Ivana Sert'in kitabı

Şu ömrümün yarısını kitap editörlüğüne yarısını da gazeteciliğe verdim, yayın dünyasında son bir kaç yıldır şahit olduğum kadar rezalete ömrümce şahit olmadım.

Bizimla değilsın Ivana!

Efendim birincisi yayınevleri insanları kısa sürede şuna inandırdı: Kitap mı yazdın? Yayınlanmasını mı istiyorsun? Pamuk eller cebe! Pardon? Öyle şey olmaz, yayınevi bir kitabı yayınlamak istiyorsa yazarına telif öder ve yayınlar. Yayınlanmaya değer bulmuyorsa da yayınlamaz. Mesele bu kadar net. İkincisi tanıtım meselesi. Yayınevi kitabının satılmasını istiyorsa eskiden çok etkili bir kaç dergi vardı, onlar da eleştiri ve röportaj yayınlanırdı kitap da yazar da bu yolla rüştünü ispat ederdi (çünkü kimse “öylesine” yazmaz, röportaj da yapmazdı). Şimdi nasıl? Billboard’lar, dizilerde görünmeler, partiler, sticker’lar, yazarla kadın dergilerinde filan sayfa sayfa röportajlar (gerçi gururla söylemeliyim ki bunların hemen hepsini ben de orada çalışırken Okuyan Us Yayınevi yapmıştır ilk)...

 

Peki olsun iyi güzel (gerçekten güzel, ok) de bunlar olursa çoğunlukla yazarın özel bağlantıları, gayretleri veya şöhreti sayesinde oluyor, yayınevi yine pek etkili bir aktör değil. Peki yayınevinin işi, kitap için yazardan parasını alıp matbaada bastırıp dağıtımı yapmaktan mı ibaret? Birçoğu için maalesef evet. Ve maalesef bu “küçük hesapçı maceraperest ruhlar” hâlâ “İlk 100 kitaptan sonra refaha ereriz” efsanesine fena halde inanıyorlar! Tek dertleri (ne olduğu önemli olmaksızın) kitap yayınlamak...

 

Bu işlere Varlık Yayınları’ndan başlamış biri olarak ben işin eğrisini doğrusunu biliyorum da, dedim ya son yıllarda öyle “köylü kurnazı” yayınevlerine denk geliyorum, öyle çok yazar ve yazar adayının fena halde kandırıldığına şahit oluyorum ki üzülüyorum.

 

Cidden acaba nereye gidiyoruz? Geçenlerde bir kuş bana büyük bir “bomba ” fısıldadı.

 

Aynen şöyle: “Ivana Sert’in kitabı Aysun Kaba’nın kitabından birebir kopya! Sayfaları görünce inanamadım!”

 

                             

 

Copy paste gibisi var mı?

E bende inanamadım, google’ladım, daha da bir inanamadım çünkü iki kitap da (Aysun Kaba’nın ki “Aysun Kaba ile Stilini Keşfet”, Ivana Sert’in ki “Stil Sahibi Olmanın Sırlarını Keşfetmek İstiyorsan Bizimlesin”) aynı yayınevinden çıkmış! “E olamaz ki öyle hırsızlık, neden olsun yani?” diye düşündüm.

 

Doğrusu Ivana Sert’in kitabının çıktığını duymuştum ama Aysun Kaba’dan da kitabından daha haberim olmamıştı. Aldım iki kitabı da (ironiye bakınız ki kitapevinde de ikisi aynı rafta ve yan yanaydı) başladım incelemeye...

 

Evet! Copy paste, copy paste, burası da copy paste! Bire bir. Cümleler filan değil, paragraf paragraf. Korku filmi gibi bir şey. Hayatımda ilk kez görüyorum böyle bir şey!

 

A Tabii "Kendi tarzınızı yaratın"

Hepsinden acıklısı da şu oldu; Aysun Kaba’nın kitabında (ki bu kitap yayınevinin 216. kitabı, Ivana Sert’in ki 227., yani araların da epeyce bir zaman var) 19. sayfadan başlayıp 22. sayfanın ortalarına dek devam eden bir bölüm Sert’in kitabına (36. sayfasında) aynen alınmış ve sadece sonuna şu cümle eklenmiş: “Kendi tarzınızı yaratın.” E pes! Bence de!

 

Böyle bir olayda en iyi ihtimal işini savsaklayan ya da sıtkı sıyrılmış bir editörün iş güzarlığından kaynaklanıyor olması.

 

Yani “Otur da Ivana Sert’in boş sayfalarını doldur” denildiyse “Nerden aparsam? Hmm en güzeli telifi de biz de olan kitaplardan alıvereyim biraz n’olcak yaa” diye düşünmüştür. Ama yine de yayınevi bu kadar kontrolsüz çalışabilir mi? Ki dediğim gibi, ben bunu en “masum” ihtimal olarak ele alıyor ve öyle düşünmek istiyorum.

 

Neyse her durum da rezillik... Bu meselede Ivana Sert ta bi iki ikinci derecede hatalı. Bence haberi bile yoktur bunlardan. Ama insan kendi adıyla çıkan kitabın yazılması işini yayınevine bırakırsa başına her şey gelebilir (şekil 1-A, burada olduğu gibi).

 

Bu işten haberi olunca bence Ivana da yayınevine karşı çok “sert”leşebilir. Ama yayınevi, “Ama aa nasılsa ikisi de bizim yazarımız, bizim kitabımız kime ne!” dediyse en azından ikisine de aynı özeni gösterseydi (Ivana Sert’in kitabından iki adet Ivana Sert şeklinde ayraç çıkıyor olmasını mevzu bile etmiyorum, bir basın bülteni gönderselerdi. Açıkçası “bizimla değılsınız”, bırakın da “herkes kendi tarzını yaratsın”.

 

Haber: Hande Şarman

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1880

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 967

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1649

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1103

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 1172

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön