Yeni Medya Ana Sayfa
ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Selenyum hangi hastalıklara iyi gelir, hangi besinlerde bulunur?

Selenyum vücudun sağlıklı kalmak için ihtiyaç duyduğu maddelerden biridir. Selenyum; üreme, tiroid bezi, DNA fonksiyonları ve enfeksiyon gibi durumların vücuda verebileceği zararları önlemeye çalışır. 


Bağışıklığı arttıran, serbest radikal hasarına ve iltihabına karşı savunma yapan antioksidan aktiviteye katılan selenyum; insan vücudu için son derece hayati bir mineraldir ve sağlıklı bir metabolizmanın korunmasında anahtar rol oynamaktadır.

 

Selenyum nedir?

 

Selenyum, vücudun hastalıklara ve strese karşı direncini arttırır. Antioksidan aktivitedeki rolünden dolayı serbest radikal hasarını ve iltihabı düşürür. Bu, selenyumun, kanserin yaygın biçimlerini önlemeye, virüslerle mücadele etmeye, kalp hastalığına karşı savunmaya yardımcı olarak ve astım gibi diğer ciddi koşullarla ilişkili semptomları yavaşlatarak vücudunuza yarar sağladığı anlamına gelir.

 

Selenyum eksikliğinde bağışıklık sistemimiz ve karaciğerimiz bütün tehlikelere açık hale gelir. Selenyum, vücut için çok önemli olmasına rağmen, çoğu insanın depolamada eksik kaldığı bir mineraldir. Selenyum eksikliği gençlerden yaşlılara her yaştan insan için oldukça yaygın ve önemli bir problem.   

 

Selenyum eksikliğinin sebepleri nelerdir?


Selenyum toprakta ve besin kaynaklarında bulunur. İnsanlar için, selenyum almanın temel yolu yiyecek, su ardından hava yoluyla da mümkündür. Toprağın içeriğindeki selenyum yere göre değişiklik gösterir: örneğin, araştırmalara göre Avrupa’nın ve Afrika’nın bazı bölgeleri selenyum seviyesi açısından fakirdir ve bu durum o bölgede yaşayan insanların da benzer şekilde bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu şeklinde yorumlanabilmektedir.


Yine başka araştırmalarda selenyumun kandaki değerinin düşmesi sonucunda Avrupa’daki bazı ülkelerde sağlık açısından endişe yaratan durumların ortaya çıkabileceği görülmüştür. Sağlık otoriteleri selenyum eksikliğinden kaynaklı bazı komplikasyonların ortaya çıkabileceğinden endişeleniyor.


Bu endişelerden en önemlisi, kanser ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıkların daha yagın hale gelmesi. Yiyeceklerde bile, selenyum miktarı daha çok o besin maddesinin yetiştiği toprakla ilgilidir. Aynı yiyecek dahi, başka bir yerde yetişmişse eğer, selenyum açısından fakir bir durumda olabilir ve bu da o yiyecekten gelecek olan faydanın düşmesine sebep olabilir. Selenyum eksikliğinin artan erken ölüm riskiyle, bağışıklık sisteminin zayıf olmasıyla ve mental hastalıkların artmasında rol sahibi olduğu düşünülmektedir. Günlük önerilen miktar yetişkinlerde 55 mcg olsa da, 125 mcg ye kadarın asıl günlük ihtiyaçları karşılamaya yetebildiği öne sürülüyor 

 

 

Selenyum eksikliğinin sonuçları nelerdir?


• Kronik mikrobik hepatit mikrobunda daha yüksek ölüm oranları
• AIDS hastalarında daha yüksek ölüm oranları
• Daha yüksek oranda mikrobik hastalıklara yakalanma ihtimali 
• Lenf, meme, prostat, kolon, akciğer, deri, mide ve karaciğer kanser türlerinin görülmelerinde artış
• Sıklıkla görülen soğuk algınlığı ve grip
• Tüm enfeksiyon tiplerine maruz kalmada hassasiyet
• Serviksin papilloma virüsüne sürekli olarak yakalanması
• Deride ve genital bölgelerde tedavisi mümkün olmayan siğiller
• Herpes virüsüne daimi olarak maruz kalmak
• Karaciğer hastalıklarının çoğu türünde artış
• Tiroid hastalığında artış, tiroid kanserinde artış
• Artan allerjiler ve kimyasal hassasiyetler
• Enfeksiyonel problemlerde artış
• Otoimmün hastalıklarda artış
• Daha yüksek miktarda kalp hastalığı riski 
• Bilişsel gerilemelere sebep olur

Bu görmüş olduğunuz sonuçlar oldukça ciddi ve çoğu insan bu hastalıkların selenyum adındaki basit bir mineralin eksikliğinden kaynaklandığına inanmakta zorlanıyor. Ancak selenyumun vücuttaki fonksiyonunu ve nasıl çalıştığını anladığınız taktirde durum şaşırtıcı olmaktan çıkıyor. Selenyum, hücrelerinizin ve DNA’larınızın koruyucusu görevindedir.

 


Selenyumun tümörlü hücrelerin ölümünde yardımcı olduğu görülmüştür ve kanser türlerinde düşük selenyum miktarı başarısız sonuçlara sebep olabilmektedir. Toprak açısından fakir selenyumlu bölgelerde yaşayan kimselerin daha az selenyum aldığı, dolayısıyla da kanser vakalarının o tip bölgelerde daha sık görüldüğü bilinir.

 

Araştırmalara göre, selenyum miktarını yeterince alan erkek bireylerde, selenyum az alan bireylere kıyasla %65’e varan daha az ilerlemiş prostat kanseri görülme ihtimali mevcuttur.


Destekleyici bir biçimde, kemoterapi alan kanser hastaları selenyum kullanarak bu ilacın yan etkilerini azaltabilirler. 2-3 aylık bir selenyum desteğiyle, kemoterapi kaynaklı saç kaybı, mide bulantısı, karın bölgesi ağrıları, zayıflık ve iştah kaybı gibi yan etkiler, destekleyici selenyum kullanmayan kişilere göre ciddi şekilde azalmaktadır.


Araştırmalar göstermektedir ki düşük selenyum seviyeleri kanser türlerinin çoğuna davetiye çıkarmaktadır ve buna karaciğer kanseri de dahildir. Selenyum desteği, kronik karaciğer hastalıklarında hayati bir önem taşır, çünkü kanser riskini azaltmaktadır. Selenyum karaciğerinizin toksinlerden temizlenmesini sağlar. Bazı araştırmalara göre selenyum seviyelerinin siroz ve hepatitler gibi karaciğeri etkileyen hastalıkların doğrudan ilişki içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır.

 

 

Hashimoto hastalığı ile selenyum eksikliği arasındaki ilişki nedir?

 

Hashimoto tiroidi; tiroid bezinin bağışıklık sistemi tarafından yok edilmeye başlamasıyla başlayan otoimmün bir hastalıktır. Bu durumda, bağışıklık hücreleri bu anahtar enzimin hormon üretimini durdurmasını sağlayan bir antikor üretmeye başlarlar. Adı, tiroid peroksidaz ya da tiroglobülindir. Bu tiroid hormonlarının bloklanmasını sağlar.

Hashimoto tiroidi, guatr hastalığının da birincil sebebi olarak kabul edilir. Bu hastalıkta genetik faktörler ve ailedeki hikayelerin önemi kadar çevresel faktörler de önemlidir. Ayrıca, genetik olarak yatkınlığı olan kimselerde meydana gelen bazı enfeksiyonel hastalıklardan, aşırı iyot alımından, selenyum eksikliğinden ve bazı ilaçların kullanımından sonra bu hastalık meydana gelebilir. Hashimoto hastalığı, tiroid hormonunun bozulması sonucu hipotiroidizm olarak ortaya çıkar.

Hashimoto tiroidi şu şekillerde ortaya çıkar;
1) tiroid bezinde büyüme, guatr
2) tiroid peroksidaz ve tiroglobüline karşı yüksek seviyede antikor
3) ultrasonda görülen büyümüş tiroid.

 

Hashimoto hastaları, ağırlıkları değişen farklı semptomlar gösterebilirler. Bazı hastalarda hiç semptom görülmediği gibi bazı hastalar da ağır şekilde belirti gösterebilirler. Vaka ilerledikçe, hipotiroidizm semptomları da yavaş yavaş farkedilir olmaya başlar; aşırı yorgunluk, kilo alımı, kabızlık, depresyon, kuru cilt, saç dökülmesi, soğuğa karşı hassasiyet, guatr...

Tiroid bezi zamanla parçalandığı için bu semptomlar giderek şiddetlenebilir. Ayrıca Hashitoksisite denilen bir başka durumu da yaşamaya başlayabilirler, bu belirtiler de şöyledir; anksiyete, kilo kaybı, titreme, terleme, uykusuzluk, kalp atışında hızlanma, guatr, deri incelmesi.

Hashitoksisite, tiroid foliküllerinin bozulması sonucunda meydana gelir, bu da aşırı tiroid hormonuna sebep olur. Ancak, hastalık ilerledikçe, semptomlar hipotirodizme benzerlik göstermeye başlar. Başka hastalıklarla olan ilişkilerini, sebeplerini, bazı başka metabolik hastalıkları da aşağıda okuyabilirsiniz.

 

 

Çölyak ile Hashimoto arasındaki bağlantıyı açıklamak üzere bir sürü araştırma yapılmıştır. İkisi de metabolik rahatsızlık olduğu için aralarında mutlaka bir bağlantı olması beklenmekteydi ve nihayet bulundu da. Araştırmanın sonucuna göre Çölyak hastalığına sebep olan genin, %50 oranında Hashimoto hastalığına yakalanan kişilerde de olduğu sonucu netleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca başka bir araştırmada Çölyak hastalarında yapılan bir antikor taramasında, 184 kişinin %21 kadarı Hashimoto pozitif sonuç vermiştir.

 

 

Ne kadar selenyuma ihtiyacınız var?

Şunu unutmamak gerekir ki eğer yiyeceklerinizden düzenli bir şekilde selenyum alıyorsanız, daha fazlasını almaya gerek yoktur. Araştırmalara göre, düşük selenyumlu kişilerde ek kullanım fayda gerekebilir, ancak yeterli seviyede selenyum alan bireylerde ek kullanım zararlı etkiler yapabilir. Bu yüzden kişilerin bilinçsiz bir şekilde selenyum ek maddelerini kullanmamaları gerekir. Vücudunuzun bir günde ihtiyaç duyduğu selenyum yaşa göre değişiklik gösterir. Bir yetişkin için güvenli ve yeterli selenyum dozu günde 100 mcg ile 400 mcg arasında değişmektedir. Aşağıdaki listede mikrogram üzerinden ihtiyaç duyulan selenyum miktarları verilmiştir. 

 

Yaş

Önerilen miktar

Doğumdan 6 aya kadar

15 mcg

7-12 ay arası

20 mcg

1-3 yaş arası

20 mcg

4-8 yaş arası

30 mcg

9-13 yaş arası

40 mcg

14-18 yaş arası

55 mcg

19-50 yaş arası

55 mcg

51-70 yaş arası

55 mcg

71 yaş ve üzeri

55 mcg

Hamile kadınlar ve yaşlı kadınlar

60 mcg

Emziren kadınlar

70 mcg

   

  

 

 

Selenyum zararlı olabilir mi?


Genel anlamda, selenyum oldukça güvenlidir, çünkü hem insanlar hem de hayvanlar için fazlasıyla önemlidir. Ancak, sizin için iyi olması; ne kadar fazla tüketirseniz o kadar çok fayda sağlayacağınız anlamına gelmiyor. Eğer fazla tüketilirse olabilir. Örneğin Brezilya cevizi, (her cevizde 68-91 mcg kadar) çok ciddi derecede selenyum içerir. Fazla tüketildiğinde günde önerilen miktarın aşılmasına sebep olur. Aşırı dozda selenyum alımı, nefes almakta zorlama, titreme, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi bazı rahatsızlıklara sebep olabilir.
Selenyumun üst limiti ise aşağıdaki listede verilmiştir.

 

Yaş

Üst Limit

Doğumdan 6 ay sonraya

45 mcg

7-12 yaş arası

60 mcg

1-3 yaş arası

90 mcg

4-8 yaş arası

150 mcg

9-13 yaş arası

280 mcg

14-18 yaş arası

400 mcg

Yetişkinler

400 mcg

 

 

 

Selenyumu yiyeceklerden almak mümkün müdür?

Yiyeceklerdeki selenyum miktarı yetiştikleri toprakta ne kadar selenyum olduğuyla doğru orantılıdır. Normalde, selenyum Brezilya cevizi, et, deniz ürünleri, tam tahıllar, buğday, sarımsak, su yosunu, şeker kamışı, soğan ve reishi mantarı gibi gıda maddelerinde bulunur. Her ne kadar doğal ortamında yakalanan deniz ürünlerinde daha fazla selenyum bulunsa da, çoğu deniz ürünü de çiftliklerde insan kullanımı için üretilmektedir. Topraktaki selenyum miktarı tahmin edilebilir değildir, ihtiyaç olanı da her zaman gıdalardan almak mümkün olmayabilir, hele de bir virüs ile savaş içerisindeyse vücut. Selenyum açısından fakir toprak ve kötü bir beslenmenin dışında, selenyum eksikliğine sebep olabilecek sebepler arasında; ağır metallere maruz kalmak, kurşun ve cıva gibi önceki dönemlerde kemoterapi görmüş olmak, gastrit, crohn’s, kolit ve çölyak gibi bağırsak rahatsızlıklarını sayabiliriz.

Hangi yiyeceklerde selenyum bulunur?


Selenyum içerisindeki doğal gıdalar, kümes hayvanları ve bazı et türlerine ek olarak Brezilya fıstığı, yumurta, karaciğer, ton balığı, morina ve ayçiçeği tohumları içerir.

 

Selenyumun en çok bulunduğu yiyecekler

 

  1. Brezilya cevizi

1 avuç: 607 mcg

  1. Yumurta

1 orta boy yumurta: 46 mcg

  1. Ayçiçeği çekirdeği

1 avuç: 105 mcg

  1. Ciğer (Kuzudan)

3 oz: 99 mcg

  1. Kayabalıığı

3 oz: 64 mcg

  1. Tonbalığı

3 oz: 64 mcg

  1. Ringa Balığı

3 oz: 39 mcg

  1. Tavuk göğsü

3 oz: 33.2 mcg

  1. Somon balığı

3 oz: 31 mcg

  1. Hindi

3 oz: 25 mcg

  1. Chia tohumu

1 oz: 15.6 mcg

  1. Mantar

1 avuç: 15 mcg

 

 

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ
Daha Fazla Göster