Duygu Yetiş: Dikiş de dikerim, afiş de yaparım

Lisede grafik okuyan, dikiş dikmeyi bilen, resim de yapan on parmağında on marifet Duygu Yetiş’le mucizeleri konuştuk.

Duygu Yetiş: Dikiş de dikerim, afiş de yaparım

Tatlı Hayat, Evli ve Çocuklu, Yağmur Zamanı dizilerinde oynadı. Ancak Duygu Yetiş’i Vahide Gördüm’le birlikte rol aldığı “Annem” dizisindeki “Gonca” karakteriyle tanıdık. Bu sezon Kremdizisinin başrolünde, kilolu bir genç kızkenmucize bir krem sayesinde mankene dönüşen Aslı’yı canlandırıyor. Yetiş’in ne çok uzun  boyu var, ne frapan bir görüntüsü ne de sık sık karşımıza çıkan bir hayat hikâyesi. Ama başrol hep onun...

 

Lisede grafik bölümünde okusa da meslek olarak oyunculuğu seçen ve konservatuvarda oyunculuk bölümünü bitiren Yetiş, bu sektörde var oluşunu doğru seçimlerine ve sakin hayatına bağlıyor. Sınıf arkadaşlarıyla kurduğu, yurtdışındaki festivallerde ödüller topladıkları Ekip Tiyatrosu’nda 2 oyunda oynuyor. Aynı zamanda tiyatronun afişlerini tasarlıyor, kostüm tasarımına yardımcı oluyor, dekor tasarımına bile el atıyor... Yetiş’le dizileri, aşkı, mucizeleri ve gerçek hayatı konuştuk...

 

Dizide kremi sürüp birden güzelleşen Aslı’yı oynuyorsunuz. Böyle bir krem olsaydı sürmek ister miydiniz?

Sonucun ne olacağını kestiremesem de muhtemelen merakıma yenilir ve sürerdim. Aslında orada Aslı karakteri aşkı için çaba harcıyor. İnsanlar aşık olduğu zaman karşısındaki insanı mutlu etmek ve etkilemek için her şeyi yapabilir.

 

Aşk için her şeyi yaparmısınız?

Yapılabilirim, çok zor değil. 

 

Şimdiye kadar yaptınızmı?

Gerçekten yaptım ama açıklamam.

 

Diziye dönelim. Kilolu bir kızı canlandırırken şişman olmanın nasıl bir duygu olduğunu hissettiniz mi?

Göbeği ve kalçaları dolgun gösteren içi elyafla şişirilmiş kostüm, yarım kilo bile değildi. O nedenle tam olarak ne yaşanabileceğini anlayamadım ama sadece bedenimin kalın olması bile ayakkabımı giyemememe sebep oldu.

 

Peki şişmanlara nasıl bakıyor insanlar?

İnsanlarda kişisel özelliklere bakmam. Ancak tümdünyada, fiziksel açıdan normal dediğimiz standartların dışına çıktığınızda insanların bakış açısında değişim oluyor. Bunun dışındakiler kabul görmüyor. Çünkü herkes tarafından kanıksanmış, 90-60-90 gibi güzellik kuramları var. Bu çok saçma. Oysa insanların kalplerine baktığınızda farklı şeyler görebiliyorsunuz.

 

Siz ince ve güzel bir kadınsınız... Bu günlük yaşamda avantaj sağlıyor mu?

Çok güzel değilim, çok daha güzel kadınlar var. Aslında güzellik de o kadar avantaj sağlamıyor. Bir ortama girdiğinizde saçınız ve kıyafetiniz biraz daha özenliyse ilgi çekiyorsunuz. İnsanların güzelliğimden çok nasıl biri olduğumla ilgilenmelerini isterim. Ben başka bir şey anlatmak istiyorum, onlar dış güzelliğime bakıyor. Bu beni rahatsız ediyor.

 

Kaşıyla gözüyle çok oynamayan, doğal güzelliğini koruyan bir oyuncusunuz. Onca frapan güzelin arasında bu sektörde tutunmayı ve başrollerde oynamayı nasıl başarıyorsunuz?

Projelerde seçici davrandım. Yoksa başrol teklifi 22 yaşında geldi ama kabul etmedim.

 

Niye? O yaşta bir oyuncunun bunu kabul etmemesi çok enteresan...

Genç bir oyuncunun başrol teklifini kabul etmemesine imkân yok, haklısınız. Kabul etmememin sebebi, oyunculuk anlamında yetkin olmadığımı düşünmem. Çünkü daha okula bile girmemiştim. Eğitim çok önemli, doğuştan yetenekli olanlar var ama ben kendi eğitim hayatımda çok beslendim. Seçimlerimi de oyunculuk anlamında beni ileriye götürecek işlerden yana yaptım. Annem dizisi ve sonrasındaki rollerimin hepsi birbirinden farklıydı. Öyle çok dışarılarda gezen biri değilim, zaten vaktimde yok. Tiyatromu yapıyorum, dizi setine gidiyorum, bir şekilde oyunculukla var olmaya çalışıyorum. Başka bir şeyimle var olmadığım için buralardayım.

 

“Vaktim yok” diyorsunuz. Oyuncuların hayatları sette geçiyor, dolayısıyla da setlerden aşk eksik olmuyor...

Hiç sette aşk yaşamadığım için nasıl olacağına dair bir fikrim yok ama olmasını da çok normal karşılıyorum çünkü gerçekten dışarıda yaşamaya vakit yok. Annemi 3 haftada bir görüyorum. Sette değil ofiste çalışanlar için de aynı şey geçerli.

 

Uçurum dizisinde insan ticaretinin anlatıldığı bir senaryonun içindeydiniz. Zor muydu çekimler?

Senaristlerimizin tuzağa düşürülmüş ve kurtarılmış birkaç kişiyle yaptığı röportajları okudum; insan kendini tutamıyor. Dizide bir noktaya kadar gösterdik gerçekleri... Türkiye’nin insan ticaretinde önemli bir nokta olması çok acıklı. Böyle dizilerde oynamayı isterim çünkü bir şey anlatmak derdindeyim.

 

Dizi neden bitti? Türk insanı acılarıyla yüzleşmek istemiyormu? Yüzleşmek iyi bir fikir değilmi?

Uyanmamız gerektiğine inanıyorum. Uçurum, izlemesi zor bir dramaydı. Gerçekleri izlemek insanları korkutmuş olabilir ama artık böyle şeyleri izlememiz lazım. Dizi sektörü açısından çok ilerideyiz.Mademyurtdışına satıyoruz bu dizileri, biraz daha gerçekçi işler yapmalıyız. Biz de Amerikalılar gibi kendi içimizden daha gerçekçi hikâyeler anlatmaya başlamalıyız. Aşk her zaman var ama sosyalmeseleler de gösterilmeli.

 

Röportaj: Aysun Öz Kaşi

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    21 Haziran 2016 Salı 00:45

    Yerimmmmm dillliiiiiliiiiiiiiiiii duyhu yetis

    Cevapla
  •  
    12 Nisan 2015 Pazar 14:28

    iyii

    Cevapla

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2277

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1999

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 998

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1654

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1112

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön