Esra Demiröz

Tuvalet alışkanlığı…

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Ben neredeyse hiç televizyon seyretmem. Dolayısı ile kızımın da öyle bir alışkanlığı yoktu ta ki bundan bir ay öncesine kadar. Yaz tatilimiz için bir aylığına Datça’da annemin evindeydik. Kızım için tam bir tatil oldu, her şey serbest. Beslenme, abur cubur konusunda kendisini nasıl rahat bıraktıysam, televizyon konusunda da rahat bıraktım. Rahat derken öyle gün boyu değil tabi ki, günde 10–20 dakika kadar. En favorisi de benim en sevmediğim Peppe oldu maalesef. Ama en sevmediğim Peppe’nin bir şarkısı var ki gündemden, ağzımızdan bu aralar hiç düşmüyor ve çok da işe yaradığını itiraf edebilirim.

 

Çişimiz tuvalette, kakamız tuvalette… Artık kimse yapmayacak poposundaki beze…


Malum kızım üç yaşına yaklaşıyor, mevsimlerden de yaz. Bu iş ya bitecek ya bitecek. Konunun tuvalet eğitimi olarak ifade edilmesinden hiç yana olmadım. Bu bir eğitim değil, bir alışkanlık kazandırma meselesi idi. Okuduğum çoğu kaynakta bunun için önce çocuğun hazır olması, çocuğun istemesi gerektiğini söylüyordu. 

 

Ayrıca fizyolojik olarak hazır olup olmadığını da kontrol etmeniz lazım. Kısa ve küçük bir takip ile bunu anlayabilirsiniz. Benim kızım aylar önce istediğine dair bazı sinyaller vermişti. Hali hazırda evde bir oturak, bir lazımlık mevcuttu. Kendisi talep eder etmez, oturak sahneye çıktı. Büyük bir keyifle ve büyüdüm artık gayesi ile kullanıldı.

 

Ancak sonra “istemiyorum anneciğim, sonra.” dedi. Ben de hiç ısrarcı olmadım, eski sistem hayata devam ettik. Ama yaz tatili için hain planlar da yapmıyor değildim. Bu arada doğal ebeveynlik konusunda uzman olan Aletha Solter’in önerdiği sistemi uygulamaya başladım. Derin ile oyuncak bebekler ile oynarken bez takardık. Ama Aletha’nın önerisine göre, oyuncak bebekler artık iç çamaşırı giymeli ve tuvalet kullanmalıydılar. Bu sistem kız çocukları için çok işe yarıyor, tavsiye ederim.

 

Yazın deniz kenarında olmanın verdiği rahatlık ile alışkanlık kazandırma işlemine gene kızımın isteği ile başladık. Önceleri sadece deniz kenarında bezsiz dolaşıyordu. Yanımızda da portatif tuvaletimiz vardı, gerektiğinde onu kullanıyorduk. Çok çabuk alıştı. Ama diğer zamanlarda bez kullanmamaya cesaret edemedim, malum bir de ev annemin evi, etrafın pek lekelenmesini istemedim.

 

Derken bizim tatil bitti, İstanbul’a döndük. Döndüğümüzden beri gece hariç bezsiz takılıyoruz. Tahminimden daha kolay gerçekleşti bu alışkanlık. Şu an yolunda gidiyor. Bir- iki kazamız oldu. Gerilim yaratmadan yönettik kaza zamanlarını. Çok normal biri durummuş gibi sergilemek lazım yoksa işler çığırından çıkabilirmiş. Başarılı eylem arkasından da küçük ödüller vermeyi unutmuyoruz. Haftaya da gece bezini çıkarma hedefim var.

 

Bana göre önce annenin hazır olması lazım. Tuvalet alışkanlığı kazandırma anneliğin en zor sınavlarından biri. Meşakkatli bir iş, özen ve uğraşı gerektiriyor.. Süreci iyi yönetmek çok önemli, çocuk ile ilgili her olayda olduğu gibi istikrarlı olmak işin püf noktası. Biraz da her annenin kendi stili olduğuna inanıyorum ben, anneliğin içgüdüleri yani. Henüz sonuca ulaştık sayılmaz, ama bu bir süreç. Bu tür süreçler zaman gerektiriyor. Ama sanırım anne olarak benim kızımdan daha çok zamana ihtiyacım var. Emzirmeyi bıraktırdığımda da aynı durum olmuştu. Kızım iki günde unutmuş, hayatına devam etmişti ama ben on gün kendime gelememiş, bunalıma girmiştim. O yüzden bu zor süreçlerde gerçekten önce annenin hazır olması gerekiyor, sonrası bir şekilde zaten yoluna giriyor. Okuyun, araştırın, kendinizden katın ve çocuğunuzun onayı ile başlayın. Gazanız mübarek olsun.



SERVİS