Mutfak Müdürü
Selin Kutucular

Sofranın değerlisi

18 Şubat 2012 Cumartesi

Son yazıma miniannemden (biz torunlar anneannemize minianne deriz) yorum geldi. Şöyle diyor: “Aşk güzel, aile güzel, sizler benim sevgililerimsiniz…”

 

Dedem gittikten sonra her Sevgililer Günü çiçeğini dayımdan alan anneannem, oğlu iş seyahatinde olunca bu sene yengemin kucak dolusu çiçekleriyle mutlu olmuş. Benim de aşka ve sofralara dair yazımı okuyunca HT Hayat’a hemen bir 14 Şubat yorumu yollamış.

 

Ben de şimdi buradan cevabımı yazıyorum ona:

 

“İki kişilik soframın en değerlisi sensin miniannem. Seninle kaçamak yapmaya bayılıyorum. Bu arada insanın orkidelerle Sevgililer Günü’nü kutlayan bir gelini olması ne büyük şans. Seni çok seviyorum ama galiba yaşım ilerledikçe biraz da kıskanıyorum. Sen bir idolsün, bizler senin gibi değer verilen bir kadın olabilecek miyiz ileride?”

 

Miniannemle karşılıklı çay sohbetlerimiz oluyor. Sonsuz bir dinleme sabrına sahip. Çok gülüyoruz beraber çünkü anlıyoruz birbirimizi. Gözü telefonda değil, televizyonda değil. Yorumlarında yıkıcı değil… Belki az söylüyor ama öyle bir öz söylüyor ki, yanından ayrılırken yolunuz mutlaka doğruya çevriliyor.

 

İşte bu nedenle ara ara kaçıp onun yanına gidiyorum. İtinalı sofrasında oturmuş buluyorum sık sık. O günün şanslısı ben oluyorum. Çayımıza eşlik eden ev yapımı kurabiyelerimiz, reçellerimiz oluyor. Peynirimiz ve simidimiz. O ince belli bardağında Türk çayı içiyor, ben bir bitki çayı. Bazen öğlen yemeğine denk geliyorum. Genlerimde miniannemin her huyunu taşıdığımı bir kez daha görüyorum. Peçetesi, çatalı, bıçağı, servis tabağı, hitabı, disiplini, ses tonu… Her şeyiyle benim o!

 

Çok sık olmasa da bazen de o beni ziyarete geliyor. En çok o gelince özeniyorum soframa. O benim soframın gerçekten de en değerlisi, üstelik yol gösterini… Her işi patron çıkararak yapmayı ondan öğrendim ben. Örtünün ütüsü, dantelin Fransızı, sofranın gustosu, genç kızların adabı, hamurun kıvamı ve hatta benim yemek fotoğraflarımın her çeşit yaratıcı detayı… Her şeyi bilir o. Gözü her şeyi görür… Gönlü her şeyi hisseder… Aklı hepimizi fetheder.

 

Sizlerin de kim bilir ne değerli anneanneleriniz vardır. Örnek aldığınız, kokusunu her daim özlediğiniz, yanından hiç ayrılmak istemediğiniz, onun gibi olabilir miyim acaba diye sorguladığınız…

 

Bu aralar Deepak Chopra’nın Başarının 7 Spiritüel Yasası isimli şahane kitabını yeniden okuyorum. Kitabın bir yerinde sevgi, takdir, ilgi istiyorsanız sevgi, takdir ve ilgi vermeyi öğrenin diyor. İşte anneannelerin yapmayı başardığı bu sanırım. Bitmeyen bir sevgiyle sarılıyorlar etraflarına, sonsuz bir şefkat, içten bir merak var onlarda. Her zaman vermeye hazırlar, her zaman el tutmak için can atıyorlar. Değer veriyorlar, çok değerli oluyorlar…

 

 

 

>> Cevizli (bademli) kurabiye tarifi için lütfen tıklayın...



SERVİS