Gençlik iksiri altın iğneler

Estetik ameliyatların sıradanlaştığı Hollywood’un aksine doğallığı hedefleyen Avrupalı kadınların özellikle tercih ettiği Intracel’in renk düzensizliği, lekeler, ince kırışıklıklar ve ölü derinin yenilenmesi gibi faydaları var.

Gençlik iksiri altın iğneler

Cilt yenilemede, yeni bir tedavi yöntemiyle tanıştık! Altın Cilt yenilemede, yeni bir tedavi yöntemiyle tanıştık! Altın kaplı mikro iğnelerin kullanıldığı Fraksiyonel RF sistemi kaplı mikro iğnelerin kullanıldığı Fraksiyonel RF sistemi Intracel, ciltte gerginlik, toparlama ve pürüssüzlük vaad ediyor. Japon bilim adamlarının geliştirdiği bu çok yönlü sistem; aculifting ile birlikte de uygulanıyor.

 

İletkenliği en yüksek maden olarak bilinen altın uzun yıllar müzik ve televizyon sistemlerindeki kablolarda kullanılıyordu. Bu kez gençlik iksiri olarak güzelliğe hizmet ediyor. Intracel cihazda kullanılan 0.8 mm ila 2.00 mm arasında değişen mikro altın iğnecikler cildin hem altına hem de üstüne etki ederek tazeliğin artması hedefleniyor. Japon bilim adamları tarafından geliştirilen bu cihaz; cilt germe gibi ağır, iyileşme süreci uzun estetik ameliyatlar için özellikle 30 ila 55’li yaşlar arasındaki kadınlara narkozsuz, dikişsiz bir alternatif olarak sunuldu. Üstelik dudak üzeri ve dudak kenarlarındaki kırışıklıklarda da olumlu sonuçlar verdiği konuşuluyor.

 

Yanma hissi yaratmıyor 
Estetik ameliyatların sıradanlaştığı Hollywood’un aksine doğallığı hedefleyen Avrupalı kadınların özellikle tercih ettiği Intracel’in renk düzensizliği, lekeler, ince kırışıklıklar ve ölü derinin yenilenmesi gibi faydaları var. Altın iğnecikler cildin altına inerken mikro hasar yaratıyor. Böylece cilt hemen kendini iyileştirme sürecine girerek görünen yüzeyi onarmaya başlıyor. Cilt dokusunun altındaki kolajen lifler uyarılıyor ve yenilenme süreci hızlanıyor. Intracel mikro iğnecikleri sayesinde cildin yüzeyinde değil 2 mm’ye kadar içene girip, liflere daha yakın çalışarak altın içeriği sayesinde enerji iletimini gerekli bölgelere ulaştırıyor. Ayrıca; ‘Yüzüm yanacak mı?’ endişesi taşımadan kendinizi rahatlıkla teslim edebiliyorsunuz. “Problem türüne göre her yaş grubundaki kadınlara rahatlıkla uygulanabiliyor Intracel. Bu tedavi yöntemine başvuran kadınlar arasında genel olarak iki sorun öne çıkıyor; 35 ila 45 yaş arasındaki kadınlar daha çok leke, lifting, akne izleri gibi uygulamaları tercih ederken, 45 yaş ve üstündekilerse bunlara ilaveten kırışıklıklar ve genel antiaging uygulaması talep ediyorlar. Intracel’in damarsal lezyonlar, hiperhidroz (aşırı terleme), çatlaklar ve yara gibi problemlerde de son derece başarılı olduğunu belirtmeliyim” diyen Çelemli, bazı hastaların iğne kullanıldığı için bu yöntemden uzak durduğunu, oysa uygulamanın son derece pratik ve acısız olduğunun da altını çiziyor. “Bıçak altına yatmaktan korkan kadınlar genellikle neştersiz gençleşme yöntemlerine başvuruyor ama nedense Intracel’i tanımlarken altın iğne kullanıldığının belirtilmesi bazı kadınlarda ön yargı oluşturuyor. Aslında uygulama yaptıranlar bu mikro iğneleri hem göremezler hem de uygulama esnasında hissetmeleri neredeyse imkânsızdır. Üstelik uygulamadan 20 dakika önce lokal anestezi kremi sürülerek acının en düşük seviyede hissedilmesini sağlıyoruz. Deneyen kadınların çoğu bu uygulamadan memnun kalıyor. Bu da acının en az olduğunun en güzel kanıtı,”

 

Morarma yok 
Yöntemin en avantajlı yanı ciltte herhangi bir kanamaya ya da morarmaya neden olmaması... “Tedavi süresince kullandığımız altın iğneler mikro boyutlarda olup, dermis tabakasını hedeflediğimiz için 0.5 ile 2 mm derinliğe kadar inebiliyorlar. Böylece uygulama sırasında hastalar genellikle hiçbir rahatsızlık hissetmiyor. Tabii bazı kişilerde yüzeysel ve hafif bir kanama oluşabiliyor, uygulama sona erdiğinde de tamamen duruyor. Ayrıca tedavi bitiminde cilt üzerinde hiçbir şekilde kabuklanma ya da iz oluşmuyor” diyen Ümit Yaşar Çelemli, uygulamanın çok kısa olduğunu da belirtiyor. Lokal anestezi kremi uygulandıktan sonra tedavi sadece 20 ya da 25 dakika sürüyor. Herhangi bir yan etki riski taşımıyor ve uygulamadan üç saat sonra eritem (kızarıklık) büyük ölçüde hafifliyor. Sonuçlar ise üç, dört gün içinde cilt doku kalitesinin artmasıyla başlıyor ve ilk haftanın sonunda da daha net gözüküyor. Tabii en iyi sonuçlara 30 ila 45 gün içinde ulaşılıyor. 

 

Altın iğnecikler aracılığıyla cildin gergin olmasına yardımcı olurken aynı zamanda leke ve kırışıkların azalmasına da yardımcı olan Intracel’in başka tedaviler ile birlikte de kullanabilinir. “Intracel rahatlıkla başka sistem ve tedavi yöntemleriyle uyumlu olarak kullanılabiliyor. NAR (Antilax, Smoothcool v.s.) sistemleri, fraksiyonel lazer cihazları, botoks, dolgu, PRP gibi diğer yöntemlerle birleştirmek mümkün. Genellikle bu cihaz ile birlikte ihtiyaca göre özellikle botoks, dolgu veya PRP uygulamalarını sık sık birlikte kullanıyorum. Intracel ile botox’un kullanılmasında kesinlikle hiç bir sakınca bulunmuyor. Ancak PRP ile birlikte kullanıldığı takdirde iki farklı seçeneğimiz var. Tedaviyi enjeksiyon yöntemiyle gerçekleştiriyorsak önce PRP, ardından Intracel, krem formatında gerçekleştiriliyorsa da önce Intracel ve ardından PRP kremi sürmeyi tercih ediyorum” diyerek uygulanabilecek kombinasyonları anlatıyor. Geçtiğimiz aralık ayından beri ülkemizde de uygulanmaya başlanan Intracel’in leke bırakmaması büyük bir avantaj sağlarken, uygulama süresinin kısalığı da çalışan kadınların kalbini fethediyor.

 

Akupunktur ile estetik aşkı 
Avrupalı estetik doktorları Intracel yöntemini son zamanlarda adından söz ettiren iğneli bir başka gençleşme yöntemi olan Aculifting ile birlikte kullanmayı tercih ediyor. Uzak doğuda birçok sağlık sorunlarını iyileştirmede ve zayıflamada kullanılan akupunktur ile estetiğin bir arada kullandığı bu yöntem, bıçak altına yatmadan, herhangi bir ilaç gerektirmeden doğal yaşlanma belirtilerini en aza indirmeyi sağlamak için geliştirilen bu yöntem özellikle yüz ve kulak bölgesine uygulanıyor. Aculifting ile bölgesel sinir uçları uyarılarak zayıf kasları güçlendirmeyi, kan ve lenf dolaşımını artırmayı hedefliyor. Estetik akupunktur olarak da anılan bu yöntem cildin daha canlı, parlak ve temiz görünmesine yardımcı olurken; meydana gelen lenf drenajı sayesinde vücuttaki toksinlerle atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayarak şişliklerin azalmasına, kasların güçlenmesine ve cilt esnekliğinin artmasına yardımcı oluyor. Üstelik Aculifting uygulamasından sonra cilt alt yapısının güçlenmesiyle kendisini sarkmalara karşı koruyor. Böylece kırışıklıklarda ciddi bir azalma görülüyor ve yüz ovali yenileniyor. Aynı zamanda vücuda da uygulanan bu yöntem yağ metabolizmasını düzenleyerek selülit ile birlitke bel ve göbekteki yağlanmanın azalmasına yardım ediyor. Fransa’da son zamanlarda çok konuşulan ve oldukça popüler olan AcuLifting, birçok neştersiz estetik yöntemiyle de bir arada kullanılıyor. 55 dakikalık özel uzak doğu bitkileriyle birlikte gerçekleştirilen cilt masajı akupunkturun etkisini artırırken, elektomanyetik dalgalar yayan lazer tedavileri ise cilde kaybettiği parlaklığı daha hızlı bir şekilde geri kazanmasını destekliyor. Intracel ile birlikte uygulandığında cildin doğal hatlarını geri kazanmasına da yardımcı olan Aculifting, neşstersiz estetik dünyasında yükselen bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde yeni yeni uygulanmaya başlanan Intracel ile Aculifting botoks ve dolgu gibi uygulamalara alternatif oluşturuyor.



SERVİS