Ayşegül Armağan Orell: Birleşmiş Milletler'den takı dünyasına...

Takı tasarımcısı Ayşegül Armağan Orell’in hikayesi Birleşmiş Milletler’de başladı ama takılara olan merakı onu kendi markasını yaratmaya vardırdı...

Ayşegül Armağan Orell: Birleşmiş Milletler'den takı dünyasına...

Takı tasarımcısı Ayşegül Armağan Orell’in hikayesi Birleşmiş Milletler’de başladı ama takılara olan merakı onu kendi markasını yaratmaya vardırdı. Orell’in her tasarımı kendine has, bir ikincisi yok. Markasının adı A-YUZU, bu da Orell’in takılarının hikayesi…

 

Takı yapan çok insan var, sizi diğerlerinden ayıran nedir?
Tasarımlarını gerçekleştirdiğim her takının ve şapkanın kendine has bir öyküsü var ve bir benzeri daha yok. Takılarımı oluşturduğum malzemeler eski bir yaşanmışlığı yansıtan unsurlar içeriyor. Malzemelerimi bulmak için Şili'den Japonya'ya, İngiltere'den Türkiye'ye dünyanın çeşitli şehirlerindeki pazarları ve antikacıları geziyorum. Mesela şapkalarımda kullandığım yünlerin hepsi doğal ve çoğu Şili'den geliyor. Benim için her şey bir takı malzemesi olabiliyor, eski paralar, kumaşlar, boncuklar gibi farklı ve özgün materyaller... Takılarımı hazırlarken hep aynı şeyi diliyorum, alanlara uğur getirsin ve nesilden nesile, elden ele geçsin.

Hangi malzemeleri kullanmaktan daha çok hoşlanıyorsunuz?
Tasarımlarımı yaratırken ayrıntılar beni çok etkiler, her şeyden önce çok iyi bir gözlemci olduğumu söyleyebilirim. İnsanların "güzel" deyip geçtiği her obje, benim için tasarımlarımda kullanılabilecek nadir bir parça olabiliyor. Ben karşıma çıkan bir parçaya baktığımda herkesin gördüğünden farklı şeyler görüyorum. Sanırım bu büyük bir şans. Mesela eski bir kimono parçası kolaylıkla gözümün önünde bir broş şeklini alabiliyor. Satın aldığım antika bir boncuğun, taşın veya eski bir paranın hikayesini ona yüklediğim yeni anlam ile tekrar ifade edebiliyor olmak bana çok büyük bir keyif veriyor.

 

Takı çok şahsi bir aksesuvar, siz kimin tasarımı olan takıları takıyorsunuz?
Beğendiğim bir çok tasarımcı var. Takılarını kullandığım tasarımcıların mutlaka ünlü olması gerekmiyor, hoşuma gitmişse ve kendime yakıştırıyorsam zevkle takarım. Elbette herkese kendi yaptığı tasarım en güzeli, ben de A-YUZU takılarını çok severek takıyorum.

Takılarınızın ne tarz kıyafetlerle kombine edilmesini hayal edersiniz?
Bir kıyafeti tamamlayan aksesuarıdır. Düşünün ki düz siyah bir elbisenin veya beyaz bir gömleğin üzerine taktığınız sizi yansıtan bir kolye ya da bir çift küpe nasıl bir anda farklı bir algı yaratır. Hareket ve kimlik verir kıyafete... İşte ben de A-YUZU takılarını, kendi ışıltıları sayesinde kişiye şık ve zarif bir hava vermelerini amaçlayarak tasarlıyorum.

 

Dünyaca ünlü tasarımcılardan kimleri beğeniyorsunuz?
A-YUZU gözlüğü ile cevap vereyim bu soruya; Donna Karan, Bahar Korçan ve Gönül Paksoy'un tasarımlarının takılarımı bütünlediğini düşünüyorum.

Takılarınız torunlara miras kalacak kadar klasik mi sizce?
Takılarımı klasik diyerek nitelendiremem ama en büyük arzum, tasarlayarak yeniden hayat verdiğim antika parçaların zamanı bir daha aşarak, yeni sahiplerine ulaşması. Takılarım yalnızca kıymetli taşlar veya antika boncuklar ile değil, sahiplerinin onlara yükledikleri anlamlarla değerleniyor. Mesela babaannemin bana hediye ettiği yüzük... Kendisine de evlendiğinde ona babaannesi tarafından verilmiş. Bu yüzük ailemizin hikayesinin bir parçası, işte ben böyle anılarla yüklenmiş eski takılara ve objelere daha çok değer veriyorum ve zamana yenilmelerini istemiyorum.

Çok takı takmak mı yoksa az takmak mı makbuldur?
Ben az takı ile şık olunabileceğine inanan insanlardanım. Tercihim genelde büyük kolyeler ve küpeler oluyor.


Takılarınızı ayrı ayrı muhafaza edin

 

Takılarınızı özel olarak saklama koşulları var mı? Çok takı sahibi olan kadınlara saklama konusunda önerileriniz nelerdir?
Takılarım için özel saklama koşulum yok. Ancak takıları kendi kutularında saklar ve üzerlerine parfüm sıkmamaya özen gösterirseniz, ilk günkü güzelliklerinde muhafaza edebilirsiniz. Çok sayıda takısı olan hanımlara ise küçük bir tavsiyem var. Takılarını birarada saklamasınlar. Bazı malzemelerin birbirine değmesi malzemeyi bozabiliyor. En güzel saklama yöntemi takıları kutularda saklamak, resimlerini de kutuların üzerine yapıştırmak. Başlangıçta zaman alır ama sonra çok rahat edeceklerini kendileri de görecekler.


Siz takılarınızı nasıl saklıyorsunuz?
Çekmeceleri kadife kaplı bir dolabım ve dolabımda her parça için ayrı bir bölüm bulunmakta. Takılarımın her biri kendisi için belirlediğim özel bölümde duruyor. Böylelikle hiç karıştırmıyorum. Bir de atölyemde üzerinde çalışmaya devam ettiğim takılarımı sakladığım bir çekmecem var.

 

Röportaj: Elif Key

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Pişirmeden pasta nasıl yapılır?
    Pişirmeden pasta nasıl yapılır?

    Süresi : 01:07 İzlenme : 1656

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2304

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 2015

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 1006

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1660

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön