Afacan çocuk: Mexico City…

Mexico City, 23 milyonluk nüfusuyla Güney Amerika’nın en kalabalık şehri. Kendine has havasıyla çok özel bir atmosfere sahip olan şehri keşfetmek için bazen karanlık ara sokaklarında kaybolmak gerekiyor.

Afacan çocuk: Mexico City…

Amores Perros! Meksikalı yönetmen İnarritu’nun filminden bahsediyorum. Bizde gösterildiği adıyla “Paramparça Aşklar Köpekler”.Mexico City denilince aklıma gelen imge bu.

 

Karanlık, suçla örülü arka sokaklar ve geniş caddelerle ünlü başkent Mexico City... Gael Garcia Bernal’in köpeği Cofi’yi yarıştırarak kazandığı paralarla bir yandan ailesine bakıp diğer yandan yaşadığı hayattan bir şekilde yırtmaya çalıştığı bir kenar mahalle kralının hikâyesi anlatılıyordu Amores Perros’ta.

 

Ağabeyinin karısıyla yaşadığı yasak aşk da işin cabasıydı. Filmi bırakıp şehre dönelim... Suç ve aşk şehrine... Havaalanından şehrin merkezine neredeyse karanlıkta gidiyorsunuz. Bu puslu, kaotik ve karanlık görüntü Mexico City’liler için alışıldık bir durum. Sanki eskiye göre biraz daha sakin ve uslu, en azından Meksika’nın ünlü suç şehri “Juarez” değil. Suçludan çok, yaramaz, afacan bir çocuğu andırıyor gibi. Tabii gerçek izlenimler ancak şehre biraz daha karışıp keşfettikten sonra söylenebilir.

 

Mexico City, 23milyonluk nüfusuyla Güney Amerika’nın en kalabalık şehri. Evet ilk başta inanılmaz gibi gelen bu rakam, şehrin kalabalığından uzaklaşıp tepelere kadar bulduğu her alana konuşlanmış konserve kutusu gibi, renkli, kırık dökük evleri gördüğünüzde mantıklı geliyor. Mexico City karanlık gecelerin şehri olarak tanımlanırsa eksik kalır.

 

Merkezinden biraz uzaklaşıldığında gündüzlerin de karanlık, gerilimli olduğu şehirlerden çünkü. Korkutucu mu? Hayır. Başıma bir şey geldi mi? Gelmedi. Kimse rahatsız etti mi? Asla. İşte havasından mı, suyundan mı, geçmişindeki hikâyelerden mi ya da Juarez gibi günah ve suçlarla dolu bir şehre başkent olduğundan mı bilinmez ama farklı bir hali var Mexico City’nin. Belki de bu karanlık, sıkıcı, ürpertili tarafı onu çekici kılan. Aynı zamanda eşsiz de... Amerika’ya bu kadar yakın olup kimliğini korumadaki ısrarı da saygıyı hak ediyor öte yandan. Suçla başladık aşkla bitirelim; işte 1939’un karanlık bir eylül gecesinde, Mexico City’de ünlü ressam Frida  Kahlo’nun eşi Diego Rivera’ya yazdığı mektuptan birkaç satır: “Gecelerim, bugün bundan daha güzel ve daha zalim bir düş tanımıyor. Gecelerim haykırıyor ve yelkenlerini yırtıyor. Gecelerim kendi öz sessizliğine çarpıyor ama senin bedenine ulaşamıyor. Eksikliğini öyle hissediyorum ki! Sözcüklerinin, renginin eksikliğini... Birazdan gün doğacak.”

 

Şehir rehberi

  • Madero Caddesi trafiğe kapalı. Girişteki La Casa de los Azulejos’a mutlaka uğrayın. Kont del Valle de Orizaba Ailesi’nin eviyken bugün bir restorana dönüşmüş. Meksikalı ünlü işadamı Carlos Slim’in sahibi olduğu Sanbors, zincirin en önemli mekânı. Üzerinde bolca mağaza ve fast food zinciri olan Madero, İstiklal Caddesi’ni andırıyor. Caddenin Zocalo Meydanı tarafında onlarca mücevherci var. Caddenin sonu Zocalo Meydanı’na açılıyor. Şehrin belki dünyanın en büyük meydanlarından biri. Katedral ve belediye binası oldukça görkemli gözüküyor. Meydanın üzerinde çeşitli aktiviteler var. “Mexico City tehlikeli bir şehir” demiştik. Zocalo Meydanı’nda kayıp insanların afişleri ve anma törenleri var.

 

  • Contesa bölgesi; sanatçıların ve bohemlerin mekânı. Zaten şehir merkezinde biraz uzaklaşıp Contesa’ya geldiğinizde şehir birden başkalaşıyor.

 

  • Nuevo Leon Caddesi’nde pek çok cafe ve bar var. Don Queso’da yerel müzik yapılan iyi bir lounge bar. Contesa DF, şehrin en güzel restoran barlarından.

 

  • Patanegra Hoy’un karanlık girişindeki bodyguard’ı atlatıp dar merdivenden dans pistinin ortasına geliyorsunuz. Sert elektronik müzik eşliğinde dans edenler karşınızda... Eğer ortam sert gelirse, arkada bir bar daha var, salaş görünümüne aldırmadan takılabilirsiniz. Sizi açmadıysa o halde alt köşede Chocadores Club çözüm olacaktır. Barda kendinize bir yer edinin, dünya müziği ve Meksika pop çalıyorlar.

 

  • Sonna Rosa gay kulüpleriyle öne çıkıyor. Araya serpiştirilmiş erotik dükkânlar da mevcut. Şehrin en Meksikalı bölgelerinden. Tek adres bence Lipstic Bar! Birinci katında lounge-bar, üst katta ise güzel bir teras-bar var. Genelde hava sıcaklığı yüzünden teras kalabalık oluyor.

 

  • Polanco bölgesi, şehrin güzel yerlerinden. Rus asıllı mimar müzisyen Michel Rojkind’in tasarım ödülü aldığı restoran Tori Tori, suşi yenilebilecek en iyi adres. Sanatçının imzasını taşıyan Paseo De la Reforma’daki The New Tamayo Museum, özellikle modern sanatseverler için kaçırılmaması gereken bir mekân.

 

  • Main Temple of Asteca, şehrin içinde yer alan bir tapınak. Burası birkaç yıl önce bir inşaat sırasında bulunmuş. Şehir merkezinde kolayca gezilebilir.

 

Haber: Levent Özçelik

Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 4900

  • Pişirmeden pasta nasıl yapılır?
    Pişirmeden pasta nasıl yapılır?

    Süresi : 01:07 İzlenme : 1678

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2311

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 2021

  • Yulaflı şekersiz puding tarifi
    Yulaflı şekersiz puding tarifi

    Süresi : 01:16 İzlenme : 1019

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön