Osmanlı'dan kalma mirasımız Hasbahçe'ye yolculuk

Türk bahçesi seyredilmez, içinde yaşanır. En büyük marifet bahçenin yerini seçmektir; bina daha sonra gelir.

Osmanlı'dan kalma mirasımız Hasbahçe'ye yolculuk

Türk bahçe kültürünün en önemli özelliği doğaya duyulan saygıdır... Bahçe sanatı ve tarihi ile ilgilenenler dışında pek de bilinmeyen bir konudur Türk Bahçesi. Bu açıdan ilk yazımda, “Türk veya Osmanlı bahçesi nedir? Hangi dönem Klasik Türk bahçesini temsil eder? Türk bahçeciliği diğer kültürlerle karşılaştırıldığında ne gibi özellikler ortaya koyar?” tarzı genel soruları cevaplamaya çalışacağım. Türk bahçeciliğinin en verimli, zengin dönemi 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar geçen süreyi kapsar. Bu dönemde Osmanlı bahçeciliği farklı açılardan kendi coğrafyası dışındaki kültürleri etkilerken, en üst düzeyine ulaşmıştır. Batıda 19. yüzyılda keşfedilen peyzajlı mezarlıkların esin kaynağı da İstanbul’daki Osmanlı mezarlıklarıdır. 

 

OSMANLI SARAY YEMEKLERİ Osmanlı Saray Mutfağı’nda hangi ... OSMANLI’DA HAMAM RİTÜELLERİ Osmanlı’da hamamlar hem temizlen...



Bu dönemde yapılmış Osmanlı bahçelerinin en önemli karakteristiği ise doğaya duyulan saygıdır. Sufizm ile beslenen bu felsefe tabiatta varolan her şeyi Tanrı’nın yansıması olarak görür. Hal böyle olunca bu dünyada kendi cennetlerini yaratmak isteyen Osmanlılar çok ufak rötuşlar dışında doğayı kendi haline bırakmayı tercih etmiştir. Burada maharet en uygun yeri seçmektir. Türklerin göçebelik yıllarında edindikleri bu deneyim sonuçlarını 15 ve 16. yüzyıl, İstanbul İmparatorluk bahçelerinde açıkça gösterir. Grek tarihçi Kristovoulos, Topkapı sarayı bahçelerini 1465 yılında şöyle tasvir eder: “Bu çok büyük ve hoş bahçede çeşitli bitki ve ağaçlar bolluk içinde enfes meyveler verir. Soğuk, berrak ve içilebilir sular her köşeden şırıldayarak akar, güzelim ağaçlar ve çayırlar gözü okşar. Kuşlar cıvıldayarak etrafta uçuşurlar”.

 



Özetlersek, Türk bahçesi seyredilmez, içinde yaşanır. En büyük marifet bahçenin yerini seçmektir; bina daha sonra gelir. Su hissi mümkün olduğunca doğal kaynaklardan sağlanır, ufak boyutlu çeşme ve havuzlar bahçeye serpiştirilir. İstanbul’un Türk bahçeciliğindeki yeri de yadsınamaz. Dünyanın en güzel setli bahçeleri bu şehirde inşa edilmiştir. Klasik Osmanlı bahçesinin en yakın örneği Moğol bahçeleridir. Çin’de Yuan hanedanı (1271-1368) devrinde yapılmış bu bahçeleri; pagodaların, köprülerin, açıkhava platformlarının, çadırların ve çesmelerin tabiata serbest bir şekilde serpiştirilmesi şeklinde tanımlayabiliriz. Pekin’deki Beihai bahçeleri bunun iyi bir örneğidir. Klasik Osmanlı bahçesinde klasik Batı medeniyetlerinin etkileri de önemli bir yer tutar. Bizans’tan kalan bahçeler, bağlar, su yolları ve sarnıçlar İstanbul’da yeşeren Osmanlı bahçeciliğiyle doğrudan ilgilidir. Bu etki, klasik devre ait çok değerli botanik literatüründe Osmanlıların eline geçmesiyle devam eder. 17. yüzyıla kadar İstanbul’da yapılmış Osmanlı bahçeleri için antik çağın ruhunu yaşatan son örnekler denilebilir. Her bahçe kültüründe olduğu gibi Osmanlı bahçesinde iç ve dış mekanların ahengi çok önemlidir. Bu uyumu sağlamak için uygulanan farklı metodlarını anlamak açısından 16. yüzyıl Osmanlı bahçelerini çağdaşı İtalyan Rönesans bahçesiyle karşılaşmak aydınlatıcı olabilir. Rönesans İtalyasında iç ve dış mekanın ahengi mimarinin doğaya taşması sonucu elde edilir. Açık hava odaları, heykeller, büyük merdivenler ve teraslar yapının etrafını sarar. Osmanlı’da ise tam tersi olur, doğa mimarinin içine girer. Çinilerde resmedilmiş bitkisel motifler, sebillerde akan sular ve muhteşem dokumalar bize daima tabiatı hatırlatır. Osmanlı bahçelerinin, 18. yüzyıl natürel İngiliz bahçelerine benzetildiği de olmuştur. Lakin felsefeleri ve etkilendikleri kaynaklar çok farklıdır. İngilizler, Claude Lorraine ve Gaspard PoussIn gibi sanatçıların manzara resimlerinden etkilenip tümüyle insan yapısı doğal kompozisyonlar yaratırken; Osmanlılar en büyük ‘Sanatçı’ ve onun eseri tabiattan ilham alıp bahçelerine neredeyse hiç müdahale etmezler.

 

Osmanlı İmparatorluğu'nu yöneten kadın sultanlar
+6
Ayşe Hafsa Valide Sultan Büyük Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim'in ikinci eşi olan Ayşe Hafsa Sultan, Kanuni Sultan Süleyman, Hatice Sultan, Fatma Sultan ile Hafsa Sultan'ın annesi. Oğlu, Süleyman'ın tahta çıkmasıyla ‘Valide Sultan' unvanını kazanan Hafsa Sultan hem eşi Yavuz Sultan Selim hem de oğlu Kanuni Sultan Süleyman zamanında harem ve devlet yönetiminde söz sahibi oldu.

 

 

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 4923

  • Pişirmeden pasta nasıl yapılır?
    Pişirmeden pasta nasıl yapılır?

    Süresi : 01:07 İzlenme : 1688

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2312

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 2024

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 1019

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön