Aşk acısı nasıl geçer?

Bir şekilde birbirinizin hayatından çıkmak zorunda kaldınız ya da artık birbirinize zarar vermeye başlamıştınız. İlişkiniz bitti ve siz onu unutamıyor musunuz?

Aşk acısı çekenlere ipuçları!

Maalesef hiç bir aşk sonsuza kadar sürmüyor. Bitmeyen kavgalar, hayat şartları ve uyumsuzluklar nedeniyle çok sevseniz bile ondan ayrılmak zorunda kaldınız. Bunun yükü oldukça ağırdır. Bir yandan hayatın size karşı toleranslı olmasını beklersiniz fakat hayat size inat ilerlemeye devam eder. Hiç bir şey yerinde saymaz. Okul ya da işinize devam etmek, belki onun arkadaşlarını bir yerlerde görmek zorunda kalabilirsiniz. Peki bunlarla nasıl başa çıkacaksınız?



Arkadaşlar en iyi ilaçtır!
Bu noktada yanımızda olacak, her şeyimizi düşünmeden ve çekinmeden anlatabileceklerimizdir arkadaşlarımız. Bu nedenle olabildiğince onlarla zaman geçirmeye, onların  tevsiyelerine kulak vermeye çalışın. Sizinle bir şey yapmak istediklerinde onları geri çevirmeyin. İnanın gerçek dostlar bu zamanlarda size en çok destek olanlardır. Onların eğlenceli aktiviteler yapma istekleri sizi ya da üzüntünüzü kalp kırıklığınızı paylaşmadıklarından değil, aksine sizin daha iyi olmanız ve her şeyi unutmanız için çalışmalarındandır.



Yaranıza tuz basın!
Yaşadığınız şehirde bile nefes almak zor gelir bazen insana. Nereye gitseniz onunla mutlaka bir anısı vardır. Bir anda kimse kimseyi unutamaz, anılarını da silemez. Fakat bir sürede olsa yaşam tarzınızda bir değişiklik yapın. Gitmediğiniz yerlere gitmeye çalışın. Eğer onunla gittiğiniz yerlerde bulunmak zorunda kalıyorsanız, kendinizi atmosfere kaptırın, gelecek hakkında hayaller kurun. Böyle durumlarda eğer gelmiyorlarsa arkadaşlarınızın sizinle gelmesini rica edin. Onlarla birlikteyseniz içinize kapanıp oturup düşünmek yerine muhabbetlerine katılın. Kafanızı dağıtmaya çalışın.


Yazmanın önemine inanın!
Belki de hislerini kağıtlara çok iyi döken birisisiniz ve bundan bu zamaana kadar hiç haberiniz yoktu. Sanki o okuyacakmış gibi onsuzluğu anlatın. Öfkenizi, nefretinizi, endişelerinizi kısacası içinizde ne varsa dökün kağıtlara. Hiç bir üzüntünüzü içinizde bırakmayın. Yazmanın gücüne inanın. Ondan ayrıldıktan sonra sizin için en iyi gelebilecek şey o mutlu günleri andığınız zamanlar olacaktır. Bu zamanlarda yaşadıklarınızı yazın. Onu anlatın. Onu gerçekten sevip sevmediğiniz böylece anlaşılabilir. Onun hakkında yazarak onun olumsuz yanlarını da bulabilirsiniz.



Ona dair hiç birşey kalmasın elinizde!
Öncelikle işe telefon numarasını silmekten başlayın. Ona ulaşabileceğinizi bilmek sürekli tekrar bir şansınız olduğunu düşünmenizi sağlar. Bu da zaten zorlanarak ayrıldığınız adamı unutmanızı iyice zorlaştırır. Daha sonra onu size hatırlatabilecek ne varsa elinizden çıkarmaya bakın. Etrafında anılarla yaşamak sizin için her şeyi daha da zorlaştırır. Yolunuza devam etmek, kalp kırıklığınızı daha kolay tedavi edebilmek için buna ihtiyacınız var.



Enerjinizi farklı yönde kullanın!
Onu arayacağınız saatlerde ya da buluştuğunuz günlerde, onunla buluşmak kadar sizi heyecanlandıracak bir hobi edinin. Spor yapın, resim yapın ya da bir kursa katılın. Hayatınızın o kısmını dolduracak bir aktivite ile uğraşın. Böylece hem yeni ortamlara girmiş farklı insanlar tanımış olacak. Hem de onu hatırlama zamanlarınıza kısıtlama getirmiş olacaksınız.



Ailenin öneminin farkına varın!
Çoğu zaman onlarla açık açık konuşamayız fakat onlar bizim rengimizin solduğunu suratımızın düşük olduğunu bir lafımızdan anlarlar. Herkes bu devirlerden geçiyor, kalp ve hayal kırıklıkları yaşıyor. Bu nedenle aile bireylerinizden biriyle üzüntünüzü paylaşın. Ülkemizde bu durum genellikle anneler tarafından ele alınır ve babaya ileten en önemli mesaj kaynağıdır. Annenizle açık açık ne hissettiğinizi konuşun. Böylelikle onu unutmanın zor olduğu günlerde aile sıcaklığını daha çok hissedeceksiniz ve zaten zor olan hayatınız ailenizin günlük telaşı içinde zorlaşmayacaktır.



Zamanın önemine inanın!
Bir bakmışsınız siz artık yeni biri ile görüşüyorsunuz. Onun adını duyduğunuzda artık gözünüz dolmuyor ve kolayca eski anılarınızı gülerek anabiliyorsunuz. Zaman her şeyin ilacı derler bu nedenle tüm kaygılarınızı zamana bırakın. Günlük sorumluluk ve görevlerinize asılın. Sizi hayatta tutacak işiniz ya da okulunuzu ihmal etmeyin.



En önemlisi "Eğlenin"!
Çok zor bir zamandan geçiyorsunuz. Belki daha önce kimsenin başına böylesi gelmemiş diyecek kadar da iddialısınız fakat bunların hiç biri kendinizi eve kapatmaya değecek bahaneler değil. İnanın bu dönemlerden tüm insanlık bir kere geçiyor. Gücünüzü toplayın ve hayatınıza odaklanın. Hayatın keyfine varın, yaşadığınız her anın tadını çıkarın. Dünyada milyarlarca insanın her gün kimbilir neler yaşadığını düşünün. Elinideki nimetleri değerlendirin ve eğlenmeye bakın. Arkadaşlarınızdan gelen teklifleri değerlendirin. Dışarıdaki hayatın temposunu kendinizi kaptırın.


 

Yorumlar
9
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    02 Şubat 2016 Salı 08:08

    o sevdiğin çocukla çıktın mi¿¿

    Cevapla
  •  
    21 Nisan 2015 Salı 19:40

    benim acım öyle bir acı değil ben onu seviyorum ama o beni sevmiyor ne yapabilirim bide 1 kere ben onun en yakın arkadaşınla çıktım ne yapmalıyım

    Cevapla

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön