Çağla Kubat: “Sörf için güzelliğimden fedakârlık ederim!”

Bu ayın sonunda Alaçatı’da gerçekleşecek “Pegasus Airlines PWA Windsurf Dünya Kupası” öncesi Çağla Kubat’la konuştuk.

Çağla Kubat: “Sörf için güzelliğimden fedakârlık ederim!”

Alaçatı, Alaçatı olalı böyle rüzgârsız bir yaz geçirmemiş. Türkiye güzeli, milli sörfçü Çağla Kubat bundan dertli... Ne de olsa rüzgâr, bir sörfçünün her şeyi. “Nereye yarışa gitsek rüzgâr duruyor. Yıl boyu fırtınalar esen Kanarya Adaları’nda bile rüzgâr durmuştu” diyor. Rüzgâr sörfü denince akla ilk gelen isim olan Kubat, aslında makine mühendisi... Profesör olan annesi, erkek gibi yürüyen sporcu kızını feminen yürümesi için Neşe Erberk Ajans’a kaydettiriyor ve Kubat kendini birkaç ay sonra Türkiye ikinci güzeli olarak podyumda tacı takılırken buluyor.

 

Güzelliğine meraklı olmadığını, hatta güzellik yarışmasında kendini komik hissettiğini söyleyen Kubat “Herkesin sürekli elbise değiştirdiği yarışmanın kampında yabancı gibiydim. Kızlara inanamıyordum, kahvaltıya bile takma kirpikle geliyorlardı” diyor. Televizyon programı ve dizi oyunculuğuyla birlikte, dünyanın farklı yerlerinde yarışlara katıldığı sörfü de bırakmayan Kubat, 45 yaşına kadar bu spordan vazgeçmeyeceğini ekliyor. Ancak bebek için bir süre ara verebilirmiş.

 

Olimpiyatlarda niye yoksunuz?

Rüzgâr sörfü, yelken sporuna benzerliği nedeniyle Olimpiyat Oyunları’ndan kaldırıldı. Zamanında gitmeyi düşünüp olimpiyat malzemeleriyle çalışmak istedim ama ne malzeme vardı ne de çalışacak antrenör. Ben de dünyada ve Türkiye’de şampiyonası yapılan rüzgâr sörfünün slalom sınıfına yöneldim. Rüzgâr sörfünün kaldırılmasının bir nedeni de, rüzgâra bağlı bir spor olması. Ancak tekrar dâhil edilmesi için çalışmalar var.

 

Hem bireysel dallarda hem de takım sporlarında kadınların başarısı ortada… Birden bire nasıl oldu bu?

Kadın sporcu sayısı fazla olmamasına rağmen bu yıl olimpiyatlara katılım çok iyi. Bundan 7-8 sene önce rüzgâr sörfü yarışlarında 3-4 kızla yarışırken şimdi 20’nin üzerinde katılım görüyorum. En azından benim dalımda kadın sporcu sayısında çok büyük artış var.

 

Artan ilginin bir sebebi de sizin gibi ünlü isimlerin sporcu kimliği olabilirmi?

Kesinlikle etkili. Ben sörfü profesyonel olarak yapıyorum ama ünlü isimler hobi olarak yapsalar bile geniş kitleleri spora yönlendiriyorlar. Sporla rahatlamanın, hayat kalitesini artırmanın yolunu gösteriyorlar. Sörfe başlayan ünlü isimler olunca seviniyorum.

 

Sporcu olmak kolay değil...

 Uzun antrenmanlardan sonra akşam ayakta duramıyorsunuz. Erken yatıp erken kalkıyorsunuz. Doğru beslenmeniz gerekiyor. Aksi takdirde enerjiniz düşüyor. Alkol ve sigaradan uzak duruyorsunuz. Ancak sörf tahtasıyla seyahat etmek hiç de kolay değil, bir delilik.

 

Çin’deki jimnastikçilerin nasıl acı çekerek yetiştirildiğiyle ilgili geçen hafta bizim gazetede bir haber vardı. Sporcu sancılımı yetişir?

Jimnastik ve balede esneklik önemli olduğu için çocuk yaşta daha çok esneme çalışıyorlar. Her spor dalı bu kadar sancılı değil ama çok çalışmak gerektiği doğru. Başarılı ülkeler belli. Sporcularını çok büyük bir disiplinle yetiştiriyorlar. Acı çekmek değil de bilinçli yönlendirmeyle başarı gelir.Mesela sörfe 5 yaşında başlayan çocukların daha başarılı olduğunu gözlüyoruz.

 

Nasıl Çin Oluruz?


Bizde Çin ya da Amerika’daki gibi sporcu yetişmesi mümkün mü?

Onların nüfus avantajı var. Her yerde spor yapma imkânı buluyorlar. Geçen yıl antrenman için Havaii’de 3 ay yaşadım, spor tesislerine hayran kaldım. Her yerde tenis kortları, yüzme havuzları, koşu pistleri ve bunların hepsi parasız... Ben haftada bir yüzüyorum ama bir kulübe para ödüyorum. Şimdi bunu Alaçatı Köyü’nde yapmaya çalışıyoruz, sörf malzemelerini kışın ücretsiz kullandırıyoruz. Şampiyonlar, istediği aktiviteyi yapan,maddi problemi olmayan çocuklardan ziyade önüne bir hedef koyan çocuklardan çıkıyor. Tenis’teki Williams kardeşler çok zengin bir aileden gelmiyor, sabahtan akşama kadar birbirleriyle tenis oynayarak kendilerini geliştirmişler.

 

Bir röportajımızda “Yarışlar ömrümden ömür götürüyor” demiştiniz, hâlâ götürüyor mu?

Senelerin tecrübesiyle artık biraz rahatladım. Dünya şampiyonasına 5 senedir katılıyorum, oradaki rakiplere de alıştım. Artık bir sörf okulum var ve onun da stresini yaşıyorum. Yarışlara artık kafamı dinlemek için gidiyorum diyebilirim. Geçmiş senelerde gerçekten çok fazla heyecanlanıyordum, sabah akşam yarışları düşünüyordum. Bu sene daha rahat hissediyorum. Bu yıl rüzgâr da yok zaten...

 

Bazı yıllar esmez mi?

Çok güzel esen yerler, bazen yarış günü esmez. Önümüzde 2 yarış daha var. 27 Ağustos – 1 Eylül arasında Alaçatı’da gerçekleşecek Pegasus Airlines PWAWindsurf Dünya Kupası yarışlarında çok iyi esmesi gerekiyor, çünkü çok önemli yabancı yarışçılar geliyor. Alaçatı’nın rüzgârına laf gelmesin! Kanarya Adaları dünyanın en rüzgârlı yerlerindendir, geçen haftaki 5 günlük yarışın sadece 1 günü esti. Oysa 2 aydır hiç durmadan fırtına kıvamında esiyormuş.

 

“İnşallah beni benim öğrencim geçer”


Sörfçü yetiştiriyorsunuz. Bir gün öğrenciniz sizi geçerse?

Biri beni geçtiğinde üzülüyorum ama bunu kabul etmem gerekiyor. Zaten izleyenler de benim değil artık başka birinin kazanmasını istiyor. Hep kazanan sporcular bunu yaşar. Biri gelsin, beni geçsin. İnşallah bu benim öğrencim olur.

 

Sörf, formunuz açısından avantajlı ama cilt güzelliğiniz için tehlikeli... Oya siz eski bir Türkiye güzelisiniz.

Spor yaptığım için yağlardan uzak kalıyorum ve atletik kalabiliyorum. Sörf sporu, saçı ve cildi olumsuz etkiliyor. Krem kullansak da güneş ışınlarının zararlı etkilerine maruz kalıyoruz. Ama bu da yaptığım sporun katlanmam gereken fedakârlıklarından. Çok fazla bakımyapmak gerekiyor ama değiyor.

 

Televizyonu özledim bu kış döneceğim


Uzun seneler canlı yayın yaptınız, dizilerde oynadınız ancak geçen yıl televizyona ara verdiniz...

Geçen sene çok sık yurtdışına çıktım, bağlanamadım Türkiye’ye. 2 sene Arka Sokaklar dizisi, 5 sene canlı yayınla birlikte götürdüğüm profesyonel sörf hayatım beni yordu. Dinlenmek istedim. Geçen kışı 3-4 farklı ülkede geçirdim.

 

Özlediniz mi televizyonu?

Bu sene artık dönüş yapmak istiyorum. Bir televizyon programı olursa senirim. Çeşitli görüşmeler var ama henüz netleşmiş bir program yok.

 

“45 yaşına kadar yarışacağım”

Çocuk programı yapmak istediğinizi duydum...

Geçen yıllarda bir çocuk programı projem vardı, olmadı. Belki bu yıl olur.

 

Çocuk programı yapmak istiyorsunuz, peki ya çocuk?

Çocuk istiyorum ama yarışlardan vakit bulamıyorum. Her sene “Yarışları bırakacağım, aile kuracağım” diyorum ama olmuyor.

 

Sörfü ne zaman bırakacaksınız?

Çocuğum olsa bile bir süre ara verip sonra yarışmaya devam ederim. 45 yaşına kadar yarışmak istiyorum. Sörf şampiyonları 40-42 yaşlarında... Bu tecrübeyle orantılı bir spor. Çok zevk alıyorum, bırakmaya niyetim yok.

 

Röportaj: Aysun Öz Kaşi

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1941

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 980

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1650

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1108

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 1174

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön