Menopoz sonrasındaki kanamalar...

Türkiye’de kadınların çoğu, kendilerine özgü hastalıklar konusunda bilinçli ve özenli olmadıkları gibi rutin kontroller için jinekoloğa gitmeyi bile ihmal ediyor. Oysa basit bir muayene, sorunların büyümeden çözülmesi anlamına geliyor.

Menopoz sonrasındaki kanamalar...

Türkiye dünyada kadın hastalıkları denince en çok kanama bozuklukları ve akıntılı hastalıklara rastlanıyor. Bu tür sağlık sorunlarıyla sık karşılaşılmasına rağmen pek çok kadın muayene olmayı çeşitli nedenlerle erteliyor. Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alparslan Baksu, yapılacak jinekolojik bir muayenenin; hastada enfeksiyon olup ol madığını gösterdiğini, rahimde polip ya da miyom tespit etmeye yaradığını, ayrıca yumurtalıklardaki iyi ve kötü huylu kistle tümörlerin belirlenmesi açısından çok yararlı olduğunu dile getiriyor.

 

Kilo önemli!

 Bu noktada (özel durumlar hariç) yılda bir kez yapılacak muayene ve smear testi yeterli oluyor. Kadınların sağlıkları açısından bazı konulara dikkat etmeleri ve hangi belirtinin hangi anlama geldiğini bilmeleriyse konunun olmazsa olmazları arasında bulunuyor. Adet dönemi düzensizliği; hormonlar, miyom, polip veya yumurtalık kistleri gibi sorunlardan kaynaklanabiliyor. Adet düzensizliğine; kişinin aşırı zayıf ya da kilolu olması da yol açabiliyor. Bu sorunun ortadan kaldırılması için nedenin belirlenip çözüme ulaştırılması gerekiyor. Bunların dışında tiroit, polikistik over ya da prolaktin fazlalığı gibi hormonal nedenlerin de adet düzensizliğine sebep olabileceği belirtiliyor. Ara kanamalar doğurganlık çağı ve menopoz sonrası kanamalar olarak iki grupta inceleniyor. Menopoz sonrası kanamalar çok önemli görüldüğünden ciddiye alınması ve mutlaka bir hekime danışılması gerekiyor. 35-40 yaş aralığına kadar olan ve sadece bir kez meydana gelen kanama bozukluklarında telaşlanacak bir durum olmamakla birlikte, birden çok kez tekrarlayan ara kanamalarda doktora başvurmanın ihmal edilmemesine ve ara kanamaların rahim kanseri uyarısı verebileceğine dikkat çekiliyor. Doç. Dr. Baksu, “Erken tanı, rahim içi kanserinin gelişmeden ya da çok erken bir evrede yakalanması ve tedavi şansının artması anlamına geliyor” diyor.

 

Birlikte gidin!

Gebelik süreci, kadınlarda ciddi hormonal, ruhsal, fiziksel ve immünolojik değişikliklere yol açabiliyor. Bu değişiklikleri yaşayan kadının gebelik öncesi haline dönebilmesi için yaptığı doğumlar arasında en az iki yıllık bir süre olması gerekiyor. Enfeksiyon hastalıkları söz konusu olduğunda eşlerin muayeneye birlikte gitmeleri öneriliyor. Doç.Dr. Baksu, “Erkeğin, bu kadar öncelikli olmasa da cinsel fonksiyon bozuklukları, kısırlık tedavisi ve gebelik takiplerinde de partnerinin yanında olması kadına psikolojik yönden büyük destek ve motivasyon sağlıyor” diye konuşuyor.

 

Yazı: Ceyda Erenoğlu

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • "Boşaltılamayan her duygu bedende birikir..."
    "Boşaltılamayan her duygu bedende birikir..."

    Süresi : 07:13 İzlenme : 2964

  • Pişirmeden pasta nasıl yapılır?
    Pişirmeden pasta nasıl yapılır?

    Süresi : 01:07 İzlenme : 1641

  • Yüz şekline uygun saç modeli nasıl belirlenir?
    Yüz şekline uygun saç modeli nasıl...

    Süresi : 02:25 İzlenme : 2360

  • Hipnozla doğum nedir?
    Hipnozla doğum nedir?

    Süresi : 02:58 İzlenme : 905

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 2619

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön