Dolgun hatların zaferi

Değişmeye çalışmaktan vazgeçmek, kendinizi kabul etmek ya da yıllar içinde, özellikle hamilelikte kilo aldıkça vücudumuzun yeni halini kabullenmek… Gerçek meydan okuma işte bu!

Dolgun hatların zaferi

Kavisli kalçalar, iri ve diri göğüsler, yumuşak ve seksi bir karın... Güzellik ve bakım tavsiyelerimizle, kadınlığınızın ‘sıcak’ noktalarını keşfedin!

 

Yüzlerinde, kendilerini kısıtlamamanın getirdiği rahatlığı ve mutlu gülümsemeyi görebilirsiniz. Diyet programlarını şiddetle reddedenlerin, her şeye rağmen formda olan vücutları ve keyifli hallerinden söz ediyoruz. Yuvarlak hatlı kadınlar; dergileri, afişleri ve televizyon ekranlarını ele geçirdiler. Şu günlerde, yıllar yılı büyük prim yapan zayıflık çılgınlığının sekteye uğradığına, güzellik tanımının ise tamamen değiştiğine tanıklık ediyoruz. Amerika’da dahi kilolu modellerin podyuma süzüldüğü, ekrana fazlasıyla yakıştırıldığı yepyeni bir akım bu… Birkaç ay önce, Mad Men dizisinin kadın kahramanı, erkeklerin rüyalarını süsleyen Christina Hendricks, New York Dergisi’nin kapağını süslemişti. Manken Crystal Renn ise hemen hemen aynı günlerde Hungry adını verdiği kitabında, anoreksiya hastalığı ile mücadele eden bir kadınken, nasıl ‘neşeli bir 44 beden’ haline dönüştüğünü anlatıyordu. 

 

Mutasyona uğrayan, ‘dişilik’ kavramının ta kendisi... Nivea Laboratuarları’nda çalışan Sosyolog David Le Breton’a göre; “Güzellik artık çoğul bir kavram. Bir yandan maskülen kriterler tekrar ortaya çıkarken, diğer taraftan tam anlamıyla ‘kadınsı kadın’ kavramıyla vücudunu olduğu gibi kabul edenlere rastlıyoruz”. Aynı laboratuarda çalışan Filozof Bernard Andrieu, ‘bireyin ekolojisinden’ bahsediyor ve ekliyor; “Dünyayı değiştirmeye teşebbüs etmekten vazgeçtiğimiz gibi, artık kendimizi de birey olarak değiştirmeyi reddediyoruz.” Zaman; otantik olma zamanı… Şimdiye kadar kabul gören standartlar da tek tek sorgulanıyor. Kısacası artık; ‘Ben buyum ve kendimi olduğum gibi seviyorum’ diyebiliyoruz. Lyon şehrinde, Raunch Dergisi’nin izinden giden bir grup feminist gerçek bir manifesto hazırlayarak sloganlarını belirledi; ‘Vücudum bir savaş alanı.’ Bu söylemle, yıllardır kadınları hapseden normları, özellikle de zayıflık takıntısını protesto ediyorlar.   

 

Büyük beden markasına kendi ismini veren Elena Miroglio; “Kadınların yüzde 35’i, 42 bedenden daha büyük giyiyor” diyor ve ekliyor; “Ayrıca kilo fazlalığı aslında tamamen dişilikle ilişkilendirilebilir. Ancak bu fenomenin kalıcı olması adına, yapıcı ve istikrarlı çalışmalar da yapmak gerekiyor, zira moda, biz kendimizi ve kıvrımlarımızı kabul edene kadar çoktan değişmiş olabilir.” 

 

Bir zamanlar dolgun vücuduyla alay konusu olan 37 yaşındaki Marine; “Kendime bakış açımı değiştirebilmek için Londra’da bir yıl geçirmem gerekti” diyor ve ekliyor; “İngilizleri çok iyi tanıdım. Onlar daha uyanık ve becerikliler ama her şeyden öte vücutlarını olduğu gibi kabul ediyorlar. Ülkeme çok daha fazla özgüvenle döndüm. Kendime de sonunda etek giymek için izin verdim! Artık kıvrımlarımı seviyorum; onları kabul ediyor, ona göre hareket ediyorum. Kıvrımlarımın birçok erkeğin hayallerini süsleyebileceğinin de farkındayım… Zayıf olsam kendimden nefret ederdim herhalde diye düşünüyorum, çünkü örnek aldığım balıketi kadınlara, İtalyan aktrislere ve 50’li yılların poster kadınlarına benzemeyi tercih ederim! Benim için gerçek kadın onlar gibi olmalı”. 

 

Giacometti değil de, Renoir tablolarındakiler gibi olmayı tercih etmek… Bu, 35 yaşındaki Lucie’nin lisede ince kızlar arasında işkenceyle geçen yıllarından sonra, siluetini kabul etmesinin arkasında yatan anlayış. “Yuvarlak hatlı olmanın hep çok kötü olduğunu düşünürdüm. On yıl sonra, sonunda bu değişim arzumun yersiz ve anlamsız olduğunu anladım. Benim yapım bu; genetik bir özellik. Üstelik erkek arkadaşım da vücuduma bayılıyor!”. 

 

Değişmeye çalışmaktan vazgeçmek, kendinizi kabul etmek ya da yıllar içinde, özellikle hamilelikte kilo aldıkça vücudumuzun yeni halini kabullenmek… Gerçek meydan okuma işte bu! Çoğu insan için bu noktaya gelebilmek zaman alıyor. Sanata, kadının kıvrımlarını ve hatlarını el üstünde tutan kaynaklara yönelmek bazılarına yardımcı oluyor. Örneğin 39 yaşındaki Julia, sadece ‘çok çok kıvrımlı’ kadın resimleri yapıyor. Resimlerinin ardındaki duygu; ‘Arzu uyandıran, hayat dolu kadınlar!’

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Nutellalı tatlı nasıl yapılır?
    Nutellalı tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:21 İzlenme : 1365

  • Bebek nasıl uyutulur?
    Bebek nasıl uyutulur?

    Süresi : 07:29 İzlenme : 3675

  • Esmer kadınlar için gece makyajı
    Esmer kadınlar için gece makyajı

    Süresi : 02:59 İzlenme : 2525

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 4925

  • Öksürüğe ne iyi gelir?
    Öksürüğe ne iyi gelir?

    Süresi : 01:21 İzlenme : 1934

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön