Kolon kanseri riski yüzde 60 azaltılabilir

Kolon kanserinde farkındalık artışı, başarılı tedavileri de beraberinde getiriyor. Belirtilerin ciddiye alınması ve bireyin kontrollerini ihmal etmeyip gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yerine getirmesi gerekiyor

Kolon kanseri riski yüzde 60 azaltılabilir

Cerrahi, kolon kanserinin tedavisinde başvurulacak başlıca yöntem niteliğini taşıyor. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Aykan, bu hastalığın tedavisinde laparoskopik ve robotik cerrahi uygulamalarının yaygınlaşmaya başlamasıyla, eskinin açık ameliyatlarının yerini giderek laparoskopik ameliyatların allmaya başladığını dile getiriyor. Kolon kanserinde hayat kurtarıcı tedavinin erken evrede gerçekleştirilen cerrahi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aykan, diğer tedavilerin koruyucu amaçlı olduğunu ya da ileri evrelerde gündeme geldiğini belirtiyor. 

 

Hastalığın 4 evresi var
Kolon kanserinin 4 evresi bulunuyor. İlk 2 evre, ‘erken evre’ olarak kabul ediliyor. Bu evrelerde hastalık kalınbağırsağın içinde yer alıyor ve başka hiçbir yere sıçramıyor. Böylece hastalığı cerrahiyle temizlemek ve hastanın yaşamını kurtarmak mümkün oluyor. 3’üncü evrede hastalık sadece lenf düğümlerine sıçrıyor. Cerrahi bu evrede yarar sağlasa da, mutlaka koruyucu kemoterapi de yapılması gerekiyor. 4’üncü evreyse uzak organa yayılmış hastalık anlamına geliyor. Bu tedavinin başarısında hastanın yaşı ve performansı büyük önem taşıyor. “Eğer hasta yatalak değilse tedavi şansı yüksek demektir” diyen Prof. Dr. Aykan, 4’üncü evrede de cerrahi yapılabildiğini fakat öncelikle kemoterapi gerektiğini dile getiriyor. Kemik sıçramaları gibi bazı metastazlardaysa akla radyoterapi geliyor. Rektum kanserinde hastaya, erken dönemde ameliyattan önce kemoterapi ve radyoterapi uygulanması gerekiyor. Bunun en önemli avantajının hastanın organıyla yaşamasını sağlamak olduğu belirtiliyor. Eskiden normal dışkılama yolunun kapatılarak karna torba bağlandığını ve hastanın dışkılamayı ömrünün sonuna kadar karnından yaptığını belirten Aykan, “Modern tıp bu oranı çok azalttı” diye konuşuyor. Aykan, hastalığın ileri evrelerinde kararın vakaya göre verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kolon kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük
önem taşıyor. Bu aşamada hastanın tedavisine; cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, nükleer tıp ve  görüntüleme uzmanlarının bir arada olduğu bir ekip tarafından karar veriliyor. 20-30 yıl önce hastalığın tedavisinde tek ilaç varken ve bu ilacı alamayan hastalar ortalama 6 ay yaşarken, bu sürenin ilaçla birlikte 1 yıla kadar uzatıldığı belirtiliyor. “Kemoterapi ilaçlarıyla birlikte yaşam süresi 1.5 yıla kadar çıktı” diyen Aykan, hedefe yönelik ilaçların çıkışının hastaya avantaj sağladığını, bu ilaçların tümör hücresinin yüzeyinde bulunan büyüme reseptörlerini engellemesi sonucunda kanser hücresinin öldüğünü söylüyor. Bunun sonucunda, metastatik kolorektal kanser hastalarının sağ kalım oranları ortalama 3 yıla kadar uzuyor ve kolon kanseri kronik bir hastalık olmaya doğru gidiyor. 

 

Eşit tedavi şart!
Hayalinin tüm dünya ülkelerinde hastaların global ölçekte eşit şartlarda tedavi edilmesi olduğunu
dile getiren Prof. Dr. Aykan, hasta bireyin, (hangi ülkeden olursa olsun) eşdeğer koşullarda tedavi edilip aynı ilacı kullanma şansına sahip olacağı günlerin gelmesi umudunda olduğunu söylüyor. 

 

Tümörü küçülten tedavi
Prof. Dr. Faruk Aykan, hastalığın karaciğere sıçraması durumunda önce kemoterapi yapıldığını ve hedefe yönelik ilaçlarla birlikte karaciğerdeki tümörü küçülterek hastanın ameliyata hazır hale
getirildiğini söylüyor. Bunun kolon kanserinde oturmuş bir tedavi biçimi olduğuna dikkat çeken
Aykan, bu durumdaki hastaların kurtulma şanslarının yüksek olduğunu ve günümüz imkânlarıyla
100 hastadan 30’unun bu şanstan yararlandığını belirtiyor. 

 

Hastalar geç kalıyor
Kolorektal kanserlere yakalanan pek çok hastanın tedaviye geç başvurdukları belirtiliyor. Evresine
göre değişmekle birlikte, kolon kanserinde yurtdışında mortalite oranlarının yüzde 25’lere kadar düştüğü biliniyor. Başarı oranını artırmanın yolu farkındalığı artırmaktan geçiyor. Risk grubunda olanların her yaşta, her şeyin yolunda gittiği bireylerin ise 50 yaş itibarıyla kolonoskopi yaptırmaları ve her yıl dışkılarındaki gizli kana baktırmaları gerekiyor. Bunun dışında yaşam tarzının düzenlenmesi ve vücut kitle indeksinin 25’in altında olması da dikkat edilmesi gereken noktalar arasında bulunuyor. Kalori kısıtlamasının ve bol egzersizin ihmal edilmemesi de büyük önem taşıyor. Belirtilerin ciddiye alınması, gerekli tahlil ve yaşam değişikliklerinin yapılması kolon kanseri riskini yüzde 60 oranında azaltabiliyor. 

 

Mahşerin 4 atlısı
Obezite, diyabet, metabolik sendrom ve kolon kanseri birbirleriyle bağlantılı hastalıklar
olarak görülüyor. Araştırmalar ve klinik gözlemler, obezite sorunu olan bir kişide, bir süre sonra
metabolik sendrom geliştiğini gösteriyor. Düşük dozda ensülinin, vücuttaki kan şekerini düşürme etkisi hâkimken, metabolik sendrom ve tip 2 diyabette artan şekere paralel olarak ensülin direnci gelişiyor. Artmış ensülinin ise tümör hücresini büyütücü etkiler yarattığı belirtiliyor. 

 

KRAS testi nedir?
Bütün dünyada ve ülkemizde uygulanan KRAS testi, hastanın tedavi uygulanmadan önce yarar görme oranını saptamayı sağlıyor. Bu verilere bakılarak hastayla ilgili tedavi kararları belirleniyor. Diğer tedaviler 100 hastanın 40’ında cevap almayı hedefleyerek 100 hastaya da uygulanırken, kişiye özel tedaviyle 100 hasta içinden tedaviden faydalanacak hastalar önceden belirleniyor
ve tedavi sadece fayda görecek hastalara uygulanıyor. Bu genetik testin, tüm ileri evre kolon kanseri hastalarına uygulanması ve hastalığın tedavisinin buna göre planlanması gerekiyor. 

 

Göçmenlerdedikkat çeken sorunlar
Kolon kanserinde çevresel faktörlerin etkisi yüzde 85’leri buluyor. Bunun büyük bölümünü yanlış beslenme oluşturuyor. Göçmenler üzerinde yapılan bir çalışma, Japonya’da mide kanserinin çok sık
görüldüğünü, buna karşın Japonya’dan Amerika’ya göç eden ailelerin bir sonraki jenerasyonunda daha çok kolon kanserine rastlandığını gösteriyor. Bunun nedeninin beslenme alışkanlıklarının
değişmesi olduğu belirtiliyor.

Yorumlar
3
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:15

    Annem kolon kanseri yaklaşık bir buçuk sene öncesi teşhis konuldu bir senedir kemoterapi gördü cevap vermeyince kemoterapiyi kestiler son evresinde bununla beraber akciğer ve karaciğerine sıçramış akciğer bitmiş hastanede yattı 14 gün sonra eve gönderdiler yaklaşık bir ayı geçti ne yapmalıyım

    Cevapla
  •  
    18 Nisan 2016 Pazartesi 21:21

    Hocam anemde kolon kanseri iki kere ameliyat oldu ince bagrsaktr su an doktorumuz diyor akcigere scrams ve akcigerde iki tane leke var daha önce ilk ameliyattnda 8defa kemoterapi gurdu 20 günde bir ıkinci ameliyatnda sıcak kemoterapi aldı ve su an tekrar kemoterapi akacak diyor bunun için ne yapmamz

    Cevapla

  • Nutellalı tatlı nasıl yapılır?
    Nutellalı tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:21 İzlenme : 1404

  • Bebek nasıl uyutulur?
    Bebek nasıl uyutulur?

    Süresi : 07:29 İzlenme : 3722

  • Esmer kadınlar için gece makyajı
    Esmer kadınlar için gece makyajı

    Süresi : 02:59 İzlenme : 2559

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 4939

  • Öksürüğe ne iyi gelir?
    Öksürüğe ne iyi gelir?

    Süresi : 01:21 İzlenme : 1958

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön