Sosyotik Duygular
Kalust Şalcıoğlu

İstanbul’un “Cemiyet”siz gece hayatı üzerine...

25 Ocak 2013 Cuma

Son 4 yılda İstanbul Gece Hayatı’nda boy gösteren kitlede gözle görülür bir toplumsal ve ekonomik sınıf düşüşü yaşandı.

 

Gece hayatı severler, işletmelerden ve beraber eğlenmek zorunda bırakıldıkları kitlelerden olan memnuniyetsizliklerinden dolayı ev partilerine ve yemekli eğlencelere yöneldiler.

 

İşletmeciler de, para harcayan orta yaş gurubu ortadan kaybolunca; ayakta kalabilmek için sürümden kazanma yolunu tercih edip, indirim ve müşteri seçimlerinde daha esnek olma yollarını seçtiler.

 

Sonucunda; gece kulüplerinde eğlenen kesimin yaş, sosyoekonomik ve sosyokültürel ortalamaları çok düştü.

 

Çözüm gibi görünen son ile birlikte işletmeler, işletme ve yatırım maliyetlerini düşürmek zorunda kaldılar.

 

Yeni açılan mekânlara, yatırım maliyetini daha hızlı geri alabilmek için daha az yatırım yapılmaya başlandı; içki kaliteleri düşürüldü; personele ödenen maaşlar azaltıldı…

 

Kazançları azalan personeller müşterileri bahşiş konusunda zorlamaya başlayınca bir başka şikâyet konusu doğdu.

 

Hepsinin neticesinde her iki tarafın da rahatsız olduğu bir “konsept”ler ve memnuniyetsizlikler zinciri ortaya çıktı.

 

Sorun şu andaki işletmelerin bakış açıları ile çok da çözülebilir gibi görünmüyor.

 

Gece kulüplerinde eğlenenler, eğlence anlayışlarını; etraflarındaki söylemler ve sözde eğlence trendleri ile şekillendiriyorlar.

 

Şimdilerde moda, tıkış tıkış dolu olan mekânlarda eğlenmek…!

 

Peki, bir gece kulübüne tüm müşteriler en dolu anında girecekse, memnuniyet ve ilgi yaratacak bu ilk doluluğu hangi kitle sağlayacak…?

 

Bu “sorun” günümüzde işletmelerin hesap almadıkları ve hatta bazen üzerine para ödedikleri bayan “figüran”lar ile “çözülüyor”…!

 

Bir işletme tarafından “bedelsiz” olarak ağırlanmayı kabul “edebilen” hanımlar da tabii ki kulüplere gelen erkek müşterilere “farklı yaklaşımlarda” buluyorlar.

 

Gece kulübü “doluluğu” ile eğlenme miktarını aynı kefeye koyan trend mağdurları da, dolu kulüp beklentilerini karşılayan ilk bayan figüranlardan ve bu figüranların peşinden içeriyi “tam da istedikleri gibi dolduran” erkek kitleden eğlenemez hale geliyorlar.

 

Çünkü bu erkek kitlesi, hanımların ilgisini çekebilmek için daha maskülen davranıyor ve alkol ile bu davranış psikolojileri birleşince, eğlenmeye gelen gurupların içerisindeki hanımlar da bu davranış şekline maruz kalıyorlar.

 

Sonucunda kavgalar, huzursuzluklar ve eğlenme umudu ile çıkılmış ama tövbe edilmiş bir gece hayatı kalıyor.

 

Peki ne yapacağız…?

 

İstanbul’un gece hayatındaki ortak sorunların çözümleri; konuya dahil olan işletmecilerin ve gece hayatı severlerin özverilerinden geçiyor.

 

İşletmeciler hizmet kalitelerini, yiyecek ve içecek sunumlarını daha iyi hale getirip, işletmelerine müşterilerini kabul ederken daha seçici olacaklar ve eğlenmeye çıkan kitle de, çok dolu gece kulübünün beraberinde çok da sorun getirdiğini bilerek, daha bilinçli beklentiler ile mekân tercihlerini yapacak.

 

Sorunu bilmek, çözümü bulmanın ilk adımı…

 

Sevgi ve eğlence ile kalın…

 



SERVİS