Zeynep Değirmencioğlu: “Sinemayı hiç özlemedim!”

Türk sinemasının ‘Ayşecik’i Zeynep Değirmencioğlu, emlak işinden sonra restoran işletmeciliğine soyundu.

Yıllardır oyunculuk yapmayan Değirmencioğlu, ar tık Fenerbahçe’de soyadının taşıyan bir kebapçı işletiyor. Zaman zaman yemek yapmak için mutfağına da girdiği mekânın ticari işleriyle oğlu Erkan Acar ilgilenirken, mutfaktan ve müşteri ilişkilerinden diğer oğlu Volkan Acar sorumlu... Değirmencioğlu ve oğullarıyla Değirmencioğlu Kebap’ta buluştuk, sinemadan neden gıda sektörüne girdiklerine kadar her şeyi konuştuk...

 

Çok uzun zamandır oyunculuk yapmıyorsunuz. Hiç özlediniz mi setleri, sinemayı?

Hiç özlemedim. Zaten 1.5 yaşımdan 20’me kadar setlerdeydim. Oyunculuğa benim bıraktığım yaşta başlayanlar var. Çocukluğu, genç kızlığı setlerde geçmiş biri olarak evlilik hayatı, ev hanımlığı ve çocuklar çok daha cazip geldi zamanında bana. Sinemayı bıraktığıma hiç pişman olmadım. Hiç özlem duymadım.

 

Uzak kaldığınız süreçte Türk sineması nasıl bir aşama kat etti sizce?

Çok iyi işler yapıldığını düşünüyorum. İmkânlar bizim zamanımızdakinden çok daha fazla tabii... Ama bizim zamanımızda da değerler daha fazla ön plandaydı. Aile kavramı öndeydi. Toplum olarak bazı değerlerimizi kaybediyor gibiyiz. Bu durum beni çok üzüyor.

 

Serkan Acar’la evlendiğinizde kariyerinizin zirvesindeydiniz. Güzelliğiniz dillere destandı. Şöhretin büyüsüne kapılmadan düzgün bir aile hayatı sürdürmeyi nasıl başardınız?

Biz eşimle çok büyük bir aşk yaşadık, başlıca nedeni budur. Bir de insanın alt yapısı çok önemli. Benim çok düzgün bir ailem var. Onların sayesinde sinemanın içinde olduğum dönemde bile özel hayatımla dışında durmayı başarıyordum. Evliliğim de hep bu düzende ilerledi.

 

Bu süreçte önce emlak işine soyundunuz...

Evet. Belli bir yaşa geldikten sonra bir şeyler yapmak istedim ve emlak işine başladım. 22 yıldır da çok severek yapıyorum bu işi.

 

Artık bir de Değirmencioğlu Kebap’ ı işletiyorsunuz. Gıda sektörüne geçmeye nasıl karar verdiniz?

Uzun zamandır üzerinde düşündüğümüz bir iş koluydu. Oğullarım Volkan ve Erkan, Turizm Otelcilik mezunu. Ortak hayalimizdi böyle bir iş yapmak. 2 yıl önce şu anda işlettiğimiz mekânı devraldık ve öncelikle başka bir isim altında piştik. Sonra da mekâna soyadımı verdik.

 

Ailece çalışmak zor mu keyifli mi?

Zor tarafları da var, keyifli tarafları da.

 

Özellikle mi ocak başı konseptini tercih ettiniz?

Evet. Biz ailece ocak başına gitmeyi çok severiz. Sanayileşmeye giden gıda sektörünün içinde ocak başı konseptiyle nostaljik yemek kültürünü yaşatmak istedik. Bir aile işletmesi olarak ev gibi bir mekân yaratmaya çalıştık. Özellikle Türk mutfağını, anne mutfağını seçtik. Nostaljik bir hava yaratmak istedik.

 

Restoranın içindeki Yeşilçam’dan fotoğraflarla da nostaljik bir hava yaratmışsınız...

Evet, insanlar çok mutlu oluyor o fotoğrafları görünce. “İyi ki bu fotoğrafları asmışsınız” diyorlar.

 

‘Yaptığı favaya herkes bayılıyor’

 

Ailece mutfağa girdiğiniz oluyor mu?

Zeynep Değirmencioğlu: Zaman zaman oluyor.

 

Volkan Acar: Daha çok annem giriyor mutfağa.

 

Erkan Acar: Annem diye demiyorum; gerçekten çok lezzetlidir eli. Çok başarılıdır yemek konusunda.

 

Z.D.: Evlendiğimden beri evde yemek işini benden başka kimseye bırakmadım. Çocukluğumdan beri hep kalabalık sofralarımız oldu. Bu aile geleneğini kendi evimde de devam ettirdim.

 

Anne elinden yemeğe doyamadığınız ne var beyler?

E.A.: Fava! Yiyen herkes bayılıyor annemin favasına!

 

V.A.: Mutfağımızın tüm yenilikleri annemin onayından geçiyor. Özellikle ramazan mönüsü ondan sorulur. Geçtiğimiz yıl ramazanda favayı ve pilakiyi o yapmıştı. Bayılmıştı herkes.

 

Z.D.: Bir de çorba yapmıştım. Çok basit bir tarifti ama çok beğenilmişti o çorba da.

 

Röportaj: Ece Saruhan



SERVİS
Tüm Yazarlar