Dikkat! Sıcak ramazan günlerinde kalbinizi korumanın 12 yolu!

Yaz mevsiminde oruç tutacak kişilere kalp sağlığını korumak için öneriler!

Dikkat! Sıcak ramazan günlerinde kalbinizi korumanın 12 yolu!

Ramazan’ın bu yıl sıcak ve uzun yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte oruç tutanların sağlıklarına ekstra özen göstermesi gerekiyor. Uzmanlar özellikle kalp ve damar hastalığı olanların doktora danışmadan oruç tutmamaları gerektiğinin altını çiziyor. Memorial Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Rifat Eralp Ulusoy, kalp hastalarının oruç tutarken nelere dikkat etmesi gerektiği ve oruç tutarken kalp sağlığının korunması hakkında bilgi verdi.

Tansiyon düşüklüğünü engellemek için sahurda bolca su tüketin!

Yaz aylarının sıcak ve uzun geçmesinden dolayı oruç tutacak olan kalp hastalarının kesinlikle dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Özellikle sahurda kalp hastalarının kısıtlı zaman içerisinde fazla miktarda ağır kalorili yiyecekler tüketmekten kaçınması gerekmektedir. Aşırı sıvı kaybına bağlı oluşabilecek tansiyon düşüklüklerini de sahur vaktinde bolca su tüketerek engellemeye çalışmalıdırlar. Tuz tüketilmemesi önerilse de günlük tuz ihtiyacının sağlıklı insanlarda yaklaşık 6-8 gr, tansiyon hastalarında da yaklaşık olarak 3.5-4.5 gr olması gerektiği unutulmamalıdır. Özellikle bu yıl Ramazan ayının yaza denk geldiği düşünülürse, tuz kaybının normalden daha fazla olacağı bir gerçektir.

60 yaş ve üzeri kalp hastaları sıcak havaya dikkat!
Sıcak havada oruç tutarken açlığın bilincinde olunmalıdır. Özellikle 15-64 yaş arası grupta hava sıcaklığının 20 C° üzerine çıkması ile birlikte bu grupta ölüm ile ilgili bir istatistiksel bulgu saptanmamışken; 65 yaş üzeri insanlarda ise hava sıcaklığının her 1 C° artışı için % 2’lik ölüm oranında artış olarak saptanmıştır. Bu bilimsel çalışmalarda; erkeklerin havanın ısınmasından daha fazla etkilendiği ve 60 yaş üzerinde kalp damar olaylarına daha sık rastlandığı görülmüştür. Bayanlarda ise 70 ve üzeri grubunda etkilenme saptanmıştır. Tüm bu araştırmalardan yola çıkılarak sıcak havada aç olarak dışarıda dolaşmaması gereken yaş grubu, sağlıklı bile olsa, özellikle 60 yaş ve üzeri insanlardır. Sıcağın kalp-damar dolaşımı üzerindeki istenmeyen etkileri, sıvı ve tuz kaybıdır. Sıvı ve tuz kaybı sonucunda ise kanın akışkanlığında azalma olacaktır. Ayrıca böbreklerin suyu tutmak için devreye girmesi sonucu, damarları büzüştürücü etki yapması ve suyu tutarak kan basıncını daha da artırması kalbin üzerine fazladan bir yük bindirdiği gibi böbrek fonksiyonunu da bozar. Kalp yetmezliği hastalarında görülen sıcağa adaptasyon zorluğu ve bunun sonucunda hayati organlara kan akımında azalma hayatı tehdit edici durumları (Kalp krizi, ritim bozukluğu vb) ortaya çıkarır.

Doktorunuza danışmadan oruç tutmayın!
Kap hastalarının kardiyolog hekime danışarak kontrol altında oruç tutmaları gerekmektedir. Sıcak ve güneşten kaçınılmalı, ilaçlar aksatılmamalı, yeterli sıvı alınmalı ve aşırı egzersizden sakınılarak oruç tutulmalıdır. Kritik durumdaki kalp hastalarının kesinlikle oruç tutmaması gereklidir. Özellikle hızlı bir şekilde kalp yetmezliği gelişebilen orta-ağır kalp yetmezliği bulunan vakalar, diyabet hastalığına eşlik eden hipertansiyon ve koroner damar problemi bulunanlar, diyabet hastalığına eşlik eden koroner balon-stent uygulaması ve koroner cerrahi geçiren hastalar, böbrek problemi olup bununla beraber kalp damar rahatsızlığı olanlar mümkünse oruç tutmamalıdırlar.

 

Yaz mevsiminde oruç tutacak kişilere kalp sağlığını korumak için öneriler;

  • Yağlı, bol kalorili yiyeceklerden kaçınılmalı, taze sebze ve meyve tüketilmeye çalışılmalıdır. Hazır ve raf ömrü uzatılmış gıdalara dikkat edilmelidir.
  • Sıcak havalarda 3.5-4 lt günde su tüketilmelidir. Bu miktar sadece tüketilmesi gerekli su olup, soda, kola, çay, kahve vb sıvıları içermemektedir.
  • Sıcak havalarda açık renkli, hafif, pamuklu, rahat ve bol, terleme ile vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı giysiler kullanılmalıdır.
  • Özellikle, yaz aylarında, güneşin en tepede olduğu saatlerde açıkta dolaşılmamalıdır.
  • Soda, kola ve maden suyu gibi içeceklerin aşırı tüketimine dikkat edilmeli ve bu içeceklerin kan basıncını artırabileceği unutulmamalıdır.
  • Denize sabah ve akşam saatlerinde, mümkünse güneşin en eğik olduğu saatlerde girilmelidir. Kumda güneş banyosunun özellikle kalp hastaları için uygun olmadığı, kalp hastalarının açıkta yüzmemesinin daha uygun olduğu akılda tutulmalıdır.
  • Özellikle koroner kalp hastalığı bulunanlarda oruç tutarken oluşan uzun süreli açlığın, yüksek kalorili ve yağlı gıdalarla giderilmesi durumunda kalp krizi riski artabilir. Bu nedenle ağır kalorili gıdalar yerine sindirimi daha kolay olan makarna vb veya hoşaf, kızartma yerine fırında pişirilmiş veya buğulanmış yemeklerin tercih edilmelidir. Porsiyonların ölçülü seçilmesi, ayrıca her bir lokmanın eğer yapılabilirse en az 15-20 kez çiğnenmesi gerekmektedir. Düzgün çiğnenmeden yutulan yiyecekler sindirim sistemini ve dolayısıyla kalbi yoracaktır.
  • İftarda ilk seferde mümkün olduğunca az yemek yenilmeli, günlük kalori miktarı sahur dahil olmak üzere 3-4'e bölünmeli, iftar yemekleri hızlı ve yeterince çiğnenmeden yenilmemeli, yemek süresi mümkün olduğu kadar uzatılmalı, hafif bir çorba ile veya bir salata ile başlanıp bir süre yemeğe ara verildikten sonra ana yemeğe devam edilmelidir.
  • Mide-bağırsak sistemini sıkıntıya sokacak baharat ve soslardan uzak durulmalıdır.
  • Oruç tutmak isteyen kalp hastaları kendi durumları hakkında doktorlarını bilgilendirerek, görüş ve öneriler doğrultusunda hareket etmelidirler. İlaç düzenlemelerini de doktorları ile birlikte yapmaları gerekmektedir. Kalp ameliyatı olan kişiler, kalbine stent ya da balon gibi işlem yapılmış olanlar, kalbine kalp kapağı takılmış olanlar, kalbinde kalp pili taşıyanlar doktorlarına oruç tutup tutamayacaklarını sormalıdırlar. Çünkü açlık süresi yaklaşık olarak oruç esnasında 15-16 saati bulmaktadır. Bu zaman süresinde ilaç kullanılmaması veya ilaçların iftar ve sahur arasına sıkıştırılması ilaç etkileşimleri ile birlikte bu duruma adapte olmaya çalışan hastalıklı organizmayı zorlayacağı bir gerçektir.
  • Uykunun bölünmesine aldırış edilmeden mutlaka sahura kalkılmalıdır. Mümkünse uyku süresi 7 saatten az ya da fazla olmamalıdır.
  • Sigara içenler, iftardan sahura kadar geçen süre içinde mümkün olduğu kadar az sigara tüketmelidir. Vücudun dengesinin bozulmaması için iftara kesinlikle sigara içerek başlanılmamalıdır.

 

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24088

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1843

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1652

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9685

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 952

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön