Yasemin Dalkılıç: Anne oldum, riske girmek istemiyorum!

10 yılda 9 dünya rekoru kıran Yasemin Dalkılıç, 2010’da kaza geçirdiği son rekor denemesinin ardından anne oldu. Antrenör kocası Rudi Castineyra ve kızı Lara ile Miami’de yaşayan Dalkılıç, dalmayı bıraktı mı? Anne olduğu için artık korkuyor mu?

Yasemin Dalkılıç: Anne oldum, riske girmek istemiyorum!

Yıl 1999. ODTÜ Matematik bölümü öğrencisi 19 yaşında bir kız serbest dalışın en zor disiplininde 68 metre derinliğe dalarak dünya rekoru kırdı. O gün dünya Yasemin Dalkılıç’ı tanıdı. Buna 2000’de 2 yeni rekor ekledi. Serbest dalışın en itibarlı disiplinleri olan limitli ve limitsiz değişken ağırlık kategorilerinde, 100 ve 120 metre derinliğe indi. Ardından, Mısır’da limitli değişken ağırlıkla 105 metre ve Yunanistan’da desteksiz sabit ağırlıkla 40 metrelik dünya rekorları kırdı ve bu sporda dünyanın iyisi olmayı başardı...

 

Uzun süredir sizden haber alamıyorduk, neler yaptınız bu zaman zarfında?

Son rekor denememden beri gayet önemli bir projeye imza attık, kızımız Lara dünyaya geldi. Ardından Cantek firmasıyla, hayalini kurduğumuz “Dünyanın İnanılmaz Dalışları” belgeselini hayata geçirmek üzere yola çıktık.

 

Rekor denemelerinden neden vazgeçtiniz?

Tamamen rekora odaklı, yorucu bir hayat stili gerektiriyor. 9 rekordan sonra son vermenin vakti geldi. Gurur duyduğum, hep mutlu hatırlayacağım bir dönemdi ama artık geleceğe, farklı projelere bakıyorum. Anneliğin tadını çıkarıyorum.

 

Anne olmak mı sizi rekor denemelerinden uzaklaştırdı?

Anne olmadan önce rekor denemelerine son vermiştim zaten. Ancak annelikle beraber, artık risk içeren aktiviteler yapmak istemiyorum.

 

Son rekor denemesinde rahatsızlandınız, sonra bir daha denemediniz...

Son rekor denememden önce başarılı bir dalışla dünya rekoruna ulaştım. Ancak ardından hedeflediğim derinliğe dalışta kaza geçirdim. Aylar öncesinde geçirdiğim ağır gribin akciğerlerimde bıraktığı izlerden kaynaklandı. Fakat o dalış başarılı da olsa son dalışım olacaktı.

 

Rekor dalışları sağlığınızı nasıl etkiledi?

Sağlığıma olumsuz bir etkisi olmadı. Daima limitlerim içinde, çok iyi hazırlanarak daldım ve her tür önlemi aldım. Rekorlara çalışmak fiziksel olarak çok daha güçlü ve sağlıklı olmamı sağladı.

 

 

 

Kanser olduğunuza dair haberler çıkmıştı, öyle olmadığını açıkladınız. Şimdi nasılsınız?

2003’te pankreasımda büyükçe bir kitle bulundu. Korkuttu bizi. Ameliyat oldum. Ardından bir terapi gerekmedi çok şükür. O gün bugündür bir tekrar veya komplikasyon yaşamadım. Erken teşhisi, yaptığım sporun gerektirdiği detaylı sağlık kontrollerine borçluyum.

Artık dünya çapında daha çok kadın sporcumuz var. Filenin Sultanları, Potanın Perileri, atletlerimiz... Bu patlamanın arkasında ne var?

Kadınların uzun zaman bu imkânları bulamaması, onları daha kararlı ve istekli kıldı...

 

Engellilere de destek verdiniz...

Sevgili dostum Berna Belgin’le beraberliğimiz sayesinde oldu. Yürüme engelli, deniz âşığı bu arkadaşımla ilk engelli serbest dalış denemesini düzenledik. Bunun pek çok kişiyi motive ettiğini, engellerin aşılabileceğini gösterdiğini zannediyorum. Ben de Berna’nın azminden pek çok şey öğrendim. 

 

Serbest dalış herkesin uğraşacağı bir spor değil; sizde bir şeylerin eksik ya da fazla olması gerekir...

Suya yatkınlığım, sualtında çok rahat, çok efektif hareket edebilmem en büyük silahımdı. Aslında fiziksel dezavantajlara da sahibim. Kronik anemi, kanımın normalden daha az oksijen taşımasına sebep oluyor. Fakat çok iyi teknik, çok fazla antrenman, büyük bir tutku ve kararlılıkla bu dezavantajın önüne geçebildim.

 

Karanlık sulara dalma fikri pek çok insanı korkutur. Mesela ben daralıyorum, bir daha yukarı çıkamayacakmışım gibi geliyor...

Dalmaya veya nefes tutmaya engel olan en büyük faktör, psikolojik. Bunun doğamıza ters gelmesi, en hayati ihtiyacımız olan nefes alıp vermeyi engellemesinden. Bende bu korku hiç yok. Sadece sualtında kendimi çok rahat hissediyorum. Ve psikolojik engellerle değil sadece fiziksel engellerle uğraşıyorum. İnsan vücudunun da sualtına yatkınlığı, adaptasyonu gerçekten inanılmaz.

 

Rahatlığınızı, çok çalışmanızı anladık, ama başarınızda güzelliğinizin, doğru tanıtımın da katkısı yok mu?

En ideal zamanda bu sporu ve rekor denemelerini yaptım. Spora başladığım yıl dünyadaki ilk serbest dalış yarışması düzenlenmişti. Yani bundan 5-10 sene önce bu işe niyetlenmiş olsam başarıya ulaşamazdım, çünkü internet yoktu, gerekli bilgiye ulaşamazdım. Ama şimdi başka bir problem var. Bilgi akışının inanılmaz boyutta olması sebebiyle herkes çok kolaylıkla bir şeyleri deneyecek bilgiyi bulabiliyor, inanılmaz işleri her gün internette videolarda görüyoruz. Sonuçta da bunun değeri azalıyor. 10 sene önce dünya çapında tüm serbest dalış rekortmenleri bilinir, sayılıydı. Şimdi ben bile ipin ucunu kaçırdım. Her yerde yarışmalar, her yerde inanılmaz dalışlar yapan insanlar var.

 

Beni büyüleyen sualtından eser kalmayacak


Biraz belgeselden bahsedin...

6 bölümlük belgeselde izleyiciyle dünyanın bazı inanılmaz dalışlarını paylaşacağız. Sponsorumun ana prensibi akıllı soğutma sistemleri üreterek enerji tüketimini azaltmak. Benimsedikleri “Enerjini Doğru Kullan” sözü, bizim hedefimizi de özetliyor. 10 aydır üzerinde çalışıyoruz ancak çok kötü hava şartları planın gecikmesine sebep oldu. Bu, dünyanın karşı karşıya olduğu riskin bire bir sonucu ve örneği. Hava olayları anormal bir hal aldı. Yıllar önce belli dönemlerde belli hava şartları çok net beklenebilirken şimdi hava hiçbir kuralı takip etmiyor. Yıl ortasına kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Belgeselin bölümlerinin kısa versiyonlarını internet üzerinden paylaşıyoruz. www.enerjinidogrukullan.net adresinden takip edilebilir. Uzun versiyonları da Türk ve yabancı televizyon kanallarında gösterilecek, henüz nerede gösterileceği netleşmiş değil.

 

Kızım dalgıç olmasın


Kızınızın sizin yolunuzdan gitmesini ister misiniz?

Serbest dalışa bu çapta yönelmesini istemem. Hem yıpratıcı bir spor hem de bunun stresiyle savaşmamayı tercih ederim. 

 

Ne olmasını istersiniz?

Tek dileğim, tutkusunu belirleyip bunun peşinden koşması. 

 

Çocuk konusunda tartışıyor musunuz? Zira iki farklı kültürden iki kişi, bir evlat yetiştirmeye çalışıyor...

Çoğu konuda aynı fikirdeyiz fakat aynı fikirde olmadığımız da oluyor. Bunların büyük kısmı kültür farklılığından değil de Rudi’nin güvenlik hususunda biraz fazlaya kaçmasından kaynaklanıyor. Ama Rudi’nin bu özelliğine hayatımı borçluyum, çünkü rekorlarımdaki tüm güvenlik, her olmadık durum için hazırlanmak üzerine kuruluydu. Son denememdeki kazayı da bu şekilde atlattım. Sonuç olarak tartışma sebebi bu olduğunda, daha güvenli seçeneğe yönelerek çözülüyor konu genelde.

 

Kızınız nasıl yetişiyor, Türk gibi mi yoksa dünya insanı gibi mi?

Bir dünya insanı gibi. Ama tabii ki bu kadar milletin karışımı olan böyle bir ortamda her milletin en önemli özelliklerini ve geleneklerini seçip Lara’nın bu değerlere sahip olmasını sağlıyoruz. Hem bayram kutluyoruz hem de bir çocuğun hayal dünyası için müthiş bir sembol olan Noel Baba’yı anlatıyoruz. Aynı miktarda İngilizce, Türkçe ve İspanyolca öğreniyor. Atatürk gibi, bir Türk olmakla gurur duyacağı her şeyi gayet iyi öğrenmesini sağlayacağım mutlaka.

 

Röportaj: Aysun Öz Kaşi

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
Yorumlar
  •  
    05 Ekim 2015 Pazartesi 01:23

    Sen mükemmelsin. ....bir sporcu annesi olarak seni çok seviyorum. ....

    Cevapla
  •  
    12 Ocak 2015 Pazartesi 20:43

    yasemin dalkılıç gerçekten annemi oldu

    Cevapla

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 1866

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 961

  • Tulum peynirli pankek
    Tulum peynirli pankek

    Süresi : 00:54 İzlenme : 1648

  • Tok tutan salata nasıl yapılır?
    Tok tutan salata nasıl yapılır?

    Süresi : 01:42 İzlenme : 1103

  • Kolay muska böreği tarifi
    Kolay muska böreği tarifi

    Süresi : 05:38 İzlenme : 1169

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön