Sanem Çelik: “Kimse adıma yorum yapmasın, fikir üretmesin, karar vermesin lütfen!”

Uzun süredir Los Angeles’ta olan Sanem Çelik, Shaman Dans Tiyatrosu’nun “İstanbul” projesi için döndü. Sorularımıza sivri ama samimi dilliyle, yazılı cevap verdi.

Sanem Çelik: “Kimse adıma yorum yapmasın, fikir üretmesin, karar vermesin lütfen!”

Uzun zamandır ortalıklarda yoktu. Aliye dizisi bitince 2006’da Los Angeles’a gitti. 2 yıl sonra Güldünya için döndü ancak dizi 5 bölümde bitince soluğu yine Los Angeles’ta aldı. Çok sevdiği resme verdi kendini... Şimdi yine İstanbul’da. Ama Sanem Çelik bu kez bir dizi için değil, tam 17 yıl ara verdiği bale için burada.

 

Konservatuvarda orta, lise ve önlisans eğitimini bale üzerine alan Çelik, Shaman Dans Tiyatrosu’nun “İstanbul” projesi için 18 Aralık’ta sahneye çıkacak. Çelik’in aklını çelen, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ev sahipliğinde yapılan bu gösterinin gelirinin, 10 bin çocuğun eğitimine destek sağlayacak olması.

 

“Yargısız gelseydiniz Sanem’i görürdünüz!”

Çelik’in sahneye çıkacağını öğrenir öğrenmez röportaj istedim. Ne de olsa herkes onu merak ediyordu. “Yüz yüze olmaz, yazılı olursa röportaj veririm” dedi. Ancak ille de yüzünü görmek ve tanışmak istedim.Makyajsız geldi buluşmaya. Baştan söylemeliyim, çok güzel bir kadın. İlk sorum“Yıllardır dans etmiyorsunuz, nasıl böyle incecik kalmayı başardınız” oldu. “Dansı bıraktıktan sonra biraz kilo aldım. Ardından bir diyetisyene danışıp yeme sistemini düzenledim. Bir daha hayatımdan sporu eksik etmedim” dedi. Sağlıklı beslenmeyi ve sporu, yaşam tarzı haline getirmenin vücuda nasıl yansıdığını anlattı. Anlatmasına gerek yoktu zira karşımda 38 yaşında ama 28’inde bile göstermeyen bir kadın duruyordu.

 

Ekranda çizdiği imajın etkisiyle belki biraz önyargılıydım, mesafeli biri olduğunu düşünerek gitmiştim buluşmaya. Oysa beklediğimin aksine samimi ve sıcaktı. Sorularıma verdiği yazılı yanıtlardaki sivri dil, besbelli biraz bundan biraz da araya girme şansım olmamasındandı...

 

Çok samimi ve sıcak karşıladınız bizi, oysa ben daha soğuk birini bekliyordum. Ama yine de bir mesafeli duruşunuz var... Nasıl yaklaşılır size?

Ah şu önyargılar. Yargısız gelseydiniz Sanem’i görürdünüz. Ben oradaydım. Şimdi de hakkımda sadece fikriniz var. Üzüldüm, tadını çıkarmamışsınız karşılaşmamızın.

 

17 yıl ara verdiğiniz baleye nasıl döndünüz? Gösterinin Topkapı Sarayı sahnesinde sultan, Selimiye Kışlası’nda Florence Nightingale ve bir başka sahnede İstanbul’un simgesi olan martıyı canlandırıyorsunuz. 3 rol birden zor olmadı mı?

Shaman Dans Tiyatrosu’nun kurucusu ve yönetmeni Murat Uygun, iki yıl önce benimle ilgili bir projesi olduğundan bahsetmişti. Amerika’ya dönerken bu teklif aklımda kalmıştı. Shaman Dans Tiyatrosu’nun “Buluşma” gösterisini seyrettikten sonra dansçılara hayranlığımı ve tebriklerimi iletirken, Murat Uygun “İstanbul” projesinde dans etmemi teklif etti. Emeklerini, başarılarını, yaptıkları işe aşklarını görüp hayran olduğum bu ekibin bir parçası olma fikri çok cazip geldi.

 

Sibel Sürel’le aynı sahneyi paylaşma; Çiğdem Tezcür, Patrick De Bana ve Yıldız Çankaya’nın müthiş koreografilerinin içinde yer alma şansını yakaladım. Ayrıca bu gösterinin Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ev sahipliğinde yapılması benim için çok kıymetli. İlköğretim çağındaki 10 bin çocuğun eğitimine destek sağlama amacıyla yapılıyor.

 

“Hak olmadan hukuktan bahsedemeyiz!”

“Güldünya” için döndüğünüzde “Hissettiğim sıkışıklıklardan orada arındım, olayları daha net görebildim. Deli dolu bir kızken biraz susmuş, sinmiş bir kız olduğumu fark ettim” demiştiniz. Niye susmuştunuz? Şimdi nasılsınız, o suskunluk hali gitti mi?

O suskunluk gitti.

 

Kadına şiddet azalacağına artıyor, her gün bir cinayet ve intihar eden kadınlar... Bu sorunlar nasıl çözülür?

Her şey insan olmaktan, eşit olduğumuzu, bir olduğumuzu kabul etmekten geçiyor. İnsan hakları konusunda oldukça gerideyiz. Hak olmadan hukuktan bahsedemeyiz. Böyle olunca da çözüm arayışı çok daha derinlere gidiyor. Eğitim de cabası tabii.

 

Okuldayken iyi kostüm çizermişsiniz. Var mı tasarıma ilginiz, ileride bir koleksiyonla görür müyüz sizi?

Öyle mi yapar mışım? Bilmiyorum. Ama her an, her şey olabilir. Hayatın getirdiği sürprizlere açığım ben.

 

Röportaj: Aysun Öz Kaşi

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    03 Aralık 2014 Çarşamba 19:17

    onu çok beğeniyorum başarılar dilerim.

    Cevapla

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1847

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 953

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1646

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1103

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 1166

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön