Büyük memeli kadınlarda kanser riski daha mı fazla?

Büyük memeli kadınlarda, kanser riskinin fazla olduğu inanışıyla günümüzde bir çok kadın, önlem olarak meme küçültme ameliyatı yaptırmak istiyor. Bu inanış doğru mu; yoksa ameliyat için özel durumlar mı söz konusu?

Büyük memeli kadınlarda kanser riski daha mı fazla?

Meme kanseri, ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin ilk sırasında bulunuyor. Üstelik bu oran Türkiye ve dünyada her yıl yüzde 2 artıyor. Büyük memeli kadınların kanser riskinin daha fazla olduğu yolundaki inanışı sorduğumuz, Eaos (Avrupa Meme Bilimi Akademisi) öğretim üyesi Op. Dr. Cem Yılmaz, “Bu kadınlarda, meme kanseri riskinin arttığını gösteren bilimsel bir kanıt yok” diyor. Buna karşın “fibrokistik” meme yapısına sahip kadınlarda meme kanserini tespit etmenin birtakım zorlukları bulunuyor. Fibrokistik yapı, genellikle yoğun meme dokusu ile birlikte görüldüğünden, mamografinin değerini azaltıp bu tetkikin negatif sonuç vermesine yol açabiliyor. Bu meme yapısına sahip kadınların mutlaka meme ultrasonografisi, renkli doppler ultrasonografi, uygun görülmesi halinde ise meme MR’ı ile de araştırılmaları gerekiyor.

 

Meme küçültme kanser riskini azaltır

Op. Dr. Cem Yılmaz, meme kanserinin, memenin üst dış kadranına yerleşme eğilimi gösterdiğini, meme küçültme ameliyatlarında pek çok farklı teknik bulunmakla birlikte, üst dış kadranı çıkartacak şekilde yapılacak küçültmenin, teorik olarak meme kanseri riskini azalttığının söylenebileceğini belirtiyor. Konuyla ilgili yapılan en geniş çalışmalardan birinde, meme küçültme ameliyatı olan kadınlarda, olmayanlara göre meme kanseri görülme oranının yüzde 28 daha az olduğu belirtiliyor.

 

Ameliyat öncesi değerlendirme şart

Bu anlamda ameliyat öncesi değerlendirmenin doğru yapılması büyük önem taşıyor. Son dönemde meme küçültme ameliyatlarının artmasıyla ameliyat sırasında alınan dokunun, kanser veya kanser öncülü olarak raporlandığı pek çok vaka gördüklerini söyleyen Yılmaz, “Bu vakaların çoğunda, ameliyat öncesi meme yapısının yaşa ve duruma göre değerlendirilmemiş olduğunu görüyoruz” diyor.

 

Kanser riskinden kurtulmak mümkün mü?

Prensip olarak meme küçültme ameliyatları tek başına, meme kanseri riskini azaltacak bir önlem olarak görülmemesine karşın, Türkiye ve dünyada bu taleple başvuran kadınların sayısı gün geçtikçe artıyor. Op. Dr. Cem Yılmaz, “Ailesinde meme kanseri hikâyesi bulunan kadınların, önlem olarak memelerinin içini boşalttırmak için (profilaktik subkutan mastektomi) bizlere başvurdukları inkâr edilemez bir gerçek” diyor. Avrupa Meme Bilimi Akademisi’ne bağlı birçok merkezde her gün onlarca kadının danışma konseylerine başvurduklarını ve değerlendirmeye tabi tutulduklarını söyleyen Yılmaz, Türkiye’de henüz bu derece ciddi bir yoğunluk olmadığını belirtiyor. Yılmaz, önleyici mastektominin prensip olarak riski belirlenmiş, ameliyat hedefinin neden ve sonuçları konusunda bilgili ve kararlı kadınlara uygulanması gerektiğini söylüyor.

 

Kimler risk altında?

  • Bir kadın daha önce meme kanseri tanısı almışsa.

 

  • Ailede birinci derece akraba olan (anne-baba-kardeş çocuk) iki veya daha fazla kişiye meme kanseri tanısı konmuşsa.

 

  • Ailede erken yaşta meme kanseri tanısı almış birinci derece akraba varsa.

 

  • Ailede yumurtalık veya tüp kaynaklı kanser varlığında.

 

  • Kişide ve ailede meme kanseri riskini artırdığı bilinen genetik bir sorun bulunması halinde bir riskin varlığı söz konusudur.

 

Meme küçültmenin riski var mı?

Önleyici mastektomi uygulanacak kişinin mutlaka uygun yöntemlerle değerlendirilip doğru bilgilendirilmesi gerekiyor ve aşağıda belirtilen bazı risklerin varlığına dikkat çekiliyor.

 

  • Meme küçültme ve memenin önleyici ameliyatla alınması sonrasında ciltte gelişecek yara problemleri ve kalıcı izler.

 

  • Gerek meme küçültme ve gerekse de “önleyici mastektomi” uygulanacak kadının memesinin hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağı gerçeği.

 

  • Sigara içen kişilerin (sigarayı bırakmış olsalar bile) meme başını kaybedebilecekleri bilgisi.

 

  • Önleyici mastektomide mutlaka, meme küçültmede ise bazı tekniklerde kadının emzirmesinin mümkün olamayacağı konusu.

 

  • İlaçla önlem almanın yan etkileri olabileceği ve bunun doğurganlığı etkileyebileceği gerçeği.

 

90 yaş sonrası

Yapılan araştırmalar sonucunda, Türkiye’nin batısında her 9 kadından birinin 90 yaşına kadar meme kanseri ile tanışacağı ve bu rakamın Batı Avrupa ve Kuzey Amerika istatistiklerine oldukça yakın olduğu belirtiliyor.

 

Hazırlayan: Ceyda Erenoğlu

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hipnozla doğum nedir?
    Hipnozla doğum nedir?

    Süresi : 02:58 İzlenme : 861

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 2522

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2277

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24340

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1999

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön