Rock'n Kibariye

Bazı insanlar vardır ki, ne zaman karşılaşsanız kendinizi iyi hissettirir size. Neden, nasıl olduğunu fark etmezsiniz ama yanından ayrılınca, içinizde bir yaşama sevinci belirir. Kibariye de benim için böyle bir ‘hayat ilacı’ işte.

 

Öylesine içten, saf ve ‘kendisi’ ki, bu elektriği hemen geçiyor karşısındakine. Geçen akşam sahneye çıktığı mekanda kulisine uğradım. Yüzü ışıl ışıl, gözleri pırıl pırıl sordu; “Nasıl zayıflamış mıyım?” diye.

 

Bu benim gibi bir tombişe sorulacak en son soruydu tabii; ama baktım gerçekten incecik olmuş. “Benim için diyetin ikinci günü birincisinden çok daha iyi geçer, çünkü bırakmış olurum” dedim “Sen nasıl yaptın kız, yoksa Madonna’nın diyetini mi kullandın?”

 

“Yok be anacım” dedi bir kahkaha patlatarak “Madonna benim perhizimi kullansın, ben yerli malıyım. Onlar bi yerlerini kesip duruyorlar hep. Ben hiç kestirmedim. Allah beni böyle yaratmış. Çocuğumu doğurdum onun bile hatırasını hala karnımda taşıyorum. Life is life ablacım” 

 

İşte Kibariye usulü diyet...

 

Öyle heyecanlı anlatıyor ki insan kaptırıyor kendini. Bir ara aniden sormaz mı “Kaç kilo vermiş gibi görünüyorum” diye? “Vallahi en az on kilo vermişsin” deyince çocuklar gibi sevindi. “Yaşa be anacım” dedi.

 

“Nedir yaptığın diyetin sırrı Kiboş” dedim “Anlat da millet yararlansın”

 

“Yoğurt, yoğurt, yoğurt… Yoğurdu tek geçerim. Sonra form bisküviler, nane, maydanoz…”

 

“Dur aklımı karıştırma Allahaşkına. Yoğurdu anladık. Maydanoz ile naneyi nasıl yiyorsun?”

 

Kiboş uzun uzun anlatıyor ama ben size özetini geçeyim. Maydonoz ile naneyi kaynatıp içine bolca limon sıktıktan sonra suyunu içiyormuş. Patlıcanı ve soğanı da haşlayıp onların da suyunu içiyormuş. Sadece haşlanmış tavuk yiyormuş ve bütün gün caddede dolaşıp yürüyormuş. Bu tabii ki Kiboş’un dilinde ‘yürüyüş yapmak’ anlamına geliyor.

 

“Ama kuran çarpsın en çok yoğurdun faydasını gördüm” diyor. “Bir de sabahları iki haşlanmış yumurta tok tutuyor insanı. Yaz bunları, hanımlar bekliyordur, çok seviyorlar beni. Zaten şu karnım gitsin bırakacağım. Başka bir şeyim yok benim…”

 

“Üç beyaz’dan uzak duruyor musun” diye sorduğumda “Ne ki onlar, ben bilmem” demez mi… “Un, şeker…” diye saymaya başlayınca da; “Aaa iyi ki aklıma getirdin, ben şeker yerine bal koyarım çayıma” dedi ve balın faydalarını anlatmaya başladı. Sanki Mehmet Öz mübarek…

 

Savulun! Rock’n Kiboş geliyor...   

 

Kendimi balın faydalarına kaptırmış giderken bir ara durup dururken “Rock geliyor rock” demez mi?”

 

“Rock mı geliyor? Kiminle geliyor Kibariye?”

 

“Kiminle olacak Şebnem Ferah’la…”

 

Konunun yeni albümüne geldiğini anlamam kendi zeka birimime göre beş-on saniye sürdü…

 

Kiboş, yeni CD’sinde rock söylemeyi koymuş kafasına. Şebnem Ferah’tan ‘Sil Baştan’ şarkısını da almış bile. Ayrıca Sertab Erener’in söylediği Soner Sarıkabadayı bestesi ‘Koparılan Çiçekler’ de var listede. “Geçen sefer ki gibi Sezen ve Tarkan şarkıları yok mu?” diye soruyorum… “Sezen bu sene yok, zaten her sene Tarkan da olmaz” diyor “Değişik isimleri her zaman tercih ederim. Mesela Orhan Ölmez’in ‘Su Misali’ni ilk kez kadın olarak ben okuyacağım…

 

Benim aklım Şebnem’e takılmış kalmış… Albümde başka rock şarkısı olmayacakmış ama ilerde neden olmasınmış…

 

“Yani Rock’çı Kiboş mu geliyor” diyorum…

 

“Neden gelmesin, neyim eksik benim. Aslan gibi okuyorum, eksiğim yok fazlam var…”

 

Çaya koyduğu bal misali dökülüyordu sözcükler Kiboş’un ağzından ama sahneye çıkma zamanı geldi. Güle oynaya fırladı gitti ait olduğu yere. Sonrası tam bir cümbüş…

 

Kiboş’un sahnesini fazla anlatmaya gerek yok. Ama o dakikalarda gencecik bir yıldız da damgasını vurdu bu güzel geceye. İkinci albümü ‘Kadın Ağzı Anadolu Türküleri’ ile büyük bir hayran kitlesi kazanan Züleyha, Kibariye’nin “Senin yorumuna hayranım” daveti ile sahneye çıktı ve ikili, unutulmaz bir ‘Leylim Ley’ söylediler. “Ne güzel” diye geçirdim içimden onları dinlerken “İki ayrı nesil, iki apayrı insan, müziğin büyüsünde bizi alıp bambaşka alemlere götürüyorlar…”      

 

Sonra dışarıya çıktım. Arabaya filan da binmedim. Rüzgarlı bir bahar gecesiydi. Ellerimi cebime sokup yürümeye başladığım zaman fark ettim ki ıslıkla ‘Kimbülüüür’ü çalıyormuşum…

Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0

  • Hipnozla doğum nedir?
    Hipnozla doğum nedir?

    Süresi : 02:58 İzlenme : 884

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 2564

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2287

  • Doğum nedir?
    Doğum nedir?

    Süresi : 05:31 İzlenme : 24352

  • Yağsız mücver nasıl yapılır?
    Yağsız mücver nasıl yapılır?

    Süresi : 01:31 İzlenme : 2006

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön