Farklı ülkelerden doğum ve sonrasına dair adetler

Her ülkede doğum ve lohusalık için çeşitli adetler uygulanıyor. Bazıları devlet tarafından desteklenirken birçoğu sadece halk arasında yaygın.

Farklı ülkelerden doğum ve sonrasına dair adetler

Doğum yalnızca kişisel değil aynı zamanda da toplumsal bir olay. Bir kadının doğumla ilgili algısı ve doğum sonrası yaşadığı süreçler genellikle içinde yaşadığı toplumun bu konudaki eğilimi tarafından şekilleniyor. Kimi ülkelerde doğum hayatın içinde ve doğal bir süreç iken kimilerinde tamamen medikal ve bir an önce atlatılması gereken bir engel olarak görülebiliyor. Doğum sonrası yaşantı da bu algı ile ülkeden ülkeye değişiyor. İşte farklı ülkelerden onlara özel bazı gelenek ve uygulamalar.

 


Almanya’da Rückbildungsgymnastik (Doğum sonrası yenilenme jimnastiği)

Alman kadınlar, ebeler ile doktorlar arasında seçim yapabiliyorlar ve her ikisi de sigorta tarafından karşılanıyor. Doğumdan sonra, bir ebe, sizi ve bebeğinizi kontrol etmek ve tavsiyeler vermek için evinize geliyor. Ama Almanya’da bu konudaki en iyi şey, Rückbildungsgymnastik kursu (pelvik taban jimnastiği): idrar tutamamayı engellemek adına pelvik taban için yapılan özel egzersizler. Bu dersler sigorta tarafından karşılanıyorlar.

 

Hollanda’daki Kraamzorg (hem hemşire hem ev yardımcısı)

Kraamzorg, harika bir fikir. Özel olarak eğitilmiş bir hemşire, evinize geliyor, sizi ve bebeğinizi kontrol ediyor. Ama aynı zamanda da banyonuzu temizliyor, çamaşırlarınızı yıkıyor ve hafif yemekler hazırlıyor. Adeta kanatsız melekler…

 

Fransa’da epidural

Fransa’da, kadınların neredeyse %90’ı epidural tercih ediyor. Hatta öyle ki doğal yollarla doğum, ‘epiduralsiz doğum’ olarak tanımlanıyor. Epiduralden başka yine Fransa'da yeni doğum yapan annelere devlet tarafından gönderilen bir ev yardımcısı var. bu yardımcılar haftada bir ya da iki kere annenin evine gidip neye ihtiyacı varsa onu yapıyorlar. Bu ev temizliği de olabilir, anne kuaföre gitmek istiyorsa o süre içinde bebeğe bakmak da.

 

İsviçre, Cenevre’deki hastanede lüks bir yemek 

Bazı şeyler de ülkelerin tüketim alışkanlıklarına göre şekilleniyor.  İsviçre’de leziz yemek servisi yapan lüks bir doğum kliniğini seçerseniz eğer akşam yemeklerinde şampanya bile ikram edildiğini göreceksiniz.

 

ABD'de doğum koçları ve doğum öncesi hediye partileri

ABD'deki ismiyle doğum koçu, bizde ise son senelerde adı yeni yeni duyulmaya başlanan doulalar var. Doğu sırasında anneye fiziksel ve psikolojik destek veren bu kişiler isterseniz belinize masaj yapar, isterseniz kapıda duru ve içeri birilerinin girmesini engeller. Doulanın varlığının amacı annenin doğum deneyimini kolaylaştırmaktır. Yine aynı yerden başlayıp dünyaya yayılan diğer bir gelenek ise "Baby shower" denilen doğum öncesi hediye partileri. bunun daha spritüel bir versiyonu ise "anneliği kutsama toplantısı"; baby showerların aksine hediye vermek amaçlı değil, anne adayını çıktığı yolda diğer kadınlar tarafından destekleneceğini ifade etmek ve duygusal bir birlik yaratmak amacıyla organize edilir.

 

İsveç’teki ebeveyn izni

İsveç, vatandaşlarına, anne ya da baba tarafından kullanılabilen 16 aylık ebeveyn izni sunuyor. Ebeveynler, izin sırasında maaşlarının %80’ini alıyor ve bu doğum izni, “kullan ya da kaybet” mantığında işliyor; yani örneğin anne, baba için ayrılan ayları kullanamıyor (ya da tam tersi). Değinilmesi gereken bir başka nokta ise İsveç’te doğumun, yoğun bir şekilde tatmin edici kişisel bir tecrübe olarak görülmesi. Neredeyse tüm İsveç doğumları hastanelerde gerçekleşse de, bu kurumlar, rahat ve ev hissini veren hizmetleri ile muadillerinden sıyrılıyorlar.

 

Finlandiya’daki bebek kutusu

Finlandiya’daki her yeni anneye devlet tarafından bebek bezi, uyku tulumu gibi bebek eşyaları ile dolu bir karton kutu veriliyor. Bu karton kutu, istenildiğinde bebek yatağı olarak da kullanılabiliyor. Böylelikle ebeveynler, kısa süre içinde kullanılamayacak olan bebek yataklarına para harcamamış oluyorlar. Bu uygulama aylık gelir düzeyine bakılmaksızın her aileye yanı şekilde yapılıyor. Böylece her sosyoekonomik düzeyden Finli bebek hayata aynı donanımla başlayabiliyor.

 

Bali'de plasenta gömmek

Bali’de ve çevre ülkelerde plasentayı gömmek çok eski bir gelenek. Bizim kültürümüzde ‘bebeğin eşi’ olarak anılan plasenta, Bali kültüründe çok eski zamanlardan beri canlı ve önemli bir organ olarak saygı görüyor. Geleneğe göre doğumdan sonra plasenta temizleniyor, kilden bir kaba ya da bir hindistancevizi kabuğuna konuluyor. Hindu felsefesine ait bazı kadim semboller bu kabın üzerine işleniyor. Kabın içindekiler özel beyaz bir kumaşa sarılıyor ve eğer bebek erkekse, bu ‘plasenta kabı’ özel bir ritüelle evin kapısının sağ tarafına gömülüyor. Bebek kızsa da aynı şekilde, evin soluna gömülüyor. Eğer evin bahçesi gömme töreni için uygun değilse, ‘plasenta kabı’ okyanusa da atılabiliyor. Gömülen yerin yakınına, hayvanlardan ve kötü ruhlardan korumak için, bir Pandunus ağacı (bir tür mini-palmiye) dikiliyor.

 

Nijerya: İlk Banyo

Nijerya’da, ‘Omugwo’ denen gelenek çok önemseniyor. Bu geleneğe göre, bebeğin ilk banyosunu büyükanne veya teyzeler yaptırıyor. Anneye yalnız olmadığını ve destekleneceğini göstermek amacıyla, ilk aylarda ailenin kadınları lohusayla ve bebekle yakından ilgileniyor.

 

 

Türkiye'de doğum adetleri

 

Lohusa Şerbeti

Her türlü tatlıya pek düşkün kültürümüzde, türlü çeşit şerbet de günlük hayatın bir parçası. Doğumdan sonra hazırlanıp hem yeni anneye hem de misafirlere ikram edilmesi adet olan lohusa şerbeti, bugün hala uygulanan bir gelenek. Bu şekerli, baharatlı şerbetin aynı zamanda anne sütünü artırdığı da biliniyor.

 

Anneye kırmızı kurdele

Saça takılan kırmızı kurdele "albasmasi"ndan koruma amacı taşır. Saçına taktığı kurdeleyle anne kötü gözlerden korunacak, zaten al renginde olduğu için anneye al basamayacaktır.

 

40 uçurma

Yeni anne ve bebeğin ilk 40 gün evden çıkmaması tavsiye edilir. 40 günün bitiminde de bebekle birlikte bir tanıdığın evine ziyaret yapılır. Bu ziyarete 40 uçurma denilir.

 

 

 

Dünyadan doğum adetleri
+11
Tüm dünyada, günde ortalama 360.000 bebek doğuyor! Doğum dünyanın her yerinde aynı olsa da, gelenekler, adetler ve doğum ile ilgili inanışlar kültürden kültüre farklılık gösterebiliyor… Bali: Plasentayı Gömmek Bali’de ve çevre ülkelerde plasentayı gömmek çok eski bir gelenek. Bizim kültürümüzde de ‘bebeğin eşi’ olarak anılan plasenta, Bali kültüründe çok eski zamanlardan beri canlı ve önemli bir organ olduğu için saygı görüyor. Geleneğe göre doğumdan sonra plasenta temizleniyor, kilden bir kaba ya da bir hindistancevizi kabuğuna konuluyor. Hindu felsefesine ait bazı kadim semboller bu kabın üzerine işleniyor. Kabın içindekiler özel beyaz bir kumaşa sarılıyor ve eğer bebek erkekse, bu ‘plasenta kabı’ özel bir ritüelle evin kapısının sağ tarafına gömülüyor. Bebek kızsa da aynı şekilde, evin soluna gömülüyor. Eğer evin bahçesi gömme töreni için uygun değilse, ‘plasenta kabı’ okyanusa da atılabiliyor. Plasenta gömüldükten sonra dualar, mantralar okunuyor, tütsüler yakılıyor. Mümkünse gömülen yerin yakınına, hayvanlardan ve kötü ruhlardan korumak için, bir Pandunus ağacı (bir tür mini-palmiye) dikiliyor. 42 gün boyunca evde bir tütsü ve mum yakılıyor. Plasenta ve ağacı da bebek beslendikçe, yıkandıkça besleniyor ve onun hayatının bir parçası olarak kabul ediliyor…   (İllüstrasyonlar: Michael Trujillo)  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24130

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1861

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1658

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9707

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 961

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön