Melike İpek Yalova: “Asıl mesleğim artık oyunculuk!”

Muhteşem Yüzyıl’da İspanyol prenses Issabella olarak tanıdığımız, şimdi Karadayı’nın şarkıcı olmak isteyen Ayten’i Melike İpek Yalova, Türkan Şoray’a benzerliğiyle dikkat çekiyor...

Melike İpek Yalova: “Asıl mesleğim artık oyunculuk!”

Melike İpek Yalova, çiçeği burnunda bir oyuncu... Muhteşem Yüzyıl’da konuk oyuncu olarak esir İspanyol Prensesi Issabella’yı canlandırmıştı. Bu yıl da Karadayı’da Kenan İmirzalıoğlu’nun canlandırdığı Mahir karakterinin sözlüsü Ayten’i oynuyor. “Hani Türkan Şoray’a benzeyen” desem, hemen hatırlarsınız.

 

Eski Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı. Çocukluğu Ankara’da geçmiş, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümde okumuş. Ardından Roma La Sapienza Üniversitesi’nde “Uluslararası Politikalar ve Kriz Yönetimi” üzerine master yapmış. İstanbul’da yakın bir arkadaşıyla düğün, davet ve organizasyon şirketi çalıştırırken Yalova’nın setlere geçişi tam bir tesadüf... Öğle yemeği için gittikleri balıkçıda, Mehmet Günsur ve Meral Okay’la birlikte yemek yiyen yürütücü yapımcı Nermin Eroğlu keşfetmiş onu.Masaya gelip kartvizit bırakmış. Yalova görüşmeye gitmiş ve gidiş o gidiş... Şimdi Yalova “Asıl mesleğim artık oyunculuk” diyor.

 

Siyasetçi kızısınız, genelde siyasilerin çocukları oyunculuk gibi popüler mesleklere pek yönelmez. Nasıl cesaret ettiniz oyunculuğa?

Sadece içimden geldiği gibi Nermin Eroğlu’nun peşinden gittim. Rol de hikâye de o kadar güzeldi ki fazla düşüneceğim bir durum olmadı. Çok ilginç bir an, insanın hayatında böyle şeyler çok sık olmuyor.

 

Birden “Oyuncu olacağım” deyince ailenizin tepkisi ne oldu?

Çok şaşırdılar. Fakat tiyatro okulda hep içinde olduğum bir daldı. Yani oyunculuğa bir ilgimin olduğunu, bundan keyif aldığımı bildikleri için karar verdikten sonra sadece başarı dileklerini ilettiler.

 

Belki de sadece Muhteşem Yüzyıl’da oynayacaksınız ve bu heves geçecek sandılar. Ardından “Karadayı” gelince düşünceleri ne oldu?

Ailem, “Bir şeyi yapacağım” dedikten sonra devamının geleceğini bilir. Ayrıca Muhteşem Yüzyıl’dan sonra illa oynamış olmak için önüme gelen her şeye “Evet” demeyeceğimi onlara söylemiştim. Çünkü çok güzel bir yerden başladım ve aynı güzellikte bir yapımla devam etmek istiyordum. Karadayı, senaristleriyle, oyuncularıyla ve tabii yapım şirketiyle benim için ikinci büyük şans oldu. Ailem de bunu destekledi...

 

Politikanın kalbinde, zor bir çocukluk muydu?

Güzel bir çocukluk geçirdim. Ailenizin ve sevdiklerinizin yanınızda olması, sağlığınızın yerinde olması, hayatta en çok şükredilmesi gereken şeyler. Birbirine çok düşkün bir aileyiz.

 

“Bakan kızı olmak bir sıfat değil!”

Babanızla aranız nasıl? Görevi nedeniyle pek görüşememiş olabilirsiniz...

Tansiyonu yüksek bir hayatımız oldu. İlkokul 2’den üniversiteye kadar babamla çok kısıtlı zaman geçirebildim ama onu az görmem, eksikliğini hissettiğim anlamına gelmiyor. Her zaman varlığını yanı başımda bildim. Zaten az önce de bahsettiğim gibi çok görebilseydim bir problem var demekti; siyasetçiler, devlet adamları üzerlerine aldıkları sorumluluğu layıkıyla yerine getirmeliler. Bu da evde oturarak olmuyor. Yani babamı az gördüğümü asla üzülerek söylemiyorum. Babam, nerede arkadaşım nerede babam olacağını çok iyi ayarladı.

 

"Babam gerçek bir oyuncu!"

Evde de prenses misiniz?

Pek öyle değildim. Annem de babam da şımarık insandan nefret eder. Çocuk dediğin yaramaz, haylaz ve yorucu olabilir ama saygısız ve şımarık olmamalı. O yüzden öyle el bebek gül bebek büyümedim, bundan da çok memnunum.

 

Babanız da geçen yıllarda “Entelköy Efeköy’e Karşı” filminde oynadı. Ailede oyunculuk potansiyeli mi var; genetik mi bu?

Babam zaten konservatuvar mezunu. Yıldız Kenter’in öğrencilerinden... Vakti zamanında siyaseti tercih etmiş. Şimdi aktif siyaset yapmadığı dönemde böyle misafir oyunculuktan çok keyif aldığını düşünüyorum.

 

O filmde babanızın oyunculuk performansını nasıl buldunuz?

“Tebrik ederim Sayın Yalova şahanesiniz” diye takılmıştım o zaman. Her şey bir yana, izleyici gözüyle babamı izlemek keyifliydi. Sıcak ve gerçekti çünkü...

 

Eskiden siz Yüksel Yalova’ın kızıyken, şimdi babanız Melike İpek Yalova’nın babası mı oldu?

Hayır tabii ki, ben onun tırnağı olamam, samimiyetle söylüyorum.

 

Babanız tekrar politikaya dönsün ister misiniz?

Kendi kararıdır, onun fikri önemli. O benim babam, her kararında, her zaman yanındayım.

 

“Yaza Amerika’ya oyunculuk eğitimine...”

Siyaset okudunuz ama oyunculuk yapıyorsunuz, oyunculuk eğitimi düşünüyor musunuz?

Yıldırım Urag oocamla beraber çalışıyorum zaten. Bir de çalışma tempomdan tam zamanlı bir eğitim alma şansım yok. Ancak Amerika’da katılmak istediğim birkaç eğitim programı var. Yazın bunu gerçekleştirme şansım olur inşallah..

 

“Kenan’la boy farkının konuşulması normal!”

Karadayı’da Kenan İmirzalıoğlu’yla boy farkınız çok konuşuldu... Bu konunun konuşulması şaşırtıcı değil, Türkiye’de çok alışılmış bir görüntü değil çünkü... Amerikan filmlerinde daha sıklıkla karşılaşılabilir bir durum. Ama sonuçta bu, yönetmenin iradesine kalmış bir tercih...

 

Dizide son haftalarda çok ağlıyorsunuz, psikolojiniz etkilenmiyor mu?

Sonuçta bu iş duygu işi, bunu başlamadan biliyordum. Bir şeylerin gerçek olduğuna sizin inanmanız lazım ki iyi yansıtabilesiniz. Ayrıca dizide hepimiz ağlıyoruz. Çok güzel ve keyifli bir ekiple çalışıyorum. Sonuç iyi çıkınca insanın yüzü bir şekilde tebessüm ediyor.

 

Ünlü olduktan sonra hayatınızda ne değişti?

Sokakta karşılaştığım insanların tepkileri dışında bir fark yok. Keyifli de benim için. Onun dışında her şey aynı, çevrem, arkadaşlarım, günlük yaptığım şeyler. Aynı da kalmalı. Sorumluluklarımı yerine getirdiğim ölçüde huzurlu bir hayatım var çok şükür.

 

“Arabada eşlik edecek kadar şarkı söylüyordum!”

Sesiniz güzel mi gerçekten? Eskiden beri şarkı söyler miydiniz?

Araba kullanırken çalan şarkıya eşlik edecek kadar. Onun dışında bir merakım oldu denemez. İnsan kendi sesi konusunda çok objektif olamıyor ama ekip onayladığına göre rolümün gerektirdiği ölçüde söyleyebiliyorum diye düşünüyorum. Oturduğunuz yerden söylemeye benzemiyormuş hiç, zor ve emek isteyen bir şey. Düzenli olarak çalışıyorum, umuyorum ki daha iyi olacak.

 

Sahne insana ne veriyor ki bu kadar cazip?

Sahnenin ya da o bahsettiğimiz hayatın herkesi cezp ettiğine inanmıyorum, en azından benim için bu böyle. Ama başarı herkese cazip gelir ve insana en çok yakışan şey de başarıdır. Buna nerede ulaşabileceklerini öngörüyorsa insanlar, onu takip ediyorlar.

 

Dizide, sahne tutkusu canlandırdığınız karakterin başını yakacak gibi görünüyor?

Ayten için hayırlısı diyelim. Benim onu yargılama şansım yok. Hep birlikte göreceğiz.

 

Röportaj: Aysun Öz Kaşi

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1866

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 961

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1648

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1103

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 1169

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön