğer şehirlerde de olmasını hayal ediyorum ve podyumda yürüyen iskeletlerin son bulmasını istiyorum” diyor Cuca Solana. Gelin görün ki; Madrid Moda Haftası’nın bu kuralı daha başka sorunlara da neden oluyor. Moda basınının da doğruladığı üzere çok zayıf oldukları için reddedilmekten korkan modeller bu kez hile yapmaya başlıyorlar. Biraz daha kilolu gözükmek için sutyenlerine koydukları ağırlıklar, iç çamaşırlarına sakladıkları bozuk paralarla kontrolleri sabote ediyorlar. Cuca Solano buna sert bir şekilde karşı çıkıyor; “Kontrol sırasında bir beslenme uzmanı ve doktor hazır bulunuyor ve kızlar tartıya neredeyse çıplak çıkıyorlar. Hile yapmaları neredeyse imkânsız!” Eh bu da bir başlangıç sayılır! Moda dünyasının en etkili isimlerinden Anna Wintour da aynı görüşte olmalı ki geçen yıl CDFA’nin (Amerika Tasarımcılar Konseyi) ‘sıfır beden ve çok genç modeller karşıtı’ bir panelinde, yanında Sarah Keller ve Doutzen Kroes ile birlikte bir konuşma yaptı.

 

Karakterin gücü keşfediliyor Katı kurallar; farkındalık adına iyileştiriliyor… Ancak akıllara şu soru da takılıyor; 36 beden tekrar 32 beden olur mu? Evet! Aşırı zayıflık, uzun süre catwalk trend’i olarak kalamaz. En başta söz konusu aşırı zayıflık yeterli beslenmemekle ilişkilendiriliyor. Son yıllarda; yeterli ve iyi beslenmediği için hayatını kaybeden modellere tanıklık ettik. Bu tamamen moda endüstrisinin suçu değil elbette, sonuçta anoreksia psikolojik bir rahatsızlık. Ancak sıfır beden olma yönündeki baskının da bu rahatsızlığı tetikleyebileceği bir gerçek. Moda sürekli değişiyor. Bu organik bir süreç ve doğal olarak beden ölçülerini de etkiliyor.

 

Trend Avcısı Adjiedj Bakas da yakın bir gelecekte modellerin daha dolgun vücut hatlarına sahip olacaklarını düşünüyor ve ekliyor; “Şu anda dünya genelinde kadınların yüzde 50’si, 40 beden ya da üzeri… Bu grup gittikçe de büyüyor. Henüz okul süreçlerini yaşayan aşırı zayıf genç kızlar da, gün gelecek daha dolgun vücut hatlarına sahip olacaklar.” 

 

Artık defilelerde tasarımları karizması ve güçlü bir kişiliği olan modeller tanıtacak… Bu şu an için gayet komik bir düşünce ve 90’lı yıllardan çalınmış da değil. Stella McCartney; “Vücudunu iyi tanıyan, kendisine neyin yakışıp neyin yakışmadığını iyi bilen kadınının kişiliği de ortaya çıkar ve kendine güveniyle dikkat çeker. Bu markayı da öne taşır” diyor. McCartney modellerin podyumda gülerek yürümelerini istiyor, Sonia Rykiel ise modellerinin podyumu bir tür parti ortamına dönüştürmelerini. Özgür bir hava yaratmak adına modeller çıplak ayakla dahi yürüyorlar. Bu küçük ayrıntı bile kamuoyunda yeniden nefes almak gibi algılanıyor.

Peki, yuvarlak hatların geleceği ne olacak? Beyoncé kalçalarıyla, Christina Hendricks kocaman sallanan göğüsleriyle, Beth Ditto o toplu vücuduyla akıma öncülük mü ediyorlar? Evet, bu kadınların moda ikonu olarak gösterilmesi çok büyük bir adım. Onlar yuvarlak hatların öncüleri olarak kucaklandıkça, podyumda da daha insani beden ölçülerinin yer alabileceğine dair ümit var.

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24324

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1986

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1717

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9808

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 995

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön