Dizilerin Müdürü
Oya Doğan

Uçurum'a itirazım var

19 Şubat 2012 Pazar

 

Salı akşamı atv ekranında 'Uçurum' diye bir dizi başlayacak. Uzun süredir zaten tanıtımları yapılıyor. “Dünyanın tepesi ile uçurumun dibi arasındaki tek adım nedir?” sorusunu soran Uçurum'u önceden izleme fırsatım oldu. Açıkçası merak içindeydim. Çünkü senaristi Kerem Deren. Yazdığı Ezel dizisiyle Türk dizi tarihini alt üst eden, senaryoyu başrole çıkaran kişi.

Dizinin başrollerinde de Mehmet Ali Nuroğlu, Lavinia Longhi, Selçuk Yöntem, Erdal Yıldız var. Senaryoda ise insan ticareti anlatılıyor. Dizinin jeneriğine bayıldım. Başladığı andan sonuna kadar dizi ekran karşısında tutuyor. Güneydoğu'da askerlik yapan ve ardıdnan travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bir karakterde var dizide, insan ticareti yapan kişinin zaafları da...

Uçurum çok sert bir iş olmuş. Kerem Deren'den Ezel gibi bir iş bekleyenler hayalkırıklığına uğrayacak. Çünkü bu dizi masal değil, gerçek... Yönetmen Cem Karcı'nın kurduğu dünyayı ve çekim açıları çok konuşacağımız da belli. Müzikler Gripin'e ait. Oyunculuklara gelince dizide en çok aklmda kalan kişi Erdal Yıldız. Canlandırdığı karaktere öyle güzel hayat vermiş ki, onu izlerken kötü adam olduğunu unutup bazen acıyorsunuz, bazen de seviyorsunuz.

Erdal Yıldız'da son dönemin modasına uyanlardan... Almanya'dan Türkiye'ye gelen oyunculardan... Ama şimdiden söylüyorum, önümüzdeki yıllara damgasını vuracak bir oyunculuk performansı var. Herşey güzel zannetmeyin. Tabii ki, dizide eleştirdiğim şeyler de var. Uçurum'un başrolünde iki İtalyan kadın oyuncu var. Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak filminde rol alan Lavinia Longhi ve Denise Capezze. Dizide Moldovyalı iki kız kardeşi canlandırıyorlar. Ama salı akşamı bu ikiliyi Türkçe dublajlı izleyeceksiniz. Bu görünce insan şunu düşünmeden edemiyor: Madem yabancı oyuncuları Türkçe konuşturtacaktınız, neden bir Türk oyuncuyla çalışmadınız? Zira Türkiye'de hem Lavinia Longhi'den güzel hem de çok daha iyi oyuncular var.







Rüyamda Kanuni Çağatay'ın kellesini aldı
Her akşam en az iki dizi izliyorum. Bazı geceler üç dizi de oluyor. Bazen dizi izlerken uyuyakalıyorum. Arka arkaya üç dizi izleyince de kafam karmakarışık oluyor. Geçtiğimiz akşam öyle bir rüya gördüm ki, kafam iyice karıştı. Rüyamda Ankara'daydım. Kalbim Dört Mevsim dizisinin Buket'i ve ben bakanlıktan çıkıyorduk. O sırada Behzat Ç. (Erdal Beşikçioğlu) geldi. Zaten Buket (Ayça Varlıer) önceden Behzat'ın yavuklusuydu.

Behzat'la hal hatır sorma faslını aştıktan sonra havalimanında buldum kendimi. Bu kez yanımda Kuzey vardı, şaka değil Kuzey Güney'in Kuzey'i Kıvanç Tatlıtuğ hem de Zeynep'le beraber... O sırada yanımıza Fatmagül geldi. Kuzey'e dönüp “Behlül, sen hep kaçtın. Ama Kuzey verdiği sözleri tutuyor. Zeynep çok şanslı. Ben senin yüzünden canıma kıydım” dedi. Kuzey, utandı, kızardı. Zeynep (Merve Boluğur) etrafına şaşkın şaşkın bakarken Malkoçoğlu Bali Bey (Burak Özçivit) yanına geldi. Zeynep'i elinden tutup “Ayşegül, Zeynep olmuşsun. Artık iyisin. Ben seninle olmak istiyorum. Hadi benimle saraya gel” dedi. Uçağa bindik hep birlikte...

Her koltukta başka bir karakter vardı. Son dizisinin Aylin'iyle (Nehir Erdoğan) karşılaştım sonra “Hayırdır, sen ne arıyorsun burada” dedim. “Selim (Yiğit Özşener) ortada yok, onu bulmya gidiyorum” dedi. Bir kahkaha sesi duydum arkalardan. Bir adam “Bu ses seni etkilemiyor mu?” diye Hürrem Sultan'ı (Meryem Uzerli) tavlamaya çalışıyordu. O adam Yalan Dünya'nın Çağatay'ından (Hakan Meriçliler) başkası değildi. Bunu gören Kanuni Sultan Süleyman (Halit Ergenç) Pargalı'ya (Okan Yalabık) emir verdi: “Vurun kellesini...” Onu Yalan Dünya'nın Orçun'u durdurdu ve “Peki, hünkarım Hürrem Sultan'la bir kere öpüşebilir miyiz?” diye sordu. O sırada uyandım. Anlaşılan bu dizileri arka arkaya izlemek kafamı da allak bullak etti. Biraz dinlenmem lazım. Sonra düşündüm, bütün dizileri böyle birbirine karıştırsalar gerçekten Leyla ile Mecnun'dan daha absürd bir iş izleriz.



SERVİS