Olimpik dostluk!

Biri Amerikalı diğeri Türk. Birinin doğuştan kolları yok, diğerinin hatalı tedavi sonrası bacakları tutmuyor. Kader onları bir okla vurdu. Ve bu çok güzel bir hikâye...

Olimpik dostluk!

Paralimpik Olimpiyatları’nı izlemek için Londra’daydım. Yarışlarda engelli sporcuların çabaları, inançları, birbirleriyle kurdukları bağ inanılmazdı... Dünyanın gözü üzerlerindeydi. Onlarsa gayet eğlenceli, şakacı, özgüvenleri tavanda! İşte onlardan ikisi, olimpiyat rekortmeni Matt Sttutzman ve bronz madalyalı gururumuz Doğan Hancı. Biz güle oynaya sohbet ettik, siz de tebessümle okuyun...

 

Doğan Hancı: 1970 Erzurum doğumlu. Küçüklüğünde hatalı yapılan kalça iğnesi sonucu çocuk felci oldu. Okçuluğa 2000’de başladı. Erzurum Gençlik Spor İl Müdürlüğü Kulübü adına ok atıyor, Erzurum Üniversitesi’nde sözleşmeli personel olarak çalışıyor. Birçok birincilik madalyası var. Dünya sıralama yarışmalarında 2’nci oldu. Paralimpik Olimpiyatları’nda bronz madalya kazandı.

 

Matt Stutzman: 1982 ABD Kansas City doğumlu. Okçulukta dünya rekortmeni. İki kolu olmadan doğduğu için her şeyi ayaklarıyla yapıyor. Bu durumun tıbbi açıklaması bulunamadı. 4 aylıkken evlatlık verilen Matt, normalde alışması 1 hafta süren protez kollarına 2 günde adapte oldu. Gitar çalmayı yine iki kolu olmayan Tony Melendez’den öğrendi.

 

Nasıl başladınız bu spora?

Matt Stutzman: Babam... O da ok atardı. Oturur seyrederdim. Hani baban gibi olmak istersin ya o hesap. Bir gün küçükken okçulukmalzemesi satan bir dükkâna gittimve denemek istediğimi söyledim. “Nasıl yapacaksın?” dedi tezgâhtar, “Bilmiyorum, izin ver deneyeyim“ dedim. İlk atışta yerleri parçaladım. 2.5 yıl önce, bu kez daha kararlı olarak aynı dükkâna bir daha gittim. Ok takımı satın almak istediğimi söyledim. Adambeni tanıdı. “Yerleri parçalamayacaksan neden olmasın” dedi. Ve işte buradayım.

 

Doğan Hancı:Muhlis Övünç Hoca sayesinde oldu benimki. Erzurum’da bir gün “Konuşabilir miyiz?” dedi bana. “Tabii” dedim,merak ettim ne diyecek diye. “Sen engelli misin?” dedi, “Evet” dedim. “Okçuluk yapmak ister misin?” diye sordu. Çok şaşırdım ama düşünmeden “Olur” dedim.

 

Birbirinizi tanıyor musunuz?

M.S.: Onu ilk BP’nin katalog fotoğraflarında gördüm. Daha önce de İngiltere’de bir yarışta birlikteydik.

D.H.: Ben onu uzun zamandır takip ediyorum. “Kolları olmayan bir okçu varmış, acayipmiş” dediler. İzledim ve gözlerime inanamadım. Hakikaten iş var bunda.

 

“Hayata önde başlıyoruz”

Engellere rağmen başarınızın açıklaması ne?

M.S.: Elleri olmayan en iyi okçu olma durumum vardı, bu ben olabilirdim. Bu bir fırsattı benim için. Ekstra bir güç getirdi bu düşünce bana.

D.H.: Tek ayağı da olmasaydı yine atacak bir yol bulurdu, o kesin. İstedikten sonra her şey yapılır.

M.S.: Hayata 1 - 0 geride değil önde başlıyoruz. Ben evlatlığım mesela. Aileme “Neden beni seçtiniz, kolları olmayan bir bebeği?” diye sordum. “Beni alın, beni alın diye öyle bir zıplıyordun ki o bebeği bırakıp gidemezdik” dediler.

 

Eşlerinizle nasıl tanıştınız?

M.S.: Onun en iyi arkadaşı benim en iyi arkadaşımın çok iyi arkadaşıydı. Birlikte dışarı çıktık. Yanımızdakiler küsüp gitti. Biz de çıkmaya başladık. 3 oğlum var.

D.H.:Okçuluk sayesinde tanıştım. İstersem vermezler nasıl olsa dedim, kaçırdım, evlendik. Ağabeyleri boksör ama insafa geldiler sonunda. 4 çocuğum var.

M.S.: İyi ki varlar. Bir gün büyük oğlum“Baba senin neden ellerin yok?” dedi. “Fazlalık yapıyordu garajda bıraktım” dedim. Şaşırdılar ama şimdi alıştılar ve bence çok şanslılar.

 

Sen problem yaşadın mı evlenirken?

M.S.: Hayır. Sadece babası “Kızıma nasıl bakacaksın?” dedi. “Herkes ne kadar çalışıyorsa iki katı çalışarak” dedim. Çok etkilendi.

 

“Son hedefiniz ne?” diye okçuluk tabiriyle sorayım.

M.S.: Atıcılık yapmak istiyorum, silahla. Onda da en iyi olabilirim.

D.H.: Avrupa ve dünya şampiyonaları var sırada. Hedefim hep madalya. Amacım Matt’le finalde karşılaşmak.

M.S.: Onu izledim, çok iyi gerçekten.

 

Günde kaç saat çalışırsınız?

D.H.: Ben son zamanlarda 8 saat çalıştım ama Matt’e söyleme.

M.S.: 3-4 saati geçmem.Meditasyon yaparım antrenmandan çok. Sırlarımdan biri bu. Ama Doğan’a söyleme...

 

Haber: Nazenin Tokuşoğlu

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Nutellalı tatlı nasıl yapılır?
    Nutellalı tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:21 İzlenme : 1405

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 4939

  • Pişirmeden pasta nasıl yapılır?
    Pişirmeden pasta nasıl yapılır?

    Süresi : 01:07 İzlenme : 1693

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2313

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 2026

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön