Facebook ve Twitter, kaygı ve uykusuzluk nedeniyle davranış bozukluğu yapıyor mu?

İngiltere Salford Üniversitesi’nde sosyal medya ile ilgili yapılan araştırma tartışmaya neden oldu...

Facebook ve Twitter, kaygı ve uykusuzluk nedeniyle davranış bozukluğu yapıyor mu?

İngiltere Salford Üniversitesi’nde sosyal medya ile ilgili yapılan araştırma tartışmaya neden oldu. Çünkü araştırmaya göre, Facebook ve Twitter’ın anksiyeteye yani kaygıya ve uyku bozukluğuna neden olduğu, davranışları olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiş.

 

Peki gerçekten sıklıkla kullandığımız Facebook ve Twitter, kaygıya, ruhsal sıkıntıya neden olur mu? Bu soruyu uzmanlara ve sosyal medyayı yoğun olarak kullanan isimlere sorduk.

 

Uzmanlar, sosyal medya araçlarının ‘bağımlılık’ derecesinde kullanımının anksiyeteye yani kaygı bozukluğuna neden olabileceğine dikkat çekiyor.

 

Facebook ve Twitter takipçileri içinse durum farklı. Kimi hiçbir rahatsızlık duymadığını, kimileri ise özellikle Twitter’daki atışmaların bu araştırmayı doğrular nitelikte olduğunu söylüyor.

 

Gazeteci-Yazar Rahşan Gülşan:

Twitter başta çok eğlenceliydi, ama sonra büyük kalabalıkların keşfetmeye başlamasıyla bu siteye hâkim dil bir anda değişti. Ağırlıklı olarak linç kültürü hâkim oldu. Üstelik linç edilmek için illa ünlü olmanız da gerekmiyor. Kendi isimleriyle kayıtlı olmayan insanlar yaşama dair eksikliklerini Twitter’da doldurmaya çalışıyor. Ama asıl sıkıntıyı gözlemleyebildiğim kadarıyla fenomen adı verilen ve Twitter’da popülerlik yakalamış kullanıcılar yaşıyor bence. Hem günlük yaşamda maddi ve manevi karşılığı olmayan bir şöhretle ne yapacaklarını bilemez haldeler hem de Twitter’ı şöhret olma yolu olarak gördükleri için sorunuzda saydığınız tüm yan etkileri fazlasıyla yaşıyorlar.

 

Az takipçili kullanıcılar için bu tarz sosyal ağlar nasıl bir rahatlama aracıysa, çok takipçili isimler için günlük hayata yansıyabilen anksiyete kaynağı olabiliyorlar. Ben de zaman zaman hem Twitter’a hâkim olan cinsiyetçi, ayrımcı, ötekileştirici dilin büyük kalabalıklar tarafından benimsenmiş olmasına şaşırıyorum ve bundan çok bunalıyorum. Twitter’dan kendimi kaptırdığım, ülkeyi kurtaracağız ortak ütopyasından uyanıp günlük hayatla yüzleştiğimde ben de aynı sıkıntıları yaşıyorum.

 

Karikatürist- Mehmet Çağçağ : ‘Facebook’tan çıkınca sanki dünya ile göbek bağları kopuyor’

Ben Twitter kullanmıyorum. Facebook’a yetişemiyorum. Çevremdeki küçük çocuklarda gözlemlediğim bir şey var; Facebook ile dünyaya bağlanma ve sosyalleşme sonrası, Facebook’tan koptuğu anda dünya ile göbek bağı kopmuş gibi endişe, sıkıntı gözlemledim. Bu nedenle oğlum ile Facebook arasına mesafe koydum. Daha 10 yaşında ve neler olup bittiğini merak ediyor, bunu bir ilişki zannediyor. Sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de benzer durumları gözlemledim.

 

AK Parti Milletvekili Nursuna Memecan: ‘Başına büyük felaket açanları görenler endişelenebilir’

Ben iyi bir sosyal medya kullanıcısı değilim. Sosyal medyada çok fazla olmayı tercih etmiyorum. Ama kullananlarda da öyle bir endişeye rastlamadım. Gerçi bir sürü insanın başına sorumsuzca kullanımlarından dolayı gelenleri gördükçe, başkalarının endişeye kapılabileceklerini düşünüyorum. Bazı insanlar aklına geleni yazıp başlarına büyük felaketler açtıklarından dolayı başka insanlar böyle bir endişeye kapılabilir. Belki de bundan ötürü ben tercih etmiyorum Twitter’da yazmayı. Başkaları paylaşmayı daha çok seviyorlar. Ben çocukluğumdan beri paylaşmayı sevmiyorum. Bundan ötürü de olabilir.

 

Radyocu-DJ Cem Ceminay: ‘Twitter kullanıcıları arasında panik atak geçirenler var’

Bende herhangi bir rahatsızlık yok. Ama Twitter kullanıcıları arasında panik atak geçirenler var ve her şeyi yanlış yere çekiyorlar, yanlış anlıyorlar. Bir olumsuz tarafları ortaya çıkıyor. Kibarca uyarıldıklarında farkına varıyorlar ama her zaman kibar davranmıyorlar ve atışmaya başlıyorlar. Sadece sıradan insanlarda değil ünlülerde de oluyor. Gelen yanıtlardaki negatif havayı olumsuz yöne çektiğinde daha da olumsuz hale geliyor. Biraz anlayışlı olmak gerekiyor. Bence doğru bir araştırma, anksiyete belirtileri kendini çok belirgin olarak gösteriyor. Takipçileri olanların çoğu devamlı olay yaratan tipler. Millet bundan hoşlanıyor. Ben şununla şurada kapıştım, döveceğim dediğinde olay oluyor.

 

Oyuncu- Behzat Uygur: ‘Uyku bozukluğum Twitter’dan değil’

Bende uyku bozukluğu var ama bu Twitter’dan değil, tiyatro yaptığım için. Sosyal medyanın kaygı bozukluğuna neden olup olmadığı ne kadar kullanıldığına bağlı bence. Hakikaten adı üstünde sosyal olarak kullanıyorsanız, yerinde ve zamanında kullanıyorsanız eğlenceli bulabilirsiniz.

 

Gazeteci-Yazar Mümtaz’er Türköne: ‘Gerçek dünyadan kopuyor muyum diye soruyorum’

Sosyal medyayı ben de yoğun bir şekilde kullanıyorum. Bazen kendi kendime soruyorum gerçek hayatla bağımı koparıyorum mu diye. Sosyal medyada yer alan kişiler toplumu temsil etmiyorlar. Yapay bir dünya oluşturuluyor. Gerçek dünya ile sanal medya arasında ciddi bozukluk var. İnsanı şu anlamda etkiliyor, gerçek hayatta insanların tepkileri ile acaba soysa medyada gördüğüm tepkileri aynımı değil mi? Şunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Doğrumu yapıyorum acaba bu sosyal medyadan gelen etkilere açık olmakla?

 

Adli Tıp Uzmanı Sevil Atasoy: ‘Tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan’

Sosyal medya anksiyeteye neden olur mu?’ sorusu “Tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurtamı tavuktan çıkar?” gibi bir soru. Sosyal medya kullanıcılarında anksiyete oluşabileceğini değil de zaten uyku bozukluğu ve kaygılı olanın kendisini sosyal medyaya adadığını düşünüyorum. Var olan bir altyapı var gibi geliyor. Ve sosyal medya onu doyuran, ona destek olan bir mecra. Ben çok yoğun kullanmıyorum. Bir iletişim aracı olarak kullanıyorum. Dolayısıyla akılcı bir biçimde kullanıldığı takdirde geniş kitlelere ulaştırabildiğiniz bir ortam. O açıdan değerli görüyorum.

 

Gazeteci-Yazar Ahmet Hakan: ‘Ben gece mışıl mışıl uyuyorum’

Bu konuyla ilgili bir araştırma yapmadım, bir gözlemim yok. Kendi adıma şunu söyleyebilirim sosyal medyayı kullandığım için bir sağlık sorunu yaşamadım, yaşamıyorum. Sanılanın aksine Twitter’ı çok da yoğun bir şekilde kullanmıyorum. Sadece belli zaman dilimlerinde yoğun olarak kullanıyorum. Belki bu durum bütün gününü Twitter’da geçiriyor gibi bir izlenim uyandırmış olabilir. Twitter’ı kullandığım için bir kaygı bozukluğu yaşamıyorum. Yatar yatmaz mışıl mışıl uyuyorum.

 

Bizde bu tür rahatsızlıklara yol açacak yoğun bir kullanım var mı yok mu emin değilim. Hiçbir gözlem yapmadım. Ayrıca bu tür araştırmaların da sağlıklı olduğu kanaatinde değilim. Herkesin mizacı, kişiliği farklı. Çok az kullanan da rahatsızlıklara maruz kalanlar olabileceği gibi çok kullananlarda da hiçbir rahatsızlık olmayabilir.

 

Haber: Tülay Şubatlı

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24159

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1878

  • Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?
    Pet şişelerin altındaki numaralar ne demek?

    Süresi : İzlenme : 1674

  • Kamasutra pozisyonları
    Kamasutra pozisyonları

    Süresi : 00:42 İzlenme : 9720

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 966

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön