Erkekler prezervatif kullanmak istemiyor!

Yanlış okumadınız. Ülkemizde kadının hangi doğum kontrol yöntemiyle korunacağına ağırlıklı olarak erkekler karar veriyor.

Erkekler prezervatif kullanmak istemiyor!

Doğum kontrol yöntemlerinin çok iyi uygulanmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Üstelik şaşırtıcı başka gerçekler de var. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, “Türkiye’de kadının hangi doğum kontrol yöntemiyle korunması gerektiğine çoğu zaman erkekler karar veriyor” diyor. Toplumumuzda, doğum kontrol yöntemlerinin uygulanmasının sadece kadının sorunuymuş gibi algılandığını söyleyen Demir, çoğu erkek arasında bu konuda çözüm bulması gerekenin kadın olduğuna dair bir inanış bulunduğuna dikkat çekiyor. Bu konuda karar vericiler sadece eşlerle sınırlı olmuyor. Konuya sıklıkla kayınvalideler, görümceler ve aile büyükleri de dahil oluyor.

 

Erkekler prezervatif kullanmak istemiyor!

Erkeklerin tercih etmedikleri yöntemin prezervatif olduğunu ve kadına yönelik, “Spiral taktırsın kurtulalım!” düşüncesinin hayli yaygınlaştığını söyleyen Demir, bu tercihin çoklukla maliyetle ilgisi bulunduğuna dikkat çekiyor. Yöntem kişiyi 10 yıl süreyle koruyor, her ay gidip ilaç alma zorunluluğunu ve unutkanlığı ortadan kaldırıyor.

 

Doğum kontrol hapı spiralden daha mı etkili?

Prof. Dr. Cansun Demir, buna karşın doğum kontrol hapının spiralden çok daha etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor. Ayrıca bu hapların doğum kontrolü dışında olumlu etkileri de bulunuyor. Bakırlı spirallerin kanama miktarını artırıp âdet düzensizliği yapabildiğine dikkat çekiliyor. “Doğum kontrol haplarıyla tüm bunlardan korunmuş oluyoruz” diyen Prof. Dr. Demir, bu yolla yumurtalık ve rahim kanserinden korunulduğunu ve kistlerin engellendiğini ifade ediyor. Halkın doğum kontrol haplarının yararlarını yeteri kadar bilmediğini dile getiren Demir, kişilerin bu konu hakkında ki doğruları bilmeleri halinde doğum kontrol haplarına kendiliklerinden yöneleceklerine dikkat çekiyor.

 

Bu ilaçları devlet karşılasın!

“Yeni ilaçların özellikleri doğal östrojen içermeleri” diyen Demir, bunların insan vücuduna daha uygun olduklarını söylüyor. Bu ilaçlarda âdet düzeninin daha iyi, ara kanamaların daha az ve olası yan etkilerin daha hafif yaşanacağı belirtiliyor. “2013 yılının başından itibaren daha az yan etki özelliğine sahip bu ilaçlarla tanışacağız” diyen Demir, kullanıcıların bu ilaçların özelliklerini kısa sürede hissedeceklerine dikkat çekiyor. Jinekologların ilaç yazma konusunda bir tereddütleri olmadığını ancak kişilerin bu ilaçları parayla almak zorunda kalmamaları gerektiğini söyleyen Demir, “ SGK ancak çok özel şartlarda, kıllanma ve akne için olan ilaçları ödüyor” diyor. İstenmeyen gebelik ve doğumların devlete maliyetinin çok daha yüksek olduğunu, bu nedenle doğum kontrol haplarının SGK tarafından karşılanması gerektiğine inandığını belirten Demir, “Eskiden bunlar sağlık ocakları tarafından ücretsiz dağıtılıyordu” diyerek devleti daha duyarlı olmaya davet ediyor.

 

Cinsellik hala bir tabu!

“Toplumumuzda cinsellik hâlâ bir tabu olarak kabul ediliyor” diyen Demir, insanların yüzde 70’lik bölümünün doğum kontrol yöntemlerini kullandığına dikkat çekiyor. Bunların içinde 1. sırada yüzde 25’lik oranla geri çekilme, 2. sırada yüzde 18 -19’larda rahim içi araç, yüzde 15 civarında prezervatif, yüzde 5 -10 arasında ise doğum kontrol hapları yer alıyor. Bunların dışında kalan yöntemlerin çok düşük bir orana sahip olduğu belirtiliyor.

 

Ailelerin çocuklarına yakınlıkları çok önemli!

Ailelerin çocuklarına doğru yaklaşımlarda bulunup doğru bilgilendirmeler yapmaları büyük önem taşıyor. Gençlerin cinsellik yaşamaları durumunda istenmeyen gebeliklerin önüne geçilmesi için birtakım yöntemler hakkında bilgilendirilmeleri gerekiyor. “Doğum kontrolünde sınıfta kalıyoruz” diyen Demir, cinselliğin yaşamın bir gerçeği olduğunu ailelerin bilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 

Kadınların yüzde 40’ı hiçbir korunma yöntemi kullanmıyor!

20 şehirden 1425 kadınla yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre;

  • Kadınların yüzde 9’u her hangi bir yöntemden haberdar olmadıklarını belirtiyor.

 

  • Kadınların yüzde 40’ı şimdiye kadar hiçbir korunma yöntemini kullanmıyor.

 

  • Kadınların eğitim durumu incelendiğinde, ilkokul mezunlarının neredeyse yüzde 65’inin yaşamlarında en az bir kez korunma yöntemi kullanmış oldukları belirtiliyor. İlkokul mezunları arasında en sık kullanılan yöntem spiral iken, lise ve üniversite mezunlarının yarıya yakınının şimdiye kadar hiçbir korunma yöntemi kullanmamış olmaları dikkat çekiyor.

 

  • Daha önce korunma yöntemi kullanmamış kadınların yüzde 70’i kentsel bölgelerde yaşıyor. Bu kişilerin yüzde 38’inin bekâr ve toplam ortalamaya kıyasla daha az sayıda çocuk sahibi oldukları belirtiliyor.

 

  • 4 kadından 3’ü hayatlarında en az bir kez jinekoloğa gittiklerini belirtirken yalnızca yüzde 21’inin düzenli doktora gitme alışkanlıkları bulunuyor.

 

Haber: Ceyda Erenoğlu

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24174

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1885

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1676

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9731

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 968

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön