Bebekler neden en az 24 ay emzirilmelidir?

Emzirmenin önemine ilişkin yapılan tüm bilimsel çalışmaların sonucunda bu konuda söz sahibi olan tüm uluslararası sağlık otoritelerinin vardıkları ortak karar: bir bebeğin beslenmesinde emzirmeye eş değer herhangi bir başka beslenme alternatifi yoktur. Bu bağlamda sizlerle paylaşabileceğim en yetkin referanslardan biri de UNICEF, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO tarafından hazırlanmış olan “Bebeklerin beslenmesi üzerine tavsiye raporu”ndan bir bölümdür.

 

 

 

Görüldüğü gibi bir bebeğin en az 24 ay emzirilmesi önerilmektedir. Peki, bu süre neden en az 2 yıl olarak belirlenmiştir? Bu soru, uzun yıllar sağlık otoriteleri tarafından kapsamlı bir biçimde yanıtlanmıştır. Benim de daha önce hazırladığım pek çok yazıda anne sütünün yanı sıra, başlı başına emzirmenin anne ve bebek arasında ten temasını sağlaması bakımından, bebeğin duygusal ve ruhsal gelişimine yaptığı katkılarından detaylıca söz edilmişti. Bu yazıda ise, anne sütünün bebeğin fizyolojik sağlığına yaptığı katkılardan kısaca söz edilecektir. Aslında, şu ayrıntının altını özenle çizmek gerekir: emzirmek doğal ve normal bir eylemdir; anne sütü, bir bebeğin gelişimine olması gereken normal katkıyı yapar. Anne sütünün bir mucize gibi algılanması heyecan verici bulunsa da, aslında anne sütü, yaşamın doğal dengeleri içerisinde insana özgü doğal bir üründür ve türün dengeli gelişimi için normal bir gerekliliği temsil eder. İnsan yavrusunun gelişim ihtiyaçlarını karşılamada eşsiz ve benzersizdir. Çünkü türün türe özgü ürettiği ideal bir üründür. Dolayısıyla, anne sütünün yerine kullanabilecek başka alternatifler, aynı görevi üstlenemeyeceklerdir.

 

 

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, bebeklerin endüstriyel bebek mamaları ile beslenmesine ilişkin kısa ve uzun vadede elde edilen sağlık sonuçları, endişe verici bir takım bulguları beraberinde getirmektedir. Bir bebek herhangi bir hastalıkla karşılaştığında, aynı zamanda büyümesini ve gelişmesini de sendeleyen bir takım durumlarla karşı karşıya kalır. Bu nedenle de bir bebeğin hastalıklara karşı korunması fizyolojik, psikolojik ve bilişsel gelişim olanaklarının da korunması anlamına gelir.

 

Yapılan çalışmalarda görülmüştür ki; ishal, solunum yolu enfeksiyonları, otitis media (orta kulak iltihabı) ve diğer enfeksiyonlar tüm yapay beslenen bebeklerde anne sütü alan bebeklere oranla önemli ölçüde daha yüksektir. İlk altı ay boyunca sadece anne sütü alan bebeklerin morbidite (ölümcül bir hastalığa yakalanma) oranlarının, anne sütü almayan bebeklere kıyasla daha düşük olduğu anlaşılmıştır. İki yıl süresince emzirilen bebeklerin, bu akut hastalıklara yakalanma oranlarının ciddi bir biçimde düştüğü rapor edilmiştir.

 

Ayrıca, yapay beslenen bebeklerde gözlemlenen morbidite ve mortalite oranlarındaki artışın nedeni, formül mamalarla birlikte kullanılan su, bir takım patojenlere maruz kalma, mamaların istenmeyen oranda anti bakteriyel oluşu, antifungal ve antiparazitik ajanlar içermesi ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini yavaşlatması olarak sıralanmaktadır.

 

Bilindiği gibi, gastrointestinal enfeksiyonlar: ishal (diyare), dehidratasyon, yetersiz beslenme, iştahsızlık ve sonuçta kilo kaybına neden olmaktadır. İlk 12 ay bebeklerde enfeksiyona bağlı ishallerin en sık görüldüğü dönemdir. İshale neden olan bu bakteriler: Escherichia coli, Salmonella sp, Campylobacter jejuni, virüsler, özellikle rota virüsleri ve parazitler olarak sıralanmaktadır. Yapay beslenen bebeklerin, anne sütü ile beslenen bebeklere kıyasla yaşamları boyunca ishal geliştirme risklerinin her zaman daha yüksek olduğu anlaşılmıştır.

 

Bir diğer önemli risk olan: nekrotizan enterokolit (NEC)% 30 mortalite oranı ile preterm bebeklerin % 10’unu etkilemektedir. İnsan sütünde bulunan nöregulin-4 (NRG4) olarak adlandırılan bir proteinin NEC’e karşı bağırsak epiteli koruma sağlayan kaynaklarından biri olduğu kanıtlanmıştır. NEC’e yol açan risk faktörleri ise bebeklerde yapay beslenme, bağırsak iskemi ve bakteriyel kolonizasyon artışı olarak sıralanmaktadır.

 

Yapılan bilimsel çalışmalara göre, yapay beslenen bebeklerde zatürre ve ölüm oranının yüksek olduğunu bildirilmiştir. Ayrıca,yapay beslenen bebeklerin akut solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskleri, emzirilen bebeklere oranla 17 kat fazla olduğu rapor edilmiştir.

 

Bakterilere neden olan enfeksiyonların büyük bir kısmı bağırsaklardan kaynaklanır. Annenin bağırsak bakterileri ile anne sütüyle beslenen bebeğin bağırsak bakterileri bir süre sonra benzeşmeye başlar. Dolayısıyla annenin sütündeki sIgA bu bakterilere özeldir; kanda bulunan ve kan yoluyla bulaşan, enfeksiyonlara neden olan bakterilerin böbrek içine emilimini engelleyerek, bebeğin bağırsak yüzeyini kaplar ve bebeğe anne sütü yoluyla antikorlar geçer. Emzirilen bebekler, bağırsak enfeksiyonlarının ciddi bir kısmından korunmaktadır.

 

Son zamanlarda Almanya’da yapılan bir araştırmada, 1 aylık bebeklerde yapay beslenmenin SIDS karşısında iki kat risk faktörü olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada, SIDS ölümlerinin % 73’ü 6 aydan küçük bebeklerde görülmüş ve yapay beslenmeye devam edildiğinde de, insidansın her yaşta iki katına çıktığı anlaşılmıştır.

 

Yapılan araştırmalar, bir bebeğin beslenme modelinin çocukluk ve ergenlik döneminde bazı kronik hastalıklara yakalanma riskini etkilediğini ve günümüzde bu hastalıkların oranında giderek artış olduğunu göstermektedir. Bu çalışma sonuçları, özellikle yapay beslenen ve kısa süreli emzirilen bebeklerde Tip 1 diyabet, çölyak hastalığı, çocuk kanserleri ve iltihaplı bağırsak hastalığı riskiyle ilişkilendirilmiştir. Yapay beslenen bebeklerin anne sütüyle beslenen bebeklere kıyasla vücutlarındaki normal leptin seviyeleri yarı oranda düşüktür. Leptin, besinlerden alınan enerji metabolizmasını düzenleyen bir hormondur ve anne sütünde gerekli miktarda bulunur. Ayrıca, emzirme enerji metabolizması üzerinde uzun vadeli etkileri olan insülin üretimini de etkiler. Tüm bu faktörler yoluyla, uzun süre emzirilen bebeklerin, uzun vadeli yaşamlarında vücutlarına besinlerden aldıkları enerji düzeylerini dengeleyebildikleri sonucuna varılmıştır.

 

Son yıllarda dünya çapında artışı gözlemlenen bazı hastalıklar: astım, hırıltılı solunum, alerjik rinit ve egzama alerjik bir takım hastalıklardır. Yapılan araştırmalarda, sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde bu alerjik durumların, formül mama ile beslenen çocuklara oranla çok daha az görüldüğü anlaşılmıştır. Bu araştırmalar, 6 ay ve üzeri sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin alerjik reaksiyonlara karşı ciddi bir biçimde korunduklarını ortaya koymuştur.

 

İnsan, diğer canlı türleri arasında entelektüel becerileri en gelişmiş canlıdır. Dolayısıyla insan yavrusunun beyin gelişimi özel bir takım besinlere ihtiyaç duymaktadır. Bir bebeğin beyin yapısındaki miyelin (hücre zarı) gelişimi için esansiyel yağ asitleri gereklidir. Beyin gelişimi için söz konusu her hangi bir yetersizliğin önlenmesi, başta esansiyel yağ asitleri, mineraller ve vitaminler yoluyla mümkündür. Bu anlamda hamilelik ve çocukluk döneminde yeterli besin kaynağı sağlamak oldukça önemlidir. Anne sütünde bulunan uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri (LCPUFA), dokosaheksanoik asit (DHA) ve arakidonik asit (ARA) insan yavrusunun beyin gelişimi için uygun düzeylerdedir. Son dönemlerde bu değerler yapay bebek mamalarına da ilave edilmektedir; ancak bu ilavelerin kaynakları ve yapıları bakımından beyin sağlığına etkilerinin düzeyleri henüz bilinmemektedir. Bebeklerin yaşamlarının ilk yıllarında entelektüel gelişim ihtiyaçlarının tamamlanması son derece önemlidir. Çünkü insan yavrusunun beyni, toplam büyüklüğünün %80’ine ve doğum hacminin üç katına önümüzdeki iki yıl içinde ulaşacaktır.

 

Son yıllarda, anne sütünde bulunan bir madde (alfa –laktalbümin) bilim dünyasına bir alamda yeni bir çalışma sahası kazandırmıştır. Tümör hücrelerini öldürdüğü anlaşılan bu maddeye HAMLET adı verilmiş vekanser hastaları üzerinde yapılan çalışmalarda şaşırtıcı düzeyde iyileştirici sonuçlar elde edilmiştir. Dolayısıyla HAMLET, uzun süre anne sütü alan bir bebeğin karşılaştığı kanserojen bileşenler karşısında şüphesiz uzun vadeli büyük bir avantaj sağlayacaktır.

 

Yapılan tüm bilimsel çalışmalar, bir bebeğin yaşamında ne kadar süre emzirildiğinin oldukça önemli olduğunu göstermektedir.  Bu nedenle, emzirme üzerine edinilen tüm bilgilerin başında toplumsal olarak bir slogan gibi akıllarda yer etmesi son derece önemli olan bilgi: ilk 6 ay(180gün) sadece anne sütü ve devamında ek gıdalarla birlikte en az 24 ay emzirmenin devam ettirilmesi...” olmalıdır.

 

 

 

Yararlanılan kaynaklar:

 

  1. Resim 1)UNICEF, WHO, UNESCO: Facts for life: A Communication Challenge. New York: UNICEF 2002, p:49. https://www.unicef.org/publications/index_53254.html
  2. Resim 2) Orjinali: Douglas College (Kanada) Sağlık hizmetleribölümünün yürürttüğü “Emzirme araştırmaları” kapsamında hazırlanan rapordan Türkçeye çevrilmiştir (çev.: Psk. Pınar GÜLER ve Dr. Tomris CESUROĞLU).
  3. Kramer MS, Chalmers B,HodnettED, et al. (2001) Promotion of Breastfeeding Intervention Trial (PROBIT): a randomized trial in the Republic of Belarus. JAMA 285(4):413-420 http://jama.ama-assn.org/cgi/content/full/285/4/413
  4. Heinz Sight: Infant Nutrition Newsletter(2001-02) Heinz 58
  5. McElroy SJ, Castle SL, Bernard JK,Almohazey D, Hunter CJ, Bell BA, Al Alam D, Wang L, Ford HR, Frey MR. (2014) The ErbB4 Ligand Neuregulin-4 Protects against Experimental Necrotizing Enterocolitis. Am J Pathol. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25216938
  6. Hanson L. (2004) Immunology of Human Milk: How breastfeeding protects babiesAmarillo, TX: Pharmasoft Publishing
  7. Aits S, Gustafsson L, Hallgren O, et al. (2009) HAMLET (human alpha-lactalbumin made lethal to tumor cells) triggers autophagictumor cell death. International journal of cancer. Journal international du cancer124(5):1008-19
  8. Dewey KG,HeinigMJ, Nommsen-Rivers LA. (1995) Differences in morbidity between breast-fed and formula-fed infants. J Pediatr126(5 Pt 1):696-702
  9. Li R, Dee D, Li CM, Hoffman HJ,Grummer-Strawn LM.(2014) Breastfeeding and risk of infections at 6years Pediatrics.http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25183750
Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Zeytinyağlı enginar nasıl yapılır?
    Zeytinyağlı enginar nasıl yapılır?

    Süresi : İzlenme : 1787

  • Çin yemeği tarifi
    Çin yemeği tarifi

    Süresi : 00:59 İzlenme : 406

  • Tiramisu nasıl yapılır?
    Tiramisu nasıl yapılır?

    Süresi : 00:47 İzlenme : 979

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 2873

  • Oje sağlığa zararlı mı?
    Oje sağlığa zararlı mı?

    Süresi : İzlenme : 4407

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön